Kılıçdaroğlu’nun İzmir ziyaretinin yankıları!

Yayın Tarihi 02 Aralık 2014

Son olağanüstü genel kurulda liderliğe doğru bir adım daha atan Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’ye genel başkan olduktan sonraki süreçte kararlı ve ısrarlı bir şekilde oluşturduğu stratejiyi uyguluyor.

Nedir bu strateji?

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun rüzgar gibi geçen İzmir Bölge Toplantısı’nı bu strateji ışığında ele alacağım.

Kılıçdaroğlu bölge toplantılarını niye yapıyor?

Önce İstanbul’da Marmara Bölge Toplantısı, ardından Edirne’de Trakya Bölge Toplantısı, sırayla Diyarbakır’da Güneydoğu Anadolu Bölge Toplantısı, Adana’da Akdeniz Bölge Toplantısı ve son nokta İzmir’de Ege Bölge Toplantısı!

İşte tempo bu, çalışma bu, dur durak bilmeyen koşuşturma bu!

Lider koşacak ki, partililer ona yetişmeye çalışacak.

Kılıçdaroğlu niye koşuyor?

Bakın konuları açtıkça sorular birbirini kovalıyor. Ben soru üretiyorum, doğru cevap doğru sorudan çıkar çünkü.

Kılıçdaroğlu Deniz Baykal’dan görevi devraldıktan sonra tek bir söz verdi: Çok çalışmak!

Şimdi onu yapıyor. Çok çalışıyor ve CHP stratejisini partililerine ve kitlelere anlatıyor.

Strateji şu: Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi, ekonomik, sosyal gerçeklerini çıplak bir şekilde aktarmak!

Ve sonra şunu demek: Ey halkım, ey vatandaş, bak ben sana senin de kemiklerine kadar hissettiğin çıplak gerçekleri, çektiğin sıkıntıları ve nedenlerini, çözüm yollarını anlatıyorum. Bunları sen de biliyorsun. Bundan sonrası sende. Karar senin. Eğer kendinle, bu gerçeklerle yüzleşirsen bütün yanlışlara dur diyecek adımı atmış olursun. Yok aksini yaparsan, kendin ettin kendin buldun. Yakınma. Suçlama.

Bu tespitime hemen bir örnek vereyim.

İzmir toplantısında Kılıçdaroğlu’ndan bir alıntı: “Şöyle bir algıyı toplumun belleğine yerleştirmeye çalışıyorlar, ‘Efendim, bunlar çalıyor ama iş de yapıyor.' Sakın ola ki bu kültürün tutsağı olmayın. Bu kültür bizim inancımıza aykırıdır, bizim kültürümüze ve siyaset anlayışımıza aykırıdır. Bizim kültürümüzde çalmayacaksın ve iş yapacaksın, asıl önemli olan budur. Eğer inançlıysan Müslümanlık da zaten bunu emrediyor, işi ehline vereceksin diyor. Biz işi ehline veriyoruz.” 

Müslüman ve inançlı bir toplum kendi değerleriyle çelişmemeli. Eğer çelişiyor ve bunu içselleştiriyorsa burada siyasi değil, başka bir sorun var demektir.

Belki de CHP kurmayları, danışmanları, bilim insanları toplumun bu kendi içinde çelişkisinden çıkması için bir yol ve yöntem bulmalı. Aksi halde böyle gelmiş böyle gidiyor!

Belki bu konuda Mustafa Kemal Atatürk’ün yöntemi uygulanabilir. Herkesin “Tembel bu millet, bunlardan bir şey olmaz” dediği bir ortamda, “Türk Milleti Çalışkandır, zekidir!” demiştir.

Yani olumsuzlukları öne çıkaran değil, milletin olumlu yönlerini besleyen, büyüten, isterse yapabileceğini gösteren, yapabilirsin diyen, başarabilirsin diyen, inanan ve güvenen bir söyleme yavaş yavaş geçmek gerek.

* * *

Şimdi gelelim Kılıçdaroğlu’nun İzmir Bölge Toplantısı’nın yankılarına!

Benden kulis haberi bekliyorsanız bu yazı ile yanıldınız. Benden Kılıçdaroğlu’nun ardından kimler milletvekili adaylığı için üye bazında ön seçime hazırlanmaya başladığını öğrenmek istiyorsanız, bu yazı ile yanıldınız.

Kılıçdaroğlu’nun ardından 30 Mart 2014 Yerel Seçimi gibi kıran kırana bir adaylık yarışı sonucu çıkaranlar, müthiş derece yanılacaklar!

Kılıçdaroğlu’nun ardından yukarıdaki tespitlere uygun çalışanlar, parti içi çekişme yerine partiyi iktidara taşımak için çalışanlar kazanacak!

Balçova belediye başkanı sevgili Mehmet Ali Çalkaya’nın dediği gibi; “Altı ay kendi içimizde bir ay rakip partiye karşı mücadele verdik” sözünden hareketle 2015 Genel Seçimi’nde de 6 ay kendi içlerinde mücadele verirlerse sonuç şimdiden bellidir.

Tarih tekerrür etmezdi, eğer ders alınsaydı!

Kılıçdaroğlu’nun ardından herkes kafasını ellerinin arasına alsın, şapkalarını önüne koysun ve ona göre çalışsın. Böyle yapılırsa başarı mutlaka gelecektir!