İlahi adalet!

Yayın Tarihi 30 Ağustos 2017

Önce Ankara’dan İstanbul’a “Adalet” Yürüyüşü gerçekleştirildi. Şimdi de Çanakkale’de “Adalet Kurultayı” yapılıyor.

6 Temmuz tarihli “Adaletin bu mu dünya” başlıklı yazımda Adalet Yürüyüşü'nün somutlaştırılması gereğinden bahsetmiştim. Ve şöyle yazmıştım:

“Adalet nedir?

Yenir mi, içilir mi?

Soyut nedir, somut nedir? Adalet soyut mudur, nasıl somutlaşır?”

Ve yazımın devamında daha somut önerimi getirmiştim:

“Adalet isteminin sadece siyasi davalar ile sınırlı tutulması da sığlığa götürür bizi. Başlangıçta somutlanmamış adalet istemi yürüyüşün sonunda somutlanmalıdır.”

Adalet Kurultayı, soyut adalet isteminin somutlaşmış halidir. Bunu düşünenleri, uygulayanları kutluyorum.

Aslında CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Ankara Güvenpark’tan yürüyüşe başladığında ben AK Parti tarafından karşı atak olarak bu yürüyüşü seyretmek veya eleştirmek yerine bir kurultay düzenlemelerini beklerdim. Eğer AK Parti 2001 yılının kurucu değerlerini unutmamış olsaydı eleştiri yerine daha yapıcı çözümlerle gelirdi. Böyle tarihi bir fırsatı kaçırdılar.

Bu Adalet Kurultayı bir partinin kurultayı olarak görülmemeli. Bütün partiler, bütün siyasi oluşumlar, bütün duyarlı sivil toplum örgütleri adalet konusunda çalışmalı, kurultaya katılmalı, en azından gözlemci göndermeli, görüş açıklamalıydı.

Adalet sadece siyasi davalarla sınırlandırılmamalı, diye özellikle birkaç kere vurguluyorum. Geçtiğimiz günlerde İzmir’de bir gencin 6 yıl cezaevinde kalıp Yargıtay’ın cezasını bozmasından sonra beraat edip özgürlüğüne kavuştuğunu ve çok küçük bir tazminatla konunun geçiştirildiğini haberlerde okumuştuk. İşte size çok somut bir adalet-adaletsizlik ikilemi. Bu genç ve avukatı kurultaya davet edilip yaşadıklarını anlatmasına imkan tanınmalıydı.

* * * * *

* * *

Adalet somutlaşmalı deyip duruyorum. Bakın şu resme. Alın işte somutlaşmış adaleti görün.

Bu resim Çanakkale’de bir hediyelik eşya satan dükkan önünde dün çekildi. Somutlaşmış adaletin simgesi gördüğünüz gibi ne acıdır ki “sopa”. Sopalara yazılmış adalet sözleri. Ortaçağ'dan kalma söylemler hala devam ediyor. Ortaçağ zindanlarında, şimdi müze olan Sinop Cezaevi'nde falaka sopaları görebilirsiniz. Yakın zamana kadar karakollarda ve cezaevlerinde de görebilirdiniz. Şimdi Aydın Belediye Başkanı olan Özlem Çerçioğlu milletvekili olduğu dönemde bir karakol denetiminde falaka sopası ele geçirmişti.

Falaka sopası sadece devletin elinde mi? Hangi arabanın bagajını ararsanız mutlaka bir beyzbol sopası bulursunuz. Beyzbol oynanmayan ülkemizde vatandaşlarımızın beyzbol sopasına bu merakı nedendir acaba?

Adalet önce kendi kafamızda somutlaşmalı. Adaleti “kendi adaletini kendin sağla” ilkelliğinde aramamalıyız. Yoksa herkes bir sopanın üzerine “ilahi adalet” yazar ve kendi adaletini sopa ile sağlamaya kalkışır. Adaletli günler dileğiyle Çanakkale’den selamlar.