İzmirliyi kandıramazsınız

Yayın Tarihi 03 Mart 2013

Son iki yıldır İzmir’de psikolojik propaganda yapan AKP’nin kurmayları son günlerdeki ülkedeki gelişimler üzerine ne yapacaklarını şaşırmış vaziyetteler. Özellikle Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ı kurtarıcı gibi görüp kah İzmir’e kah İstanbul a servis yapan AKP yönetimi ve yandaşlar bugünlerde kara kara düşünmeye başlamışlar. AKP’nin maaşlı, psikolojik, dolmuş, otobüs, tren, vapur, propagandistleri,“İzmir in köy olduğunu anlatmalarına karşı, ülkenin elden gittiğini” dile getirenlere ne cevap vereceklerini kestiremiyorlarmış.

Artık vatandaş Binali Yıldırım’ı, İzmir ve İstanbul belediye başkan adayı olup olamayacağını değil, otoyolları ve köprüleri nasıl ucuz özelleştirdiğini, ardından gelen itirazlarla, bu ihalelerin nasıl iptal edildiği ile hatırlıyor. İzmirli seçmenler seçici kişilikleri ile İzmir’in kime emanet edileceğini çok iyi bildikleri için bu konuda psikolojik propagandistlerin badem bıyıkları altından gülüşlerini de fark etmeye başladılar…

Cumartesi günü ülkenin en büyük Fuar projesinin temel atma töreninde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun “Öz kaynaklarımızla bir lira destek almadan bu projeyi gerçekleştiriyoruz” ifadesini duyunca, Ankara Büyükşehir Belediyesi (EGO)’nin devlete dört milyar (yeni para birimine göre) borcunun AKP hükümeti tarafından nasıl silindiğini hatırladım… Bu hükümetin sadece AKP’li belediyelerin hükümeti olduğunu bir kez daha çıplak gözle görme fırsat bulan vatandaş ülkenin gidişatını da göz ardı etmiyor. Siyonistlerle işbirliği içine girip sonra da, Siyonistlere laf atmanın ben “Siyonistlerle işbirliği içinde değilim ha” denmesine artık kimsenin inanmayacağını bilmek gerekir.

CHP’li Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nu itibarsızlaştırma çabası içersinde olan güçlerin, İzmir halkı tarafından tepki ile karşılanması, bu çaba içine girenleri kara kara düşünmeye sevketmiş. Aziz Kocaoğlu’nun 400 milyonluk özkaynakla yapılan fuar ihalesinin, 7 ay Başbakanlığa bağlı KİK (Kamu İhale Kurumu)’de bekletilmesinin İzmir’e bakışın ne olduğunu göstermektedir. Bir belediyenin hizmetini engellemeye çalışmak, itibarsızlaştırmak kendine güvensiz siyasilerin işi olduğu vatandaş tarafından dile getirilmektedir. Vatandaş, “Bana rakibini vurarak gelme, ne yapacağını anlatarak gel” diyorsa, artık söylenecek bir şey yoktur. Özellikle İzmir bu konuda çabuk refleks gösterdiği için İzmir’i kimse kandırmaya aldatmaya kalkışmasın, çünkü İzmirliyi kandıramazsınız…

Not: Yerel seçimlere bir yıl kaldı. Her aday adayının projelerini, yapacaklarını vatandaşa anlatması daha makbul olacaktır. Diğer aday adaylarına sallayarak veya aday adaylarını izlettirerek ne yaptıklarını takip ettirerek bir yere varılamaz. Seçmene gitmeyen seçmenin teveccühünü kazanamayan aday olamaz. Ben değil bizi bilmeyen adayların sonunun ne olacağını da unutmamak lazım… “Başarılı bir kişi, benden çok biz kelimesini kullanandır!”