İstismar sıradanlaşıyor mu?

Yayın Tarihi 25 Mart 2016

Bir vakıf ve bu vakıfta çocuk istismarı olayı yaşandı. İstismar yapan bir yetkiliymiş! İlk defa gündeme düşen bu olayın 45 defadan fazla yaşandığı bilgisi alınıyor. Aileden sorumlu bakan Sema Ramazanoğlu “Bir defa yaşanmış olayı tüm vakfa mal etmek haksızlıktır” diyor.

Kesinlikle ülkemizde enteresan şeyler olmaya devam ediyor. Bugün istismarların ortaya çıkması da gayet normal olarak karşılanıyor. Şaşırtıcı bir durum değil mi? Vicdan muhasebesi altında insani değerlerin yozlaştığı bir süreci yaşarken daha nelerle karşılaşacağımızı bilemiyoruz. Kamuoyuna yansıyan ve yansımayan yüz binlerce olayın olmasından bir vahşet manzarasının meydana gelmesi gözlerden acaba kaçırılıyor mu diye düşünmeye başlıyoruz. Bu görünen ortaya çıkan gerçekler… Peki, ortaya çıkmayan görünmeyen gerçekler neler?

Çocuk ıslah evindeki istismar ve intihar olayları ile cinsel istismar ve taciz sonucu pencereden atlayarak intihar eden bir kız çocuğunun olayı da hafızalardan nasıl silinecek bilinmiyor.

Hepimizin çocuğu var. Çocuklarımızı kendimizden sakınarak büyütüp, bu travmaya girmiş toplumun içine bırakıyoruz. Hangimizin çocuğunun başına ne gelecek bu günden kestiremiyoruz.

Birimizin çocuğu şehit oluyor. Birimizin çocuğu dershane çıkışı otobüs beklerken durakta bir terör saldırısı sonucu ölüyor. Birimizin çocuğu üniversiteye gitti okulu bitirmek üzere derken yürüdüğü kaldırımda yine bir terör saldırısı ile ölebiliyor. Birimizin çocuğu istismara karşı bunalıma giriyor toplum dışına itiliyor veya evden kaçıyor. Birimizin çocuğu camdan atlıyor, intihar ediyor. Birimizin çocuğu insanlık üzerine küçük çocuklara oyuncak götüreyim derken bombayla patlatılıyor. Birimizin çocuğu beyini yıkanarak terör örgütlerine katılıyor. Dün 10 yaşında Beratcan’ı ölü buluyoruz. Ve daha bir çok benzeri olay…

Bir ülkede sistem oturmadan insan ölümlerinin ve olayların önüne geçmek mümkün değil. İnsani değerin en üst seviyeye çıkması için siyasi ahlak yasasının çıkarılması gereklidir. Bunun yanında insan birey ön plana çıkarılarak Anayasa yapılmalıdır. Bir insan bile ölse devlet bundan sorumlu olmalıdır. Sorumluluğu üstlenmelidir. Üstlenemeyeceklerin iktidara gelmesi mümkün olmamalıdır.

Bir yılda binlerce vatandaşınız trafik terörü ile yüzlerce vatandaşınız terör saldırıları ve olayları sonucu ölüyorsa, ciddi şiddet ve travmatik olay ve namus davaları ile ölenleri de sayarsak binlerce de insan ülkemizde katlediliyorsa bir yerde bir yanlışlık yok mudur?

Ülkelerin, devletlerin görevi; vatandaşına sahip çıkmak, korumak kollamak ve rahat yaşamasını sağlamak değil midir? Yöneticiler yani siyasiler vatandaşlarından oy isterken yaşam hakkınızı ve hayatınızı koruyacağız, daha iyi yaşam size sunacağız diye iktidara gelmezler mi? Peki nedendir. Nedendir anlayamadığımız, bizim ülkemizde insana verilen değer, diğer gelişmiş ülkelere göre yok denecek seviyesindedir. Bu bir kültür müdür? Bu bir sistem eksikliği midir? Sistem eksiği ise, neden gelen iktidarlar eksikleri tamamlamaz. Acaba sistemin kurulması birilerinin çıkarlarına ters mi düşüyor?

Şimdi istismar yapacaksın yanına kar kalacak. Hem de bunu çocukların korunmasına kendini adadığını iddia ettiği bir vakfın çatısı altında yapacaksın. Ve sana birileri sahip çıkacak meclis araştırma önergesi isteyenlere karşı oy kullanan iktidar tarafından araştırılması istenmeyecek. Hatırlarım terör olaylarının araştırılması da istenmemişti MHP’nin AKP’ye verdiği destekle! Haydi, rast gele istismarda mı sıradanlaşıyor diyebilirsiniz. Terör nasıl sıradanlaştıysa!

Sevgi ve saygı ile “inadına karanfilli” günler dilerim.