Kime oy verelim?

Yayın Tarihi 13 Haziran 2018

Kime oy verelim?

Sevgili okuyucularım, kime oy verileceğini siz benden çok daha iyi biliyorsunuz. Bazen yolda önüme geçip soruyorsunuz ama sorduğunuz anda dahi aklınızda kime oy vereceğinizin cevabı olduğunu biliyorum. Bir kere daha benden teyit almak amacıyla yine de soruyorsunuz:
Kime oy verelim!?
                      *   *   *
Bu yazımda medyada fazla yer bulamamış, pozitif ayrımcılık ile ancak siyaset sahnesinde eşitlenebilecek kişi ve toplumsal kesimleri yazmaya çalışacağım.
Pozitif ayrımcılık ile lehlerine yazı yazılması gereken ve maalesef uzun yılar ülkemizde örgütlenmelerine izin verilmeyen kesim olan “romanlar” üzerine ne kadar yazsak az gelir.
Şimdilik bildiğim kadarıyla AK Parti’den İzmir 1’inci bölgede 4’üncü sıradan Cemal Bekle, CHP’den de İzmir 1’inci bölge 3’üncü sıradan Özcan Purçu milletvekili adayı olmayı başardılar.
Özcan Purçu halen milletvekili ama Cemal Bekle geçen seçimde 5’inci sıradan aday gösterilmiş fakat kazanamamıştı, bu kez 4’üncü sıradan ve kazanmasına kesin gözüyle bakılıyor.
               *   *   *
Cemal Bekle ile kordonda bir kahvehaneye oturup sohbet ettik. Ben İzmir’de romanların örgütlenme tarihini yakından biliyordum. Sohbette şu sorunun yanıtını bulmaya çalıştım: Siyasi partiler oy kaygısı ile mi roman aday gösteriyorlar, yoksa bu konuda gerçekten samimiler mi?
Oy kaygısı ile de olsa roman aday gösterilmesi, şimdiye kadar yok sayılan bir kesimin varlığının kabul edilmesi anlamında yine de faydalıydı. Rahmetli Neşet Ertaş bir söyleşisinde “bize çingan diyorlardı” diye anlattıydı. Türk Dil Kurumu da Hindistan’dan gelen topluluk olarak tanımlıyor ve Kıpti, Çingene, Roman diye isim veriyor.
Milletvekili adayı Cemal Bekle İzmir’de doğup büyümüş ama ailesi Selanik ve Girit’ten gelme. Bekle seçilirse sadece romanları değil, tüm toplumsal kesimler için çalışacağını belirtiyor.
                *   *   *
Sohbet ilerledikçe kafamdaki soruların yanıtını buluyorum. Romanların birinci önceliği, birinci sorunları çocuklarının eğitimi!
Okumada gelecek gören roman çocukları okur, ama gelecek görmezlerse-ki bu güne kadar görmediler- okumazlar. Cemal Bekle roman çocuk ve gençlere rol model olmanın önemini biliyor. Romanların “bizden de üniversite okuyan çıkıyor, bizde de milletvekili çıkıyor” diye düşünmeleri çok önemli.
Cemal Bekle milletvekili seçildiğinde Çalıştayda kararlaştırılan Roman stratejik eylem planının hayata geçmesi için çalışacağını belirtiyor.
Özcan Purçu için siyaseten olumsuz hiçbir söz ve eleştiri getirmemeye dikkat eden Bekle, sohbetin ardından roman mahallesinde verilen sokak iftarına doğru yola çıktı. Ben de ona yolun açık olsun, dedim.
                          *   *   *
“Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi”
Sevgili Can Yücel’in bu dizesi ile seçim çalışmaları yürüten bağımsız adaylara rastladım İzmir cadde ve sokaklarında. Milletvekili seçimlerine parti olarak alınmayan Komünist Parti Türkiye’nin çeşitli illerinde bağımsız adaylarla seçmenle buluşuyor.
“Bu düzen değişmeli” sloganı ile broşür dağıtan Deniz Arık Binbay ile Kemal Okuyan “Bu düzende yaşayıp ölmeye mecbur değiliz” diyor.
Hayvan hakları, çevre hakları, insan hakları duyarlılıkları olan ve bağımsız olarak milletvekili adaylığı seçim çalışmalarını yürüten bu güler yüzlü insanlar da medyada seslerini duyurabilmeli.
*   *   *
Gazeteci arkadaşım çilekeş-mücadeleci Hayati Özcan aradı ve köşe yazılarımın ilgiye takip edildiğini, İzmir’de Vatan Partisi adaylarının çok yetkin olduğunu, parti seçim beyannamesinin de çok önemli olduğunu belirtti. Yüksek Seçim Kurulu Vatan Partisini önceki adı olan İşçi Partisi ile birlikte anıyor. Doğu Perinçek 100 bin imzayı toplamayı başararak Cumhurbaşkanı adayı oldu. Perinçek özellikle İsviçre’de Avrupa’ya karşı verdiği ifade özgürlüğü mücadelesi ile çok takdir topladı. Tabii bunun iç siyasette karşılığının ne kadar olacağını bilemeyiz. Oya tahvil olmasa da sayın Perinçek’in mücadeleye devam edeceği çok açık.