Kemal Kılıçdaroğlu keşke yeniden seçilmeseydi…

Yayın Tarihi 07 Şubat 2018

Kemal Kılıçdaroğlu keşke yeniden seçilmeseydi…

 

Demokrasilerde olmazsa olmaz bir olgudur, muhalefet.

Türkiye’de muhalefet var mı, gücünü hissettirebiliyor mu?

Kanımca yok, kolay kolay da göremeyeceğiz maalesef. Öncelikle tam manasıyla demokrasiyi yaşamalıyız. Ülkemizde demokrasiye dair tek şey, seçimlerin düzenli bir şekilde yapılması. Demem o ki muhalefet olması için öncelikle demokrasinin olması gerekir.

Ben "demokrasi" deyince her düşüncenin serbestçe ifade edilebilmesini, örgütlenebilmesini ve herhangi bir temsil platformunda tüm benzerleriyle birlikte ve "doğrudan demokrasi"ye yakın oranda bir temsil edilmesini anlıyorum. Demokrasinin temeli her türlü düşüncenin ifade ve kendini gerçekleştirme özgürlüğü ve katılımcılıktır.

Ülkemizde tam anlamıyla demokrasi olmadığı için de adaletsizlik, keyfilik ve ayrımcılık had safhaya ulaşıyor.

Böylece bağımsız yargı, adil yargılanma hakkı ve bütün vatandaşların hukuka eşit biçimde erişiminin güçleştiği günümüz dünyası da aşırılıkçıların, dar görüşlü popülistlerin ve tek adam zihniyetinin yükselişine sahne oluyor.

Peki muhalefet ne yapıyor?

Muhalif siyasi partiler, muhalif aydınlar ve muhalif yayın organları; değişime, sorunların çözümüne ilişkin inançsızlık üretiyor, en azından kamuoyunun algısı bu yönde…

Uzun zamandır görevde bulunan CHP yönetim kadrosu ülkemizin bulunduğu ağır koşullar nedeniyle yıpranmış, değişim zamanı gelmişken yeniden seçildi.

Bu arada 7-8 kere seçim kaybetmiş bir liderden bahsediyoruz ama bizde koltuk keyifli oluyor ve liderler kolay kolay o koltukları bırakmıyor.

Bir partinin iyi yönetilip yönetilmediğinin tek göstergesi seçim sonuçları değildir elbet.

Lakin iktidara hazır bir muhalefet yapısının olmaması CHP’nin en büyük eksikliği gibi.

Albert Einstein'ın belirttiği gibi ''aynı şeyi tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek deliliktir''.

Yıpranmış kadrolar; elinde tüm gücü bulunduranlar ile yeterli mücadele edemiyorlar.

Öte yandan Kılıçdaroğlu’na kimse çalışmıyor, proje üretmiyor, yetimin hakkını savunmuyor diyemez.

Kılıçdaroğlu iyi ve dürüst bir siyasetçi.

Oysa siyasette iyi olmak yetmiyor ne yazık ki.

İddia ortaya koymak gerekiyor.

CHP’de artık değişim zamanı gelmişti.

Halkın beklentisi buydu...

CHP farklı sonuçlar elde etmek istiyorsa öncelikle kendi partisinde farklılık yaratmalıydı.

Olmadı.

Partinin temel sorununun liderlik, yönetim kaygısı ve mücadelesinden çok önümüzdeki süreç ve gelecek olduğu anlaşılmadı.

Bir çıkış yolu yaratmak, umut vermek, partiyi silkelemek, hedef koymak başka bahara kaldı.

Yazık oldu…