İSLAM JEOPOLİTİĞİ DIŞ VE İÇ SORUNLAR

Yayın Tarihi 24 Aralık 2019

Gördüğünüz gibi BOP’un kısaltılmış geçmişteki ismi bile Ortadoğu bataklığını nasıl da çağrıştırıyor. İslam’ın doğuş, gelişme ve bugüne geliş süreçlerinde yaşanılan olaylar ve bunların yarattığı iç sorunlar dışında, global sorunların yansımalarından kaynaklanan dış sorunlar da bulunmaktadır.  İç sorunları dört başlık altında toplamak mümkün olacaktır:

Gördüğünüz gibi BOP’un kısaltılmış geçmişteki ismi bile Ortadoğu bataklığını nasıl da çağrıştırıyor.
İslam’ın doğuş, gelişme ve bugüne geliş süreçlerinde yaşanılan olaylar ve bunların yarattığı iç sorunlar dışında, global sorunların yansımalarından kaynaklanan dış sorunlar da bulunmaktadır. 
İç sorunları dört başlık altında toplamak mümkün olacaktır:

1. İKTİDAR MÜCADELELERİ
Medine Devleti dışında ve üçüncü Halife’nin vefatı ve dördüncü Halife’nin seçimi sırasında İslam toprakları içerisinde başlayan iktidar değişiklikleri ve yürütülen mücadeleler tarihsel etkilerini uzun süre devam ettirmiştir. İslam’ın kendi özünde bulunan seçme veya tercih etme hürriyeti özellikle kabileler arası mücadelenin gölgesi altında kalmış iktidar ile yönetilen arasında ilişki kopmuştur. Bu kopuşla beraber, toplum içindeki iktidarı ele geçirenler lehine ve aleyhine olan kamplaşmalar kanlı çatışmaları ve tarihsel nitelik taşıyacak ayrılıkları başlatmıştır. Osmanlı İmparatorluğunun sona ermesi ile birlikte, İslam toplumu üzerindeki iktidar mücadeleleri yerini ulus devletler içi mücadelelere bırakmıştır.
2. MEZHEP KAVGALARI
Temel olarak iki büyük akaid ekolünün yarattığı gerilimin kaynağı aslında iktidar mücadelesinin de sebebi konumunda olmuştur. Gelişen olaylar ve felsefi tartışmaların yaratmış olduğu temel dini hususlara ilişkin aldı farklılığı, bugün için derin ayrılıkları yaratmıştır. Ama bu algı farklılığı, ilk dönem için var olan iktidara taşınmanın aracı olma konumunu mezhepler açısından yitirmiştir. Ameli konulardaki görüş farklılıklarından kaynaklanan mezhepler ise, bu açıdan güncel bir siyasi ayrılık konumunda değildir. Şii ve Sünni akaid ekollerinin siyasi temsil arzuları hala etkin olarak varlıklarını sürdürmektedir.
3. ETNİK AYRIŞMALAR
Önceleri kabile seviyesinde başlayan ve İslam’ın genişlemesi ile birlikte farklı milliyetlerin iktidar ve üstün olma arzularına dönen çatışmalar, İslam toplumu içerisinde önemli ayrışmalara neden olmuştur. Ulus devlete geçen süreçle birlikte, kendi sınırları içerisinde devam eden tarihsel ayrılıkların yarattığı gerilimler önemli bir sorun olarak günümüzde  de etkili olabilmektedir.
4. KÜLTÜREL DİRENİŞ
Özellikle Şam’ın fethi ile birlikte yoğunlaşan yeni toplulukların İslam topraklarına katılımı kültürel bir etkileşimi de beraberinde getirmiştir. Önceleri farklı Arap kabilelerin katılımından kaynaklanan yeni gelenek ve inanışlar, küçük parçalar halinde İslam toplumuna taşınmakta iken, gelişen fetihlerle birlikte Roma ve Fars kültürlerinin de yarattığı kültürel etkileşim çeşitli problemleri ortaya çıkartmıştır. Bir yandan bu toplulukların ve farklı coğrafi olanakların dini açıdan ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik mevzuat sayılabilecek tartışmalar, diğer yandan yeni kültürel iklime karşı hazım problemleri dikkat çekmiştir. Bu sürecin yarattığı yabancı kültüre karşı direniş zaman içerisinde katılıklara ve dini fanatizme zemin hazırlamıştır. Bunda Emevi Arap Milliyetçiliği’nin arttırıcı etkisi olmuştur. İslam, ilk yıllarında Emevi Devleti zamanında çok ciddi biçimde Arap kültürü ve milliyetçiliği ile zara görmüştür. İslam’ın Kutsal kitabı olan Kur’an dışındaki dini kaynakların büyük kısmına çok sayıda Arap kültürü öğeleri baskıyla karıştırılmıştır. Dolayısıyla bugün için bir çok fanatik ve radikal düşüncenin kaynakları Kur’an dışındaki ikincil İslam referanslarıdır. Tam anlamıyla bir kültürel direnişin doğması da bu karmaşadan kaynaklanmaktadır.
İslam toplumu içinde yükselen iç gruplar arası çatışmalar ve dış unsurlarla yürütülen dolaylı ve dolaysız çatışmalar açısından bir yaklaşım bulunmaktadır. ‘Belirgin ve sistemli nefret ile birlikte sert ve yok edici mukabele’ şeklindeki bu yaklaşımın kökeninde yukarıdaki sorunların önemli bir yeri bulunmaktadır.
Belirtilen bu iç sorunların dışında global veya bölgesel nitelikli sorunlar da bulunmaktadır;
a. Yoksulluk
b. Beşeri Geri Kalmışlık
c. Demografik Değişim, Nüfus ve Göçler
d. Totaliter Yönetimler
e. İç Terörizm ve Sınır Aşan Terörizm
f. Sınır İhtilafları