Kapitalizmde girişimcilik

Yayın Tarihi 16 Aralık 2020

Kapitalizmde girişimcilik

Girişimcilik globalleşen dünyada ekonomik kalkınma ve büyüme de rol oynayan önemli faktörlerden biridir. Girişimcilik ekonomik kalkınma ve büyümenin lokomotifi, yenilik ve yaratıcılığın kaynağıdır.

Kapitalizm; feodalizmin ardından sanayi devrimi ile birlikte meydana gelen bir toplumsal-ekonomik yapı ve üretim şeklidir. Kapitalizm, özel mülkiyetin, üretim araçlarının büyük bölümüne sahip olduğu ve işlettiği; yatırım, gelir dağılımı, üretim, mal ve hizmet fiyatlarının arz ve talebin buluştuğu piyasa ekonomisi tarafından belirlendiği sosyal ve ekonomik sistemdir. Bu sistemde genellikle bireylerin ya da grupların oluşturduğu tüzel kişiliklerin ya da şirketlerin emek, yer, üretim aracı ve para ticareti yapabilmeye hakkı vardır. Sosyalizm ise özel mülkiyeti reddeden, kolektif mülkiyeti tercih eden, liberalizmin kişiye önem veren yaklaşımını kabul etmeyen ve genel olarak iktisadi tarafı ağır basan bir sistemdir. Sosyalist devlet girişimciliğe fırsat vermeyen devlet yönetim biçimidir. Esasen sosyalizm, kapitalizme bir antitez olarak gelişmiştir. Sosyal refah devlet anlayışı ise kapitalist ekonomik sitemin içinde gelişmiştir. Kapitalizmin aksayan ve eksik yönlerini onararak, kapitalist ekonomiyi dengede tutmaya çalışmaktadır. Kapitalizm; feodalizmin ardından sanayi devrimi ile birlikte meydana gelen bir toplumsal-ekonomik yapı ve üretim şeklidir. Kapitalizm, özel mülkiyetin, üretim araçlarının büyük bölümüne sahip olduğu ve işlettiği; yatırım, gelir dağılımı, üretim, mal ve hizmet fiyatlarının arz ve talebin buluştuğu piyasa ekonomisi tarafından belirlendiği sosyal ve ekonomik sistemdir. Bu sistemde genellikle bireylerin ya da grupların oluşturduğu tüzel kişiliklerin ya da şirketlerin emek, yer, üretim aracı ve para ticareti yapabilmeye hakkı vardır. Sosyalizm ise özel mülkiyeti reddeden, kolektif mülkiyeti tercih eden, liberalizmin kişiye önem veren yaklaşımını kabul etmeyen ve genel olarak iktisadi tarafı ağır basan bir sistemdir. Sosyalist devlet girişimciliğe fırsat vermeyen devlet yönetim biçimidir. Esasen sosyalizm, kapitalizme bir antitez olarak gelişmiştir. Sosyal refah devlet anlayışı ise kapitalist ekonomik sitemin içinde gelişmiştir. Kapitalizmin aksayan ve eksik yönlerini onararak, kapitalist ekonomiyi dengede tutmaya çalışmaktadır.

Kapitalist sistem, bağımsız bireyin kendi özgür iradesi ile seçtiği işi yaparken, hem daha üretken (dolayısıyla müreffeh ve mutlu) olacağı hem de ister istemez toplumsal çıkara hizmet edeceği kabulüne dayanmaktadır.

Bireyin bağımsızlığının ulusal boyuttan çıkıp uluslararası arenaya taşındığı globalleşme sürecinde ise kapitalist sistem girişimciliğin önündeki barikatları kaldırılmasına ve yenilik yaratma sürecinde daha aktif davranılmasına neden olmaktadır. Yeni dünya düzeninde artık kurallar ulus-devletler tarafından değil giderek baş döndürücü bir hızla artan teknolojik gelişim sonucu etkisini ve varlığını daha fazla hissettirmekte olan küresel bir güç hakimiyetinde şekillenmektedir.

Kapitalist sistemin günümüz ekonomik düzeninde ortaya koyduğu bir değişiklik ise pazar kavramında ortaya çıkmaktadır. “Özel işletmelerin satış yapmak zorunda olmaları müthiş bir modern satıcılık mekanizması meydana getirir”. Satıcılık mekanizmasında gelişen teknolojinin de katkısıyla oluşan değişim günümüzde gittikçe yaygın hale gelen elektronik ticaret olgusunu yenilik oluşturma yönünden bir girişimcilik örneği olarak karşımıza çıkarmaktadır. Birçok firma elektronik şubeleriyle ulaşılması güç yerlerdeki taleplere karşılık verebilir hale gelmekte ve pazarlarını şube açmaya gereksinim duymadan genişletme olanağına sahip olmaktadır. Girişimciliğin dinamik yapısı sadece bu firmalarda değil bağlantılı olarak taşımacılık sektöründe de yenilikler ortaya çıkmasına neden olmaktadır. “Her geçen gün geleneksel anlamda bireysel girişimciliğin yerini ortak girişimler, stratejik işbirlikleri sanal örgütler vb. girişim türlerinin aldığı söylenebilir”.

Kapitalist sistemde oluşan yeni girişimcilik olgusu büyüme ve kalkınma ile de sıkı bağlara sahiptir. “Girişimcilik ekonomik kalkınmayı etkilerken ekonomik kalkınma da girişimciliğe büyük bir ivme kazandırmaktadır“. Girişimcinin başlattığı bu akım önsel ve gerisel bağa sahip sektörlerle birlikte ekonominin diğer kısımlarına da yayılarak büyümeye olanak sağlayan bir yapı oluşturmaktadır.