İşinize gelmiyorsa başka partiye

Yayın Tarihi 14 Ağustos 2014

Doğu Perinçek, Ergenekon soruşturması çerçevesinde tutuklanarak hapse konmuştu. Uzun süre tutuklu kalan ve Anayasa'ya aykırılık tespiti ile Anayasa Mahkemesi'nin salıverilmesi gerekçeli kararı ile hapisten çıktı. Hapisten çıkan Doğu Perinçek herkesi şoke eden açıklamalarda bulunarak bir anda Tayyipçi oldu. Cumhurbaşkanlığı seçiminde RTE'ye destek verdiğini açıkladı. Ulusal Kanal'ın da sahibi olan Perinçek bu kanalın da çizgisini değiştirdi. “Mustafa Kemal'in askerleriyiz” sloganı ile sürekli gündemde ve TV programlarında boy gösteren çok kıymetli İşçi Partililer bile genel başkanlarının bu çıkışı ile ilgili şaşkına döndüler. Cumhuriyetin temellerine dinamit koyan Atatürkçüleri ve Kemalistleri düşman ilan eden RTE'ye, Doğu Perinçek’in destek vermesinin hangi siyasi etiğe, ilkeye sığdığını da hiçbir İşçi Partili anlamamıştır.

İşçi Partisi'nin kanalı Ulusal Kanal'da yorumcuların çoğunun CHP'ye eleştiriler yöneltmesi de enteresan bir başka konu olarak gözlere çarpıyordu. Ulusal Kanal'ın haber ve tartışma programlarına katılan CHP’nin ulusalcı milletvekilleri de Perinçek gibi aleni olmasa da RTE'nin Cumhurbaşkanı seçilmesine katkı koyarcasına kendi partilerini eleştiren ve adaylarını desteklemeyeceklerini, hatta sandığa gidilmemesi ile ilgili görüşlerini dile getirmişlerdi. Vatandaşların şaşkınlıkla izlediği bu zatı muhteremlerin, Kılıçdaroğlu başarısız olursa yarın al aşağı yaparız düşüncesine sahiplikleri tescillenmiş oldu. Nitekim vatandaş haklı çıktı ki! RTE Cumhurbaşkanı olunca bu vekiller hemen kazan kaldırdılar. En acıklı ve kötüsü ise, daha seçim yapılmadan bu vekillerin meclis başkanlığından toplantı salonu tahsisi için talepte bulunmaları olmuştur. Kazan kaldıracakları aleni belli olan bu vekillerin seçim sürecinde hiç çalışmamaları ve sürekli her bulundukları ortamda genel başkanlarını eleştirmeleri de acınılacak bir durum oluşturmuştur.

Ne enteresandır ki bu vekiller sürekli Ulusal Kanal aracılığı ile CHP'yi ve genel başkanlarını eleştiren bir tutum sergiliyorlardı. Atatürkçü olduğunu savunan bir kanal ve Atatürkçü olduğunu savunan vekillerin birarada varsa yoksa CHP'ye vurmaları kabul edilir bir durum değildir. Bırakın Atatürk’ü düşman belleyen RTE'ye karşı mücadele eden CHP ve Genel Başkanı'na eleştiri yapıyorlar. Kaldı ki, bu vekillerin eleştirel havaya girmelerinin sebebi şahsi miydi yoksa kamusal mıydı? Bu vekillerin mazilerine baktığımızda tümü CHP'nin üst yönetimlerinde görev aldıkları zaman ise Kılıçdaroğlu'nu en çok bunlar savunuyorlardı. Ne zaman ki bu vekiller üst yönetimde görev alamadılar, sancıları başladı. İkisi üniversite kürsüsünden meclis kürsüsüne transfer olmuşlardı. Bazen kendilerini üniversite amfisinde hissederek konuşmaları sanırım siyaset bilmezliklerinden kaynaklanıyordu. Bir diğerinin Cumhurbaşkanı adayı olma hayali vardı. Gerçekleşmedi diye dün bir bugün iki siyasete girip vekil ve ardından Grup Başkan Vekili olmuştu ki süper kahraman gibi kendini hissetmeye başladı. Oysa ki bu üç kişiyi de Kılıçdaroğlu siyasete sokmuş, görev vermişti. Bir diğeri Mersin'de kendi istediği yönetimler oluşmadığı ve Grup Başkan Vekilliği düştüğü için başkaldırmaya başladı. Bir vekil var ki kendi genel başkan yardımcısına CİA ajanı suçlamasını, fütursuzca yapıyordu. Bir diğeri ise yılların profesörü Deniz Baykal’ın vazgeçilmez milletvekillerinden ve kontejanından olan biriydi.

Şimdi izliyorum bu arkadaşları ve bunlar adına üzülüyorum. Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk adına üzülüyorum. Bu arkadaşları alın sokağa salın bakalım kaç vatandaşla ilişki kurabilecekler. Hangi kitleyi kendi arkalarından sürükleyebilecekler? Konuştukları kaç kişi tarafından anlaşılabilir bir durum oluşturacak? Yapmayın etmeyin yazık artık CHP'de siyaset yapanlar eski alışkanlıklarından vazgeçecekler. İyi günde de kötü günde de kenetlenmesini bilecekler. Ben olmaz isem “tu kaka”dan vazgeçecekler. Kişisel hırs ve intikamdan vazgeçecekler. CHP eski alışkanlıklarından kurtulacak ve halkı kapsayıcı sol, sosyal demokrat çizgisini de keskinleştirecektir. İşine gelen bu çizgide siyaseti CHP çatısı altında yapacak, işine gelmeyenler de kendilerine uygun partiyi seçeceklerdir.