İZTO ‘nun sağduyusuna karşın ATO’nun yağcılığı!

Yayın Tarihi 28 Mayıs 2013

Geçen hafta Ankara caddelerinde-sokaklarında dolaşırken ATO (Ankara Ticaret Odası) bilboardlarını gördüm. Afişlerde hükümete IMF borçlarını bitirdiği için teşekkür ediliyordu.

İzmir’e geldiğimde bir de baktım ki, buradaki bilboardlarda da aynı duyuru vardı.

Gazetelerde ve televizyonlardaki haberler de şöyleydi: “Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Bezci, Türkiye’nin IMF’ye borcunu bitirerek, kredi veren ülke konumuna gelmesinin önemli bir gelişme olduğuna dikkat çekerek, “Gelişmiş ülkeler krizle boğuşurken Türkiye’nin hem borcunu ödeyip hem de ekonomisini ayakta tutması çok önemli. IMF’siz Türkiye ekonomide rüştünü ispatlamıştır” dedi.

* * *

Aynı duyuru ve açıklamaları İzmir Ticaret Odası (İZTO)verseydi ne olurdu?

Biraz daha irrete edeyim!

İZTO da şöyle ilan verse, bilboardları duyurular ile doldursa: “IMF’ye borcumuzun sıfırlanması iyi ama esas olan diğer iç ve dış borçların katlanmasıdır! Borçlarımız gerçekte sıfırlanmamıştır. Reel ekonomi henüz rüştünü ispatlamamıştır”

* * *

Bu ilanı gözünüzün önüne getirebiliyor musunuz? İzmir’de değil Türkiye’de kıyamet kopardı. Türkiye’de değil Wall Street’te de kıyamet kopardı!

* * *

Bir Ticaret Odası’nın görevi mi teşekkür etmek. CHP genel başkanı geçen haftaki grup toplantısında ATO’yu yağcılıkla suçladı.

* * *

İZTO ekonomiyi eleştirse iktidardan gelecek tepki en azından ve muhtemelen şöyle olacaktı: “İZTO siyaset yapmasın!”

Bence de!

ATO siyaset yapmasın!

Yok yok, yapsın, bir yanlış üzerine temel demokratik ilkelerimi yemeyeyim. Meslek örgütleri de, sendikalar da genel siyaset yapabilsinler!

ATO’nun önceki başkanının başına gelenleri de hatırlatırım. Sinan Aygün’ün Kredi kartları yolsuzluğundan tutun da tüketici haklarına kadar vatandaş için verdiği mücadele hala takdirle anılıyor.

* * *

İZTO’da Ekrem Demirtaş’ı devirmek için bir biri ile çelişen gruplar yönetime gelseydi ve bu koalisyondan bir grup “Biz de ATO gibi hükümete teşekkür ilanı verelim” deseydi ne olurdu?

Cevap vermeden önce yutkunduğunuzu görür gibiyim. Zahmet etmeyin.Mesela Ortak Akıl Grubu ne derdi? Koalisyon doğduğu gibi anında göçerdi ve İZTO yeni bir krize girerdi!

* * *

Hemen her vatandaşın üç-dört kredi kartının olduğu, devletten ziyade yabancı bankalara vatandaşın borçlandırıldığı, kart borçlarının çığ gibi büyüdüğü, icralık olmayan vatandaşın kalmadığı, buzdolaplarının tamtakır olduğu, erzak dolaplarında temel gıdalarının azaldığı, makarnaya talim yapıldığı, elektrik, su, telefon, doğalgaz faturaları ile boğuşulduğu, kefen parası diye ayrılan paraların borsa-altın-döviz-faiz sarmalında yok edildiği, reel ekonominin yerine hayalci-şişirme ekonomik göstergelerin sunulduğu bir tablo ile karşı karşıya olduğumuzu ekonomik doktorası olmayan ben mi dile getireceğim, on binlerce üyesi bulunan Ticaret Odaları mı dile getirecek?

* * *

Lütfen bana tekrarlatmayın: Ben ne dersem o!

Başka bir art niyetimin olmadığını sanırım bugüne kadar ispatladım.

Ekrem Demirtaş bugüne kadar birçok hükümetle çalıştı ama hiçbirine yağcılık yapmadı!

Mevcut iktidar dâhil gerektiğinde eleştirdi, gerektiğinde üyeleri ve vatandaş lehine adımları destekledi. Doğru olan da buydu.

* * *

İZTO seçimleri bitti ama ben seçime endeksli yazmadım ki hiçbir zaman. Hayat devam ediyor ve bize izdüşümlerini sunuyor. İZTO da katılımcı bir anlayışla meclis ve yönetim kurulu bir bütün halinde çok önemli görevler başarabilir. Bu imkân vardır. Yeter ki köstek yerine destek verilsin. Hangi gruptan olursa olsun İZTO meclisine ve yönetimine yeni dönemde başarılar diliyorum.