İzmir’de romanların elektrik sorunları…

Yayın Tarihi 27 Ocak 2021

İzmir’de romanların elektrik sorunları…

Şu korona günlerinde bu soğukta yüzlerinde maske sırtlarında kazaklarıyla masanın önünde duruyorlar, başlarında eşarp, kadınlar. Masalarda piknik tüpleri duruyor. Çocukları yanlarında. Elektrikleri kesik ve bu vatandaşlar seslerini ancak böyle duyuruyorlar. Özelleştirilen elektrik idaresi borcun var diyerek gelmiş sayaçları sökmüşler. İzmir ve Türkiye bu gerçeği gazetem Yenigün’de Deniz Kılıç’ın özel haberinden öğrendi.

* * *

Romanların İzmir’de çoğunlukla yaşadığı mahallelerde, Konak ilçesinde Hilal, Tepecik, Güney, Ege, Yenişehir mahallelerinde elektrikle ilk imtihanları değildi bu. Geçen yıl da daha pandemi ilan edilmemişken Ocak 2020 de romanlar yine yüksek elektrik faturalarından isyandaydılar. O zaman da özel elektrik şirketi sayaçları sökmüştü.

İnanın bu haberleri ve bu gerçekleri duyunca üzülüyor ve utanıyorum. Benim ülkemde, benim şehrimde hiç kimsenin elektriği kesilmemeli. O evlerde çocuklar okuyor, o evlerde insanlar ısınıyor, sizin evinizde elektrik olmazsa ne oluyorsa, nasıl sıkıntı çekiyorsanız, o evlerde de ışık ve enerji olmadığında aynı sıkıntılar çekiliyor.

Üzülüyor ve utanıyorum, dedim ya, acaba askıda elektrik faturası uygulaması başlasa, Konak Belediye Başkanı Abdül Batur öncülük etse, faturalar ödense, özelleşmiş elektrik şirketi bazı kolaylık sağlasa, şimdilik bu utançtan kurtulsak. O roman çocukların yüzüne nasıl bakarız!?

* * *

Haberden sonra kamuoyunda büyük bir ilgi oldu. Konu Meclise taşındı.

Roman kökenli Konak Belediye Meclis Üyesi Ali Yangır ilk ses verenlerden: ”Tüm dünyayı etkisi altında almış Koronavirüs salgını ve kış tüm ağırlığını hissettiriyorken Romanların elektriklerini kısıtlıyorsun. Kaçak elektrik nedeniyle de 10 bin liraya yakın cezalar yazıyorsun. Biz diyoruz ki yetkililere, Tepecik’teki bin 500 Roman hanesinin şu an 700’ünün elektrik borcu var. Bu borçları uzun vade yaysınlar ama yaymıyorlar. Taksitlendirsinler 36 ay ya da 48 ay ama yapmıyorlar. Hastası olan var çoluğu çocuğu olan var bu olağanüstü şartlarda Romanlara yapılan bu hareket doğru değil” diye kamuoyunun dikkatini çekti.

Romanlar yıllar önce ilk sivil toplum olarak örgütlenmeye başladıklarında kurdukları derneğe izin verilmedi. Kötü örnek olur diye veya romanların adı yok diye. Engellilerin, kadınların, çocukların, hayvanların, çevrenin adı olmadığı gibi, yani hakları olmadığı gibi romanların da adı yani hakları yoktu o günlerde. Zaman aktı, romanlar biz de varız dediler, içlerinden meclis üyeleri, milletvekili çıkardılar, sivil toplumda örgütlendiler.

Kendisi de bir roman olan ve kendi kimliğini arayış sürecinde müthiş bilinçlenme yaşayan Roman Diyalog Ağı’nın Koordinatörü Elmas Arus, İzmir’deki bu elektrik konusuna el attı, çözüm önerdi: “Bu insanlar pandemi döneminde işsiz ve ekmek paralarını zor buluyor. Bu dönemde ve kışın ortasında polis eşliğinde elektriksiz bırakılmaları doğru değil. Sadece İzmir değil, Türkiye’nin birçok yerinde Roman mahallelerinin elektrikleri kesiliyor. İnsanların kış günü elektriksiz, açlığa ve soğuğa mahkûm edilmesi doğru değil, En azından kış ve pandemi bitene kadar faturaların ertelenmesi gerekir” dedi.

* * *

Ve ve şimdilik mutlu son! Ama şimdilik! Kamuoyu baskısı ses getirdi ve elektrik sayaçları sökülen romanların sayaçları tekrar takılmaya başlandı! Konu ve sorun partilerüstü ele alınmalıydı. Her parti ilgilenmeliydi. Öyle de oldu.

* * *

 

CHP Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Taşkın, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Tepecik’teki Romanların elektriğinin açılmasının kısa vadeli bir kazanım olduğunu ve kalıcı bir çözümün geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Kısa vadeli çözüm yerine kalıcı çözüm için yerel siyasetçilere ve bürokratlara iş düşüyor. Yoksa bir dahaki sefere biz yine roman vatandaşların isyanını duyarız. Bu isyana kulak kabartan olur, kabartmayan olur, o roman çocukları bir gün okur ve neden bizi elektriksiz bıraktınız, diye sorar. O zaman o çocuklara ne cevap verebiliriz.

İzmir Barosu ve İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir’i “Dünyanın İnsan Hakları Merkezi” yapacaklarını duyurmuşlardı. Bir çağrı da onlara yapayım. Roman vatandaşların hukuki sorunlarını çözmek için yapılan bir çalışma var mı? (hatırlatma: Çeşme ilçesinde de çadırları ve barakaları sökülen roman vatandaşların konut sorunu ne oldu?!)

Kamuoyu ‘şimdilik çözüm’ değil, “kalıcı çözüm” istiyor!