Kate Moss, Hıncal Uluç ve Bodrum beachleri!

Yayın Tarihi 17 Haziran 2015

Kameraman Özgür, hala geriniyordu çınarın dibinde yatmakta olduğu kartonun üzerinde. Sabah olmuştu. Ben gözlerimi ovuştururken fark ettim çeşme başında karpuz yiyen köylüleri. Geceden kalmaydık Özgür Balaban’la ben. Özgür hem kameraman hem şoför, hem her şey, bense magazin öyle yapılmaz böyle yapılır iddiasında Bodrum yarımadasını karış karış dolaşan, sabahlara kadar şarkıcı, sanatçı kovalayan tv program yapımcısı-muhabiri. O zamanlar kimleri kovalamıyorduk ki? Kenan Doğulu-Çağla Şikel favorimizdi. Yakalayan muhabir gözdeydi. Birimiz barın bir kapısında, birimiz diğer kaçış noktasında, birimiz duvar köşesinde tetikte bekliyorduk. Görüntüyü yakalayan diğerine de verecekti. Sonra Ebru Şallı-Harun Tan da favorimiz oldu. Yakalayana aşk olsun. O beach senin bu beach benim, gece gündüz öğlenden sabahlara kadar koşturuyorduk. Türkbükü’nde falan, kumsal plaj-beach modası başlamıştı. Hey gidi günler.

* * *

Dev çınarın altında pınarın başında sabah sabah karpuz yiyen köylüler bizi uyur görünce dokunmamışlar. Uyanınca davet ettiler. Peynir-ekmek ve karpuz! Yemeyen varsa ya parası yoktur ya aklı! Bir de sohbet. Bir de türkü:

Çıktım belen kahvesine baktım ovaya
Bay Mustafa çağırmış dam oynamaya

Ormancı gelir gelmez yıkar masayı
Laf anlamaz ormancı çekmiş kafayı

Aman ormancı canım ormancı
Köyümüze getirdin yoktan bir acı
* * *

Bodrum Türkbükü köylüleri yağ tenekesinden yaptıkları bir su kabına pınar yalağından su doldurup karşıdaki küçük koyda ağaçların altına döküp döndüler. Denizin içe doğru küçük kıvrımına çam, söğüt vs dikmişler, onları suluyorlardı. Az ilerideki beach İstanbul sosyetesinin uğrak yeriydi. Bir köylü güldü. Orayı da biz böyle ağaçlandırdık, kova kova suladık, büyüttük dedi. Sonra dedim, sonra ne oldu? Hiiiç, dedi omuz silkerek, İstanbullular gelip el koydu. Bir de tel çit çektiler. Bir sabah çamları sulamaya gittiğimizde baktık ki telörgü var. Bir de nöbetçi-korumaymış. Yasak dedi girmek. Ağaçları sulayacağız dedik, biz sularız onları bundan böyle derken eli belindeydi, güya kaşınıyordu.

* * *

Kate Moss Bodrum Türkbükü’ne gelmiş. Hani hepiniz tanıyorsunuz ya, şu Dünya Moda İkonu- İngiliz top model! Hani Hıncal Uluç ustamızın “Amerika’da bir restoranda yemeğe değil, yan masada bulunan Kate Moss’la aynı ortamı paylaşmaya para ödersiniz” dediği Katherine Ann Moss.

Bu bizim moda ikonu kızımız Kate geçen gün Türkbükü’nde bir beach’te 7 bin liralık hesaba itiraz etmiş. Jandarma devreye girmiş, yanındakiler ödeyelim demişler, Kate hayır demiş; pide, salata ve şaraba 7 bin lira çok. Bu fiyatlar Mikanos ve Paris’te bile yok!” Su 15 lira, ayran 75 lira, kazık diyen dayağı yer! Herkes Kate Moss değil, herkes Hıncal ağabey değil, değil mi? Hey benim talan ömrüm, hey benim talan edilmiş koylarım, talan yurdum, değil mi?

* * *

Türkbükü köylüleri tam techizatlı kameramanım Özgür Balaban ve sonradan görme magazinci bana, Aman ormancıyı-türküyü söylüyorlardı:

“Köyümüzün suları hoştur içmeye
İçinde köprü var gelip geçmeye

Sevdiğimi vurdular hiç mi hiçine
Yazık ettin ormancı köyün iki gencine”.