İZSU Genel Müdürü’ne soruşturma izni yok!

Yayın Tarihi 19 Nisan 2013

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından savcılığa şikayet edilen İZSU Genel Müdürü’ne Valilik soruşturma izni vermedi.¶

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu sabah saatlerinde önemli bir basın toplantısı yaparak bütün medya kuruluşları temsilcilerine Çevre Müdürlüğü’nün tavrından yakındı ve “İZSU Genel Müdürü’nü savcılığa şikayet eden Çevre Müdürü de soruşturulsun” dedi.

Aynı saatlerde Genel Müdür Prof. Ahmet Alpaslan hakkında Valiliğin soruşturma izni vermediği bilgisi ulaşmadığı için hayli sert açıklamalar yapan Başkan Kocaoğlu, Çevre Müdürlüğünün çifte standart uyguladığını öne sürdü.

* * *

Dün yapılan basın açıklaması çağrısında önemli bir gelişme yaşanacağını tahmin ederek sabahki toplantıya katıldım. Basından arkadaşlarla hangi konu hakkında diye tahmin yürütüyorduk. Metro değer artışı olabilirdi, İZBAN olabilirdi, anketler olabilirdi, Diyarbakır gezisi olabilirdi, körfez olabilirdi, imar olabilirdi, çevre olabilirdi.

Nitekim çevre çıktı. Hem de ne çıkma.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü İZSU Arıtma Tesisi’ndeki bir geçici sistem tıkanıklığından ötürü son 6 ayda içinde toplam 482 bin lira para cezası uygulamıştı.

Başkan Aziz Kocaoğlu başlangıçta bunu olabilir, görevlerini yapıyorlar diye karşıladıklarını ancak İZSU Genel Müdürü Ahmet Alpaslan hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması üzerine bıçağın kemiğe dayandığını söyledi.

* * *

Çevre yatırımları nedeniyle takdir beklemediklerini ancak haklarında suç duyurusunda bulunulmayı da hak etmediklerini belirten başkan Kocaoğlu, “Suç duyurusu bardağı taşıran son damla oldu” dedi. Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Ata Erpolat’a yönelik “Çevre için bir çok yatırım yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne hasmane bir tavır sergilemenizin altında yatan neden nedir?” diye sordu.

Kocaoğlu devamla; “İl Çevre Müdürü, Gaziemir’de kurşun fabrikasında olaylar yaşanırken ilk 2 gün ne yaptı? İlk 2 gün bu işi belediyeye yüklemeye çalıştı. Daha sonra ortalıktan kayboldu. O ara İl Müdürü’nü gören yok, fotoğrafını çeken de yok. Bugün Gaziemir’deki çevre problemiyle ilgili kim ne yaptı? Kim ne tedbir aldı? ‘12 milyon TL’ye buradaki malzemenin taşınma maliyeti var’ dendi. İnsan sağlığı 12 milyon TL’yle mi ölçülüyor. Yetkililer bu işten sorumlu… Bu konuda Çevre Müdürlüğü’ne ceza kesildi mi? Savcılığa verildi mi? Bu soruma tüm yetkililerden cevap istiyorum. İhbarsa ihbar… Gaziemir konusunda bugüne kadar hiçbir açıklamada bulunmadım. Konuşmadık. Bıçak kemiğe dayandı... Orayı kontrol etmeyenler büyük hata yapanlar hiçbir yaptırıma tabi olmuyor. Yaptığınız sistemde tıkanıklık oluyor teknik anlamda, tıkanıklıkta 3 bin 200 ton malzeme çıkarılıyor size karşı savcılığa suç duyurusunda bulunuluyor, ceza kesiliyor. Bunu da yaparken kendinizi iş yapmış olarak nitelendiriyorsunuz.”

* * *

Toplantı sonrası kapıda İZSU Genel Müdürü Prof. Ahmet Alpaslan ile son durumu konuştum. Hakkında daha önce de savcılık soruşturmaları olduğunu söyledi. Ama dünkü gelişmeden haberi olmadığını belirtti. Yani hakkında soruşturmaya yer olmadığı kararını henüz bilmiyordu.

Yaptığım araştırmada konuyu biraz da siyasi çekişmeden ve kurumlar arası ihtilaftan çıkararak hukuki araştırmamda ilginç gerçeklere ulaştım.

Aynı konuda hem bir İzmirli vatandaşın hem de çevre konusunda duyarlı avukatların davası olduğunu öğrendim.

* * *

Bu son mecburen yapılan savcılığa suç duyurusunda da savcılık soruşturma izni istiyor. Konu İçişleri Bakanlığına intikal ettiriliyor. İçişleri Bakanlığı İzmir Valiliğine “Siz bir ön inceleme yapın” diye dosyayı gönderiyor. Bir Vali Yardımcısı inceleme yapıyor ve “Soruşturma izni verilmemesinin uygun olacağı” görüşünü rapora yazıyor. Sayın Valimiz Cahit Kıraç da sayın Başkan Aziz Kocaoğlu’nun toplantısından önce soruşturma izni verilmemesini onaylıyor. Kocaoğlu sert tepkisini ortaya koyduğu dakikalarda ise dosya soruşturma izni verilmeden savcılığın yolunu tutuyor.

* * *

Acaba diyorum, dakikaların yarıştığı bu ortamda tıpkı geçen yıl yaşanan 9 Eylül bayrak krizi gibi bir kriz çıkmadan sorun çözülebilir miydi?

Belki de belediye yetkilileri ve başkan, önemli olan savcılığa suç duyurusudur, sonucu önemli değildir diyebilir.

Belki Çevre Müdürlüğü sadece kendi görevini yapıyordur. Belki başkan sütten ağzı yandığı için yoğurdu üflüyordur. Toplantıda bir ara sordum: “Yol olur diye mi sert tepki gösteriyorsunuz, başından önleminizi alıyorsunuz?”

“Yol da oldu, otoban da oldu.” diye esprili cevap verdi başkan.

Şehir davalarla anılır olunca, devlet yapısında koordine ile diyalog ile çözülebilecek işler maalesef savcılığa intikal edebiliyor.

Belediyeler, valilik, bakanlık bürokratları uyumlu bir koordine içine girerler de seçim atmosferine yol alındığı şu günlerde herkes işine bakar ve hangi partiden olursa olsun fırsatçı-siyasi rantçılara imkan vermez diye umuyorum.

Birol_keskin40@hotmail.com