İzmir'de kentsel dönüşüm rekabeti!

Yayın Tarihi 05 Nisan 2017

Rekabet iyidir. Gelişmeye açıktır. Rekabet eşitler arasında olursa daha iyidir. Güçler dengesi yoksa sağlıklı rekabetten söz edemeyiz.

Türkiye’de olduğu gibi İzmir’de de kentsel dönüşüm rekabeti yaşanıyor.

İzmir’de durum biraz farklı. Yerel yönetim ile merkezi iktidar farklı partiden olunca rekabet siyasi boyut kazanıyor. Yerelde CHP iktidarda, merkezde Ankara’da AK Parti iktidarda. Tabii her zaman merkezi iktidar söz ve güç sahibi.

İzmir’de son haftalarda yerel iktidarın açıkladığı kentsel dönüşüm projesi Ballıkuyu, bugün açıklanacak merkezi iktidar kentsel dönüşüm projesi ise Karabağlar.

* * *

Kentsel dönüşümün aslında bana göre yerel ve merkezi iktidarın tam bir uyumu ile yapılması gerekir. Fakat daha yasa aşamasında eşitsizlik yapıldı. 2012 yılı Mayıs ayında yapılan yasa 2014 yılında Anayasa Mahkemesi'nden revize gördü ve bazı maddeleri iptal edildi.

Kentsel dönüşüm yasasının gerçek adı şuydu: “Afet riski altındaki alanların dönüştürülmesi hakkında kanun.”

Kanunun adı güzel. Amacı ve hedefleri güzel. Gelin şimdi de kanunun amacını yazayım da üzerine biraz söz edelim: “Bu kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir.”

Tanımda benim öne çıkardığım yönler: “Sanat normu”, “sağlıklı ve güvenli yaşama çevreleri”...

Basit bir soru sorayım. Bugün kentsel dönüşüm uygulanan yerlerde, veya bu ad adı altında müteahhitlerin yaptıkları yerlerde “sanat” veya “sağlıklı ve güvenli yaşama çevresi” görüyor musunuz?!

Hayır!

Peki bunun yerine ne yapılıyor? Riskli yapı diye bina yıkılıyor. Yerine aynı yere bina yapılıyor. Hani otoparkı, hani çevre düzenlemesi, hani sosyal alan, hani park-yeşil alan, hani sanat-estetik- hiç biri yok. Bina yerine bina!

Böyle kentsel dönüşüm olur mu?

Kanunun özüne ve ruhuna aykırı bir uygulama.

Vatandaş, bana şimdiki dairem yerine fiyatı iki misline çıkmış bir daire ver, yeter diyor.

Yeter mi? Yetmez tabii. Vatandaş şimdi bunu istiyor ama bir süre sonra park isteyecek, otopark isteyecek, sosyal alan isteyecek. Siz o zaman “Kardeşim sen zamanında bir an önce dairem olsun diyordun ve bizden bunları talep etmedin, şimdi mi aklın başına geldi?” diye soramayacaksınız.

Sözümün başına döneyim. Rekabet iyidir ama siyasi rekabet burada vatandaşın günlük beklentisini aşamayınca gelecek açısından iyi olmayan kararlar aldırıyor.

* * *

Bugünkü yazımı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun Ballıkuyu kentsel dönüşüm projesini açıklarken belirttiği ilkeleri sunarak sonlandırayım:

“İlkemizin birinci maddesi yerinde dönüşecek... Kimse komşusundan, mahallesinden, muhitinden ayrılmayacak. İkincisi, kentler değer üretiyor. Şimdi adına rant deniyor. Sizin buradaki evinizin değeri şu kadar lira… Yarın burası her bakımdan donanımlı olduğunda fiyatı katlanarak yükselecek. Bu arada bir rant, değer doğacak. Biz diyoruz ki bu rantın, değerin inşaatın yapılma maliyeti hariç burada ne değer çıkarsa eşit olarak mal sahiplerine ve sakinlerine dağıtılacak. Belediyeye buradan bir kuruş menfaat ve çıkar sağlanmayacak diyoruz. Hepsini siz alacaksınız.”

(Kentsel dönüşüm yazıları devam edecek.B.K)