Kentsel dönüşümde TOKİ-Belediye 73’üncü madde çatışması!

Yayın Tarihi 22 Ekim 2013

Kentsel dönüşüm yazılarıma devam edeceğimi yazmıştım. Önceki yazımın başlığı şıktı: Kentsel dönüşümde rant vatandaşın olacak!¶

Söz güzel de gerçek böyle mi ona bakalım.

Şu anda belediyeler ile Kentsel Dönüşüm Müdürlükleri arasında kıyasıya bir çatışma yaşanıyor. Bu çatışma şimdilik hukuki boyutta ve basın üzerinden yürüyor.

Kısa zamanda belediyeler ile merkezi yönetim adına kentsel dönüşümü uygulayacak müdürlükler ve uygulayıcı TOKİ arasında koordine sağlanması gerekiyor. Yoksa boşluktan İstanbul örneğinde olduğu gibi çeteler yararlanabilir. İstanbul’da televizyon ve gazete haberlerinden izlediğimiz kadarıyla bazı ilçelerde kentsel dönüşüm çeteleri kurulmuş ve halka baskı yapıyorlar. Devlet hukuki boşluk bırakmamalı ve böylesine tarihi bir dönüşümü kurban etmemeli. Bunun yolu da sen-ben kavgasını bırakıp koordineli çalışmaktır.

Büyükşehir Belediyesi ve Belediyeler kendi kanunlarının 73. maddesi gereği kentsel dönüşümü kendileri yapmak istiyorlar. Kanun onlara bu hak ve yetkiyi vermiş durumda. Neden kendileri yapmak istiyor? Çünkü halkla iç içe olan biziz, sorunları yakından yaşayan biziz diyorlar.

Devlet de ‘biz özel kanun çıkarttık, kentsel dönüşümü biz yapacağız’ diyor.

Gerçi özel kanunda kentsel dönüşümün TOKİ veya Belediyeler eli ile yapılacağı öngörülüyor ama merkezi yönetim şu ana kadar yerel yönetimle uyum sağlayabilmiş değil.

Hatta bırakın uyumu yerel yönetimden şikayetçi bile. Geçen gün Altyapı ve Kentsel Dönüşüm İzmir İl Müdürü bu şikayetini gizlemedi ve açık açık söyledi. Kentsel Dönüşüm İl Müdürü Erkan Yaşacan: “21 yetkili belediyeden tek bir riskli yapı tespiti bize gelmedi. Bazı belediyeler, 'biz sizin yasanızı dinlemeyiz, otopark ücreti alırız' diye vatandaşların üzerlerine gidiyorlar. ‘Bu parayı yatırmazsan sana ruhsat vermem’ diyor. Bu İzmir'e büyük bir ayıptır. Böyle engelleme yapan idareciler hakkında vatandaşlar Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunsunlar. Yasal süreci uygulayan çok sayıda belediyeler var ama bunu uyulamamakta ayak direten belediyeler de var. Biz zamanla bunları ikna edeceğiz diyoruz. Yasanın hükümleri açık. Buna direnmenin sonu yok" diyor.

Bu açıklamaya henüz belediyelerden bir cevap gelmedi. Bir genç gazeteci arkadaş belediye başkanına, hatta Bütünşehir Belediye Başkanına bu açıklamayı sorarsa kentsel dönüşümde geldiğimiz noktayı öğrenmiş oluruz.

Hakikaten vatandaşın üzerine giden belediye var mı? Ruhsat vermeyiz diyen var mı? Savcılığa verilen belediye var mı?

Çok ilginç, daha dün bir bugün iki, yasa yeni çıktı, savcılığın yolu gözüktü!

AKP İzmir Milletvekili ve gazeteci dostumuz-arkadaşımız Rıfat Sait’in kentle ilgili çalışmaları kapsamında Ankara’dan davet edip vatandaşlar ve muhtarlarla buluşturduğu Kentsel Dönüşüm Genel Müdürü Vedat Gürgen İzmir’de 12 dönüşüm alanı ve projesi olduğunu ve bunun 7’sinin belediyeler tarafından yürütüldüğünü açıklamıştı.

Tabii bu İzmir için yetmez. Ben yetmez ama evetçilerden olmadığım için bir şey yapılacaksa tam ve düzgün yapılmalıdır diye düşünüyorum.

Bu süreçte vatandaş da bilgilendirilmelidir. Birbiri ile çelişen bilgiler teyit edilmelidir. Vatandaş merkezi yönetim ile yerel yönetim arasında sıkıştırılmamalıdır.

Örneğin Bayraklı Belediye Başkanı Hasan Karabağ ile Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun birlikte açıkladığı ve gazetelerde geniş yer alan Bayraklı Kentsel Dönüşüm Projesi ile ilgili Kentsel Dönüşüm Genel Müdürü Vedat Gürgen, bu konuda kendilerine yapılmış bir müracaatın olmadığını, 12 proje içinde Bayraklı’nın olmadığını söylemişti. Şimdi ne olacak? Bu projede şimdiki durum ne?

Belediye 73. maddede direnir, devlet de Kentsel Dönüşüm yasasında direnir ise ve arada koordine olmazsa boşluktan kim yararlanır, tahmin etmek zor!

En iyisi kentsel dönüşüm yazılarına devam etmek, kamuoyunu aydınlatmak, bilgilendirmek. Bu konuda etkili ve yetkililerden, Kentsel Dönüşüm İl Müdürlüğü ve Genel Müdürlüğü’nden veya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan bir açıklama gelirse seve seve yayınlarım.