İzahlar ve ispatlar ile çözümler

Yayın Tarihi 16 Mart 2021

Akdeniz’de “askeri tatbikat” diye bir şeyler yapılıyor… Katılanlar (ve oradan buradan ellerini, ayaklarını, burunları sokanlar!) Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi, ABD, Fransa, İsrail, Suudi Arabistan… Ekşimiş çorba gibi bir terkip!

 

Biz “bunlar”a “komşuyuz”, “müttefikiz”, “din kardeşiyiz” diyoruz, bunlar bizim aleyhimizde rapor hazırlatıp (Avrupa Parlamentosu Genel Kurulunda kabul edilen Suriye ihtilafına ilişkin kararda olduğu gibi!) sınırımızın ötesindeki Türkiye düşmanlarını “müttefik” sayıp, bize “işgalci” diyorlar; tam olarak tarif etmeye çalışırsak öpücük yolladığın kişinin sana yumruk (ve benzeri şeyler!) göstermesi gibi bir şey!

 

Kapatıvereceksin İncirlik’i Pirinçlik’i, “Portakallık”ı; Amerika’nın ağzına bakıp duracağına alıvereceksin F-35 yerine Rusya’dan Su 35’leri, Su-57’leri, bak nasıl yola geliyorlar!

Yıllardır olduğu gibi geçenlerde de yazdığım üzere…

( https://gazeteyenigun.com.tr/kose-yazisi/iceriden-ve-disaridan-notlar )

 

 

***

 

Fenerbahçe yine yenildi… Yöneticiler kendi yetersizliklerinin ve kendi kurdukları takımın perişanlığının görünmesini gizlemek ve bindikleri “peynir gemisi”nin birkaç metre daha yol almasını sağlayabilmek için, berbat durumun sorumluluğunu yine başkalarında arayıp, yine “başka suçlular” icat ettiler!

Daha birkaç hafta önce Fener’in durumunu anlatırken “ligin en dibindeki takım son 3-4 ay içindeki tek galibiyetini Fener’i yenerek almış; ama adamlar hala, “olsun; biz fi tarihinde cin-con’u 6-0 yenmiştik” diyor!” demiştim.

( https://gazeteyenigun.com.tr/kose-yazisi/sosyokulturel-bir-fenerbahce-tahlili )

Buyrun; tıpatıp aynen yazdığım gibi oldu!

Bu büyük kulüp, “megalomani” ve “hep başkalarını suçlama” hastalıklarına çare aramak yerine, böyle kendi kendini hiç acımadan aldatmaya devam ederse daha da kötü durumlara düşecek; herkes bunu böyle bilsin.

 

 

***

 

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, Başkan Tunç Soyer’in arkadaşı bir gazeteciye “adrese teslim ihale” ile “günlük 13 bin lira”lık kazanç sağladığı konusu artık ulusal TV’lerin ekranlarını da “süslemeye”(!) başladı!

 

Buna diyecek bir şey yok.

Kanıt “manıt” gerekmiyor.

Neredeyse iki yazımda bir durumu anlatıyorum.

Hala anlamayan da… Ne bileyim…

Çözüm”e gelince...

Seçimler yavaş yavaş yaklaşıyor.