Konak Meydanı ve Kültürpark hakkında…

Yayın Tarihi 23 Aralık 2020

Konak Meydanı ve Kültürpark hakkında…

İzmir kentinde koronavirüs ve depremden sonraki en önemli gündem maddeleri Kültürpark ve Konak Meydanının geleceğidir.

Konak Meydanı dediğime bakmayın doğrusu Atatürk Meydanıdır. Meydan, depremden sonra meydanda bulunan Büyükşehir Belediye binasının yıkılması kararı nedeniyle yeniden tartışmaya açıldı.

Kentler meydanlarıyla anılır. Meydanlar demokrasinin meydanlarıdır. Antik dönemlerde doğrudan demokrasi meydanlarda halkın görüşlerini doğrudan söylemesiyle önem kazanır. Bu yüzden midir nedendir bizde meydanlara ‘meydan’ gözüyle bakılmaz. Elden geldiğince meydan ‘meydan’ olmaktan çıkarılır. İstanbul’da ve diğer illerde olduğu gibi İzmir’de de Konak’taki Atatürk Meydanı da düzenleme projeleriyle ‘bahçe’ye dönüştürülmüştür. Dolayısı ile İzmir’de Cumhuriyet Meydanı dışında meydan yoktur.

Konak Meydanının tarihçesini bilir misiniz? Konak Meydanındaki Sarı Kışlayı? Konak Meydanının dili olsa da anlatsa bir zamanlar halkın gözü önünde yapılan idam sehpalarını…Toz ve çamurdan meydana tarla dendiğini… Yakın zamanda tarlaya Basmane Çukuru gibi AVM yapmak için temel çukuru kazıldığını, duyarlı İzmirliler ve çevreciler sayesinde meydana çirkin bir abide gibi dikilecek AVM’ye izin verilmediğini, çukurun yağmurlarla gölete döndüğünü, Konak Meydanındaki bu gölette ördeklerin ve Martıların yuva yaptıklarını, dili olsa da anlatsa meydan… denize dolgu yapıldığını, tarlanın iskeleye doğru uzandığını, 12 Eylülden çıkış sürecinde 1 Mayıs anma ve kutlamalarının, izinsiz ve kendiliğinden toplanan darbe karşıtı insanlarca, sıkıyönetimin gölgesinde molozlarla doldurulmuş bu meydanda yapıldığını… dili olsa da anlatsa meydan!

Meydanda dönerli üst geçit vardı, hatırlar mısınız? Nerede şimdi o dönerli üst geçit? Menemen’de. İzmir’den Bergama’ya giderken Menemen’i geçerken dikkat edin, bu üst geçidi göreceksiniz.

Meydandaki Büyükşehir Belediye Binası (Basının diliyle bir zamanlar saray denirdi bu binaya) şimdi deprem nedeniyle yıkılacak. Mimarlar Odası İzmir Şube Başkanı Dr. İlker Kahraman, binanın yıkılmasına karşı görüş açıkladı: “İzmir Atatürk Meydanı ve meydandaki yapılar kent belleği açısından değerlidir. İzmir Atatürk Meydanı’nı ( Konak Meydanı’nı) tanımlayan, ölçeğini belirleyen önemli odaklardan birisi de İzmir Büyükşehir Belediyesi hizmet binasıdır. Bina; zemin ve üstü kotlarda kentliyi kamusal mekâna ortak eden boşluk çözümleri ile ve de belediye kurumunun varlık sebebi olan ‘Halkla birlikte kente hizmet’ anlayışının mekansal temsilidir.”

Mimarlar Odasının bu görüşüne katılmıyorum. Belediye binası yıkılmalı ve meydana katılmalıdır. Hatta sayın başkan Tunç Soyer valilik binası ile uyumlu bir küçük yapı yapılacağını, kalan alanın meydana katılacağını açıkladı; ben buna da karşıyım. Bina yıkılmalı ve tamamen meydana katılmalı. Hatta belediye binası hizasındaki binalar da yıkılmalı, eski Sümerbank binası dahil büyük bir meydan ortaya çıkarılmalı. Önceki başkan sevgili Aziz Kocaoğlu eski Sümerbank binasının yanındaki bir devlet bankasına ait yere çok büyük paralar ödeyerek otobüs durağının arkasını halkın kullanımına açtı. Başka bir zihniyet olsaydı kupon arazi diye buraya ucube bir bina dikerdi, ama sayın Kocaoğlu buna tevessül etmedi.

Kente bakış, kent meydanlarına bakış çok önemlidir. Kente beton yığını olarak bakılmaz, rant, kar, hırs, gözüdönmüşlükle bakılamaz. Kente aşkla, sevgiyle bakanlarla kente rant gözüyle bakanlar arasında çok önemli farklar vardır. Rant gözüyle bakanlar “ne yaptınız ki, bir eseriniz mi var, her şeye karşısınız” derler. Konak Meydanında bugün ucube bir AVM yoksa, metroya ve iskeleye çiçekler arasından geçerek gidiyorsanız, saat kulesinin etrafında banka oturup gölgeleniyorsanız bu “istemezükçülerin” sayesindedir. Kentte “Ucube istemeyenler”in sayesinde!

Kente estetik katan, kenti kent yapan kentliye yaşam sevinci veren eserlere neden karşı olunsun ki? Tarih boyunca Konak meydanı için proje yapılmış. Alt geçit üstünde bir yabancı mühendisin yaptığı proje sergilenmişti. Projeyi incelerken denize duvar örer gibi denizle kentlinin ilişkisini kesen proje iyi ki yapılmamış, demiştim.

Şimdi proje lafını duyunca ürküyorum, korkuyorum! Bırakın yapmayın proje falan. Kıyı projesi yapıldı, kıyı betonlaştırıldı. Oysa Güzelyalı’dan, Maksim gazinosunun önünden denize girildiği zamanları unuttunuz mu? Hiçbir projeniz sahili çakıl taşlarıyla, deniz kumuyla, köpüklü dalgalarıyla poyrazıyla, iyotuyla bize sunamaz… Bırakın kıyılar projesiz kalsın, plajlar plaj kalsın, bırakın meydanlar projesiz kalsın, meydanlar meydan kalsın…(Kültürpark kültürpark kalsın- Kültürpark ve Konak meydanını yazmaya devam!)