İzdivaç programlarına son verilsin…

Yayın Tarihi 23 Ağustos 2017

Birçok televizyon kanalında yayınlanan evlilik programlarının reyting uğruna kişi hak ve özgürlüklerine saldırması, toplumu yanlış yönlendirmesi son günlerde sık sık tartışma konusu oluyor.

Büyük bir kitle izleyicilerle adeta dalga geçer nitelikte, kalitesiz ve toplum ahlakını hiçe sayan tüm evlendirme programlarının en kısa sürede yayından kaldırılmasını talep ediyor.

Evlilik programlarının yayından kaldırılmasını isteyenler, RTÜK ve Aile Bakanlığı’nın harekete geçmesini, evlilik kurumunun ucuzlaşması, sevginin ayaklar altına alınması, Türk aile yapısına ve en önemlisi gençlerimize tamiri olmayan zarar verilmesi karşısında bir adım atmasını istiyor.

Ne olduğu belirsiz kişileri kanalların reyting uğruna giydirerek, roller biçerek, onlara çöpçatanlık yaparak, belirli paralar karşılığında ekranlarda yayın yapmanın ahlaki yönünün irdelenmesi isteniyor.

Programa evlenmek için gelen adayların yıllardan beri program konuğu olması, bazılarının da başka evlendirme programlarına transfer olması yayın ciddiyetinin eksikliği olarak görülüyor.

Zorlama tartışma ve kavgaların yaşandığı reytingi yüksek bu programların devamını isteyen kitle de azımsanacak kadar değil…

Göbek atan, şarkı söyleyen, ayılıp bayılan yarışmacıları gördükçe de bunların bir ‘Evlendirme’ programı değil de ‘Evlendirmeme’ programı olduğunu görmek içten bile değil…

Evde oturan, memleketin sıkıcı ve acı veren gündeminden sıkılmış insanları hipnotize etmek üzerine kurgulanmış bu tür yayınların toplum yararına olmadığı çok aşikar.

Hem çok şikayet alan hem de çok izlenen evlendirme programları ile ilgili sunucularının yüksek maaşları ile sıkça gündeme gelen programlardaki gelin ve damat adaylarının masraflarının nasıl karşılandığı, popüler adayların bu programlardan maaş alıp almadıkları ise toplumun açıklığa kavuşmasını istediği başka bir durum…

Türk gelenek, görenek ve aile yapımıza en büyük hakareti eden bu programlara şimdilerde insanların "acaba biri görür de beni ünlü eder mi" diye katıldığı, boş boş konuşup tartıştığı programlar halini aldığını görmemek ve üzülmemek elde değil.

Mizah desen mizah olmayan, eğlence desen eğlence olmayan, eğitici ve öğretici tarafı bulunmayan, insanların çaresizlikleriyle dalga geçtiği, aile bağlarını ticarete döktüğü iddia edilen bu programların yayından kaldırılma zamanı gelmiş hatta geçmektedir.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Kamu Denetçiliği Kurumu’na da evlilik programlarıyla alakalı şikayetler halen sürmekte.

RTÜK İzleme ve Değerlendirme Dairesi "Artık evlilik programları olmayacak. Yayıncı kuruluşlar ile görüştük yeni dönemde evlilik programı başka formatta yayınlanacak. Geçen dönem benzeri evlilik programları yapanlara çok ağır cezalar verilecek" diyor.

Sosyal medyada ise “Evlilik programları kaldırılsın” kampanyaları devam ediyor.

RTÜK, şikayet rekoru kıran evlilik programlarına son bir yılda toplam 12 milyon lirayı aşan ceza verdi. Kesilen onca para cezasına rağmen bu programlardan yana olan şikayetler bitti mi?

Koca bir ‘HAYIR’

Bu durumda RTÜK’ün verdiği para cezaları bu programları yola getirmediğine göre geriye tek bir seçenek kalıyor.

O da evlilik programlarında olan bitenlerin değil, kamera arkasında yaşananları mercek altına alınması.

Eğer devlet evlilik programlarına çıkan damat ve gelin adaylarının evlenmek amacıyla değil, para kazanmak için oraya çıktıklarını belgelerse bu sorun çok kısa vadede hem de tümüyle ortadan kalkar diye düşünmekteyim.