İş mülakatları ve geri bildirimler

Yayın Tarihi 06 Ocak 2020

İşsizsiniz ve çok istediğiniz iş için ilk adımı geçip iş görüşmesine çağrılıyorsunuz. Görüşme öncesi ve görüşme sırasında yaşanan heyecanlı dakikalardan sonra en zor süreçtir insan kaynakları departmanlarından olumlu ya da olumsuz bir geri dönüş beklemeye başlamak...

İşsizsiniz ve çok istediğiniz iş için ilk adımı geçip iş görüşmesine çağrılıyorsunuz.
Görüşme öncesi ve görüşme sırasında yaşanan heyecanlı dakikalardan sonra en zor süreçtir insan kaynakları departmanlarından olumlu ya da olumsuz bir geri dönüş beklemeye başlamak...
Aradan bir gün, bir hafta hatta bir ay geçer.
Beklediğiniz olumlu veya olumsuz telefonu, maili bir türlü alamazsınız. 
İşte konu iş görüşmeleri ve mülakatlar olduğunda iş arayanların büyük çoğunluğunun yaşadığı ızdıraptır bu.
Aslında iş arayanların mülakat sonrası istedikleri çok basittir.
Ya işe kabul edildiğine ilişkin geri bildirim almak ya da işe kabul edilmediğine ilişkin geri bildirim almak.
En zoru da olumlu ya da olumsuz gelebilecek geri bildirimi beklerken yaşanan stres ve kaygı olsa gerek.
Şirketler mülakata çağırdıkları adaylara sürecin kısa zamanda sonuçlanacağını söyleseler de malesef başvuruların sonuçlanması uzun zaman alır.
Geri dönüş yapacakları tarihi söylemiş olsalar dahi çok azı söyledikleri tarihte geri bildirimde bulunur.
Kontrol edilemez durumlar yüzünden mi yoksa geri planda başka hesaplar mı yapılıyor?
Bu durum tam bir muamma...
Elbette mülakata çağrılan tek kişi bizler değiliz!
Gelin durumu ilk etapta işveren açısından inceleyelim...
Her iş ilanına ortalama 200-500 arası başvuru yapıldığını, tahmini olarak 10-20 arası değişen sayıda adayın görüşmeye çağrıldığını ve üstüne bu görüşmelerin 2-3 aşamada tamamlandığını düşündüğünüzde sürecin ne kadar uzayabileceğini tahmin etmemiz zor değil. 
İşverenler son kararlarını vermeden önce adayların hepsiyle görüşmek isterken, eğer  işe alım sürecinde mülakata giren ilk adaysanız bütün görüşmeler sona erene kadar sabırla beklemekten başka bir çareniz yok, onu baştan söyleyelim...      
Son kararın alınmasında en önemli etken olarak, görüşmeye giren her aday hakkında diğer yönetici kademelerinin ne düşündüğü ile ilgili geri bildirimleri toplamak ve buna göre karar vermek geliyor. 
Bu durumda yöneticilerin adayın işe alınmasıyla ilgili değerlendirmesi ne kadar basit olursa olsun zaman alırken, sonuca ulaşılmasının gecikmesine neden olmakta.
Bu nedenle mülakat yapan kişinin işinin sadece sizi işe alıp almamaya karar vermesi olduğunu düşünmemelisiniz.
İşverenin sizin de bünyesine dahil olmak istediğiniz şirkette, ilgilenmesi gereken görevlerinin ve aciliyet içeren sorumluluklarının bulunduğunu untmayınız!
Bazen, henüz karara varılmadığı size söylendiğinde, bunun altında herhangi bir anlam  aramadan gerçekten de henüz karar verilmediğini kabul etmeniz gerekebilir. 
İşe alım için ilan verme, görüşmeler yapma ve nihai kararı tartışma işlemleri zaman ve para açısından şirketlere yüklü maliyetler getirebilmekte, bu yüzden şirket işe alacağı adayın uygun nitelikte olduğundan yüzde yüz emin olmayı istemektedir.
İşe kabul edilmediğinizin size hızla ve direkt bildirilmesini hak ediyor olmanıza rağmen bunun üzerinde fazlasıyla durarak zamanınızı boşa harcamayın.
E-mailinizi sürekli kontrol etmek yerine öncelikle sürecin basamaklarını gözden geçirin ve sizin kontrolünüzden bağımsız pek çok etkenin meydana gelmiş olabileceğini düşünmekten kaçınmayın. 
Hatta resmi olarak işe kabulunüzü öğrenmeden iş aramayı bırakmayın.
Genel olarak, işe alım yetkilisi sizinle iletişim kurduktan iki hafta sonra hala yanıt gelmemişse, şirketin başka bir adayla devam etmeye karar verdiğini varsayabilirsiniz. 
Sonuç olarak; insan kaynaklarında adaylar ile ilgili süreci yöneten çalışanların sürenin sonunda mutlaka olumlu ya da olumsuz bildirimleri yapması gerekmektedir.
Şunu da ifade etmeliyim ki: kabul edilmemiş olmanız hayatın sonu değil!
Birşey olmuyorsa olmasın üzülmeyin!
Unutmayın!
Onun arkasından mutlaka daha güzeli gelir.
Eğer arzu ettiğiniz iş gecikiyorsa inanın daha güzeli sizi bulacaktır.