Kısa kısa gündem

Yayın Tarihi 25 Ağustos 2020

Filozof Sokrates; “Ben Cahilim” diyor. Ancak televizyon programlarına katılan bazı kişi ve kişiler her şeyi bilip her şeye yorum yapabiliyorlar. Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek dinlememek ayıptır diye düşünüyorum. Her birey kendi uzmanlık alanında söz sahibi fikir sahibi olabilir.

Filozof Sokrates; “Ben Cahilim” diyor. Ancak televizyon programlarına katılan bazı kişi ve kişiler her şeyi bilip her şeye yorum yapabiliyorlar. Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek dinlememek ayıptır diye düşünüyorum. Her birey kendi uzmanlık alanında söz sahibi fikir sahibi olabilir. Koronavirüs tartışmasına uluslararası askeri strateji uzmanı bile katılıp çok bilmişliğini dile getiriyor. Hele bir üniversitenin rektörü pozisyonunda olan Yaşar Hacısalihoğlu diye biri var ki her tartışma konusunda her şeyi biliyor ve her şeyi iddialı dile getiriyor. Nedendir niçindir ki? Başka bir rektör veya başka bir profesör böyle bir tartışma konusunda görev hiç alamıyor. Özellikleri üstün özellikleri var galiba!

Yahu arkadaş filozof Sokrates bile her şeyi bilmiyorum derken siz kim oluyorsunuz da her şeyi biliyorsunuz.. ?

Giresun da yaşanan sel felaketi ciddi bir afettir. Özellikle karadezde vadilere yapılan yerleşim yerleri doğanın bir anda gazabına uğramıştır. Uğramaya da devam edecektir. Dere yataklarına vadilere yapılan konutlar kentler derhal transfer edilmelidir. Eski çağda bile insanlar vadilerin yamaç kesimlerini kendilerine yerleşim yeri olarak seçerlerdi. Ancak dijital çağda dere yataklarına konut yapmaya devam ediyoruz. Hatta deltalara alüvyonal bölgelere, deniz suyu kontaklarının yoğun olduğu bölgelere, konut rezidans yapmaya çabalıyoruz. Bu konuda İzmir Bayraklı Manhattan rezidans bölgesi örneklenebilir. Bu bölge de olası bir doğal afette veya deniz yükselmesinde ciddi zarar görecektir. Allah korusun ciddi bir deprem de ise ne olabileceğini hayal bile etmek istemiyorum.

İzmir'deki koku gündemimizi işgal etmeye devam ediyor. İZSU'ya ait arıtma tesislerinin ciddi koku giderici regülatör veya sistemlerle mantolanması gerekmektedir. Bu benim uzmanlık alanım değil. Ama kokunun benim gibi binlerce vatandaşımızı ciddi rahatsız ettiğinin bilinmesi lazım. Çok yetenekli bir İZSU Genel Müdür Yardımcısı Ali Hıdır Bey'in bu konuda harekete geçtiğini duyar gibi odum. Fakat İZSU'dan kamuoyuna kaynağının bulunmadığı açıklaması hayal kırıklığıdır. Kaynak arıtma tesisleridir başta. Özellikle Mavişehir bölgesindeki arıtma filtreleme konusunda uzun zamandır yatırım yapılmamış olduğu düşünülüyor. Lütfen acil müdahale ile dijital çağda kokuların giderilmesini rica ediyoruz. Kaynağı bizim bildiklerimize ek hangi kaynaklar varsa eğer… 

Belediye başkanlarının cep telefonları belediye başkanı oldukları zaman çok daha aktif olarak kullanılmalıdır. Özellikle metropol ilçe belediye başkanlarından bazıları cep telefonlarına bakmıyor veya asistan kullanıyorlar. Seçimlerde oy talep ederken seçmenden telefonlarınızı dağıttıysanız. Seçim sonrası o telefonları aman çok arayan var cevap veremiyorum diyorsanız, belediye başkanlığı yapamazsınız. İşiniz vatandaşın telefonuna da bakmak derdine de deva olmaktır. Telefonunu açmayan telefonlarına bakmayan belediye başkanlarını gerek buradan gerekse sosyal medyadan bundan sonraki süreçte ifşa edeceğim bilmenizi istiyorum. Sayın başkanları bakmayacağınız telefon yarın sizi adaylıktan eder haberiniz olsun. Koskoca İzmir Büyükşehir'in 35 bin çalışanını yöneten milyonlarca kişiden talepleri alıp yorumlayan ve arandığında ulaşılamaz ise bile akşam mutlaka telefonuna dönen başkan Tunç Soyer'i anmadan edemeyeceğim. Büyükşehir belediye başkanı telefonlarına akşamları dönebiliyorsa ilçe belediye başkanları telefonlarına bakmıyor dönmüyorsa bu büyük bir eksiklik büyük yanlışlık ve hatadır. Bu hatadan dönün sayın başkanlar o cebinizde taşıdığınız telefonlarınıza bakma cevap verme geri dönme erdemini kendinizde inşa edin. Aksi halde sürekli eleştirilere maruz kalacaksınız.

Not: Ey fani oturduğun koltuk senin cebindeki para ile aldığın koltuksa korkma icra memurundan başka kimse seni kaldıramaz. Ancak halkın verdiği geçici koltuksa o koltukta çok dikkatli özenli oturman lazım ki koltuk sana değil sen koltuğa değer katasın. Baki kalan bu kubbede bir hoş sedadır.