Kordon’a kale duvarı örelim!

Yayın Tarihi 29 Nisan 2015

Nasrettin Hoca’nın bir oğlu varmış. Hoca ne derse tersini yapıyormuş. Bir gün oğlu ile pazara gidiyormuş Hoca. Oğlu eşeği hep yolun kıyısından sürüyormuş. Eşek yoldan aşağı ha düştü ha düşecek. Koca Nasrettin “oğlum eşeği kıyıya sürme, azcık yoldan tarafa sür bak dereye yuvarlanacak” dese de oğlu tersini yapıyor ve eşeği kıyıya sürüyormuş.

* * *

Nasrettin Hoca fıkrasının devamı yazının sonunda. Fıkranın başı konumuza girmemize yeterli.

İzmir’de bilim insanları, aydınlar, gazeteciler, hukukçular, halk ne derse hep tersi yapılıyor. Nasrettin Hoca’nın hikayesindeki gibi her şeyin tersini yapan bir oğlumuz var İzmir’de.

Her şeyin tersini yapan oğlumuz şimdi de Kordon’a kale duvarı anlamına gelecek imar yönetmeliğine dayanarak binaları 10’ar metre yükseltme kararı aldı.

Şimdi bunun eleştirilecek hangi yanından başlayalım. Bazen yapılanlar karşısında insanın nutku öyle tutuluyor ki bir gülesi bir ağlayası geliyor.

Ben Kordon’a kale duvarı çekecek imar yönetmeliğinin hangi yanını eleştirelim diye düşünürken bunun savunulacak yanı var mı diye soranlara inat, evet, evet, bunu savunanlar çıktı.

Madem öyle ben de bu yazımda İzmir için güzellikler dileyen diğer yazılarımdan farklı olarak tersinden şeyler yazayım.

Öyle ya yukarıdaki Nasrettin Hoca fıkrasının devamında Hoca da ne demişti: “Oğlum eşeği yola sür dedim, tersini yaptın. Şimdi de dereye sür diyorum.”

Hoca bakmış olacak gibi değil, “Bu oğlan eşeği dereye uçuracak. Madem her dediğimin tersini yapıyor. Ben de ters bir şey söyleyeyim, tersin tersi düz olur” diye düşünmüş ve “Oğlum eşeği dereye sür!” demiş.

* * *

Üçkuyular İskelesi İnciraltı-Marinadan başlayarak bütün Kordon boyunca Alsancak İskelesi’nden Meles deltasına, Altınyol’dan Alaybey’e, Karşıyaka İskelesi’nden Bostanlı’ya kale duvarı ör oğlum!

Konak Meydanı’na AVM yap oğlum! Sarı Kışlayı tarihe saygı diye inşa ederken AVM’leri kamufle et oğlum!

Kültürpark’ta bir tane ağaç bırakma, rezidanslar yap oğlum!

Bütün gecekonduları bir gecede dozerle yık oğlum, oturanları sür, özellikle Kadifekale’dekilerin yerine Avrupalılar için villalar yap oğlum!

İnciraltı’ndaki Kent Ormanı’nı EXPO 2030 için imara aç oğlum! İnciraltı’na gökdelenler dik oğlum!

İnciraltı’ndaki dalyanı moloz döküp doldur oğlum!

Çimento fabrikalarını Konak ve Karşıyaka merkeze taşı oğlum!

Yamanlar Dağı’nda altın ara ve siyanürle arıtmayı körfez içinde yap oğlum!

Dünyada ne kadar kanserojen içeren gemi sökümü işi varsa al ve Alsancak Limanı’nda tezgah kurup gemi sök oğlum!

Atık pilleri, tıbbi atıkları, nükleer atıkları İzmir Körfezi’ne at oğlum!

Bayraklı-Salhane alüvyon dere dolgu alanını gökdelenlere aç oğlum!

* * *

Fıkranın neresinde kalmıştık. Hımm, Nasrettin Hoca’nın oğluna tersinden söz söylemesinde kaldıydık. Peki, oğlu ne yapmış, hocanın eşeği dereye sür demesi üzerine.

Oğlu, babası Hoca Nasrettin’e gülümseyerek baktıktan sonra, tamam baba demiş ve eşeği dereye sürmüş. Eşek dereye yuvarlanmış. Hoca, ne yaptın oğlum diye bağırınca oğlu: “Baba kırk yılda bir sözünü tutayım bari dedim” demiş.

* * *

Yaaa, işte böyle sevgili dost okurlar. Beni bir korku sardı şimdi. Ya benim kapital oğlum da kırk yılda bir sözünü tutayım derse!? Bak, şimdiden Kordon’a kale duvarı örmeye başladı bile!