Kıssadan hisse

Yayın Tarihi 25 Ağustos 2020

Son günlerde ülkemizde, Karadeniz’de doğal gaz bulunduğu haberleri yurt çapına yayıldı. Kimi zaman kahve sohbetlerinde, kimi zaman televizyon ekranlarında herkes pürdikkat bu nimetten nasıl yararlanılacağına dair fikirler yürütmeye başladı. Aslında bu konuyu tartışması gereken bilim adamlarına çok az yer verilmektedir. Bu önemli konu onlar tarafından tartışılmalıdır.

Son günlerde ülkemizde, Karadeniz’de doğal gaz bulunduğu haberleri yurt çapına yayıldı. Kimi zaman kahve sohbetlerinde, kimi zaman televizyon ekranlarında herkes pürdikkat bu nimetten nasıl yararlanılacağına dair fikirler yürütmeye başladı. Aslında bu konuyu tartışması gereken bilim adamlarına çok az yer verilmektedir. Bu önemli konu onlar tarafından tartışılmalıdır. Bilimin tariflerinden birisine beynimizin kullanılmayan bölümü deniliyorsa eğer, jeolojik bir tartışmanın adresi kahvehaneler olmamalıdır. Madem konumuz doğal gaz ve tartışılan yerler kahvehanelerse, biz de ondan esinlenerek biraz kahvehane muhabbeti yapalım.

Bektaşi’ye sormuşlar: "Baba erenler, Allah her şeye kadirdir dersiniz. Allah bir dikiş iğnesinin gözünden bir deveyi geçirtebilir mi?"

"Vızır vızır!" demiş Bektaşi. Şaşırmışlar, "Anlat, nasıl vızır vızır?"

Bektaşi cevap vermiş: "Ya iğnenin gözünü büyütür, ya da deveyi küçültür!"

Kıssadan hisse: Tıpkı bizim bürokrasi gibi.

*

Bektaşi vali olmuş. Vilayeti adım adım, karış karış dolaşıyormuş. Epey yer gezdikten sonra sıra hapishaneye gelmiş. Koğuşları dolaşmaya başlamış. Vali kime suçunu sorsa hemen herkes suçsuz olduğunu, iftira yüzünden buraya düştüğünü söylemiş. Yalnız bir kişi açık açık anlatmış:"Vali bey, ben bu suçu işledim ve bu yüzden buraya düştüm" Vali hemen hapishane müdürüne dönerek, "Bu adamı hemen dışarıya atınız. Böyle bir adam, bu kadar masum, günahsız arasında duramaz. Onların ahlakını bozar, derhal tahliye edin."

Kıssadan hisse: Şimdi öyle adamlar hapishanelerde değil, ortalıkta dolaşıyor. Hepsi de çevrelerindekilere namus, ahlak gibi zararlı hastalıkları bulaştırıyor.

*

İmam cemaate hutbe verirken cenneti anlatıyormuş: "Ey cemaat! Cennetin kapısı pek dardır. Öyle herkes o dar kapıdan içeriye kolay kolay giremez." Bunları söyleyen imam çok şişman bir adammış. "Aman imam efendi, Allah kısmet eder hepimizin yolu cennete düşerse lütfen siz en önden gitmeyin. O dar kapıdan geçemeyip yolu tıkarsınız."

Kıssadan hisse: dünyadaki kapılar cennetin kapılarına benzemiyor ki. O dar kapılardan nice filler geçiyor, geniş kapılardan da nice sinekler geçemiyor.

*

Bektaşi’nin birine, yolda bir dilenci musallat olmuş, ya dilsizmiş ya da dilsiz taklidi yapıyormuş… Sarılı kolunu Bektaşi’nin burnuna sokup acayip sesler çıkarmaya başlamış. Bektaşi bakmış ki rahat yok, "Bana ne ben mi yaptım?" diyerek uzaklaşmış.

Kıssadan hisse: Her seçimin ardından bir süre geçtikten sonra "Yandım Allah" diyenlere insanın, "Bana ne ben mi oy verdim" diyesi geliyor ama…