Kâbus!

Yayın Tarihi 11 Ocak 2014

Sis ve kâbus.¶

Sisten sonra kâbus.

Rüyada gibiyiz. Rüyamızda kâbus görüyoruz. Rüyadan uyanıyoruz. Kâbus hala devam ediyor. Kâbus devam ediyorsa rüyadayız hâlâ. Ama hani uyanmıştık.

Nedensiz gibi görülen herhangi bir rüyanın mutlaka saklı bir psikolojik nedeni olduğunu ileri sürüyor Freud.

Bir kişi kâbus görürse bu onunla ilgilidir. Ya bir toplum kâbus görürse!?

Acı çekme, düşme, boğulma ve ölme hissi.

Ne oluyor, nereye gidiyoruz, başımıza neler geliyor, başımıza bunlar neden geliyor, biz buna layık mıyız, bizi bu rüyadan, bu korkunç kıskaçtan, bu korkunç kâbustan kim kurtaracak, ne zaman uyanacağız bu kâbustan, yoksa hiç uyanamayacak mıyız, yoksa her şey normal de biz mi bunu sis altında görüyoruz, biz mi kendimizi kâbus görüyor zannediyoruz, bu psikolojik bir vaka mı, toplumsal vaka mı, yoksa yalan, ikiyüzlülük, çifte standartlık, çoklu standartlık yok da biz mi abartıyoruz, her şey güllük gülistanlık da biz mi durduk yerde yolsuzluk diyoruz, yoksulluk diyoruz, bu kıskaç ne zaman sona erecek diyoruz, boş yere mi gelecek kaygısı taşıyoruz, boş yere kendimizi üzüyoruz, ne zaman huzura ereceğiz, bizi yönetenler iyi de biz hayal görüyoruz, aslında yüksek ateşli rüyadan bir uyansak her şeyin iyi olduğunu göreceğiz, ama rüyadan uyandığımız halde neden hala her şeyi iyi göremiyoruz, marazi bir travmatik saplantı mı oldu kâbus bize?..

* * *

Karabasan!

Uykudan uyandık, bilincimiz açık ama bir türlü kendimize gelemiyoruz. Üzerimize kapkara bir ağırlık çökmüş sanki, kalkmak istiyor ama kıpırdayamıyoruz. Koşmak istiyoruz ama bırakın koşmayı, yürüyemiyoruz.

Bağırıyoruz ama sesimiz çıkmıyor. Tam boğulmak üzere iken son bir hamle ile silkinip gözlerimizi açtığımızda kâbus bitiyor (mu?).

Kâbusa şükredip karabasana mı sığınalım?

* * *

Kâbusname!

Kâbusa kâbusname gerek!

Kâbus varsa kâbusname de olmalı. Kâbusname ne ki?!

Ey Kühistan Sultanı Keykavus bin İskender! Neredesin? Nerdeysen gel!

(Devamı var.)