İzmir Büyükşehir’in “amel”leri!

Yayın Tarihi 25 Mart 2021

“İş, eylem, çaba, çalışma” anlamlarına gelen Arapça kökenli “amel” sözcüğü artık kullanılmasa da ,

ben bu konuya çok uygun bulduğum için (hatta argo deyimle “cuk oturduğu için”!) bu sözcüğü kullanmayı yeğledim.

 

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “özür dilediği”, “mazeret bildirdiği” ve “geri adım attığı” çoook “amel”leri var çünkü.

 

Mesela son olarak İZSU 4 yaşındaki bir çocuk için icra takibi başlattı, sonra rezalet meydana çıkınca, Büyükşehir resmi açıklama ile özür diledi (ve aileden de özür dilendiği açıklandı).

 

“Özür dilemek bir erdemdir”; evet, bu konuda hemfikiriz...

Ama şu da bir gerçek; “özür dilemeni gerektirecek yanlışlar yapmayacaksın!”

Sivaslı ve Bitlisli yurttaşlardan özür dilemek ile başlayan süreç daha ne kadar sürecek ki?

Zırt pırt özür dilemek işin esası olamaz yani!

 

Manzaraya şöyle bir bakalım…

 

Depremler kenti yıkıyor, sular alıp götürüyor

Sudan çıkmış balık” halleriyle felaketzedelere çorba dağıtan yöneticilere soruyorum; “depremden önce ne yaptınız, sellerden önce ne yaptınız, ne gibi önlemler aldınız?” diyorum; tık yok! Çıt çıkmıyor…

 

Uzun süre arana arana en sonunda bulunan ve orada burada devam eden toplantı ve resepsiyonlarda verilen cevap; “küresel iklim krizi sonucu…” falan filan…

 

Tumturaklı cevap, ama yetmez, benim sorumun karşılığı değil çünkü… “Felaketlerden önce, önlem almak adına neler yaptınız?” diyorum ben, çok basit bir soru.

 

Cevap yok; “mazeret” var.

 

Özür dilenen şeylere gelince…

Bu son “4 yaşındaki çocuğa icra takibi”ne ek olarak hangi birini anlatayım ki!

 

Mahalleliye hiç sormadan “kendi kendine gelin-güvey” olunarak tarihi sokaklara asansör kurulmaya kalkılıp halkın tepkisi üzerine sonradan iptal edilen projelerden tutun, “adrese teslim” olduğu anlaşılan ihalelerin “kamuoyunda oluşan hassasiyet gözetilerek” iptal edilişine kadar (ihaleyi alanın taa 2020 Ekim’inde “eğitim” verirken fotoğrafları var ama neyse!) …

 

Bir sürü “özür”, sürüyle “geri adım”...

 

Son dönemin halk arasında en çok konuşulan “özürlü” konulardan biri de “süt kuzusu” sütleri…

İnsanlar aylardır sütlerinin gelmediğinden yakınıyor… Bir zamanlar hepsine tek tek cevap veren HİM (Hemşehri İletişim Merkezi) sessiz sedasız bakıyor.

İzmirliler sorunlarına çözüm beklerken, Belediye’de “falanca ülkenin Bakanı” ile, “bilmemnerenin büyükelçisi” ile “zirve”ler yapılıyor…

Bu deprem meprem, sel mel, su mu, süt müt gibi konular biraz basit mi kalıyor nedir? (!)

 

Özür… Mazeret… Geri adım...

Böyle bir ileri, iki geri adımla bakalım nereye varılacak?