İktisat kongresi (3)

Yayın Tarihi 06 Ekim 2020

1992 yılında İzmir’de yapılan İktisat Kongresi'nde açılış konuşmasını yapan SHP Genel başkanı Erdal İnönü’nün konuşma metninin üçüncü bölümünü veriyorum.

1992 yılında İzmir’de yapılan İktisat Kongresi'nde açılış konuşmasını yapan SHP Genel başkanı Erdal İnönü’nün konuşma metninin üçüncü bölümünü veriyorum.

"Demiştik ki eski Sovyetler Birliği'nden kopmuş ve bağımsızlıklarını elde etmiş Türk Cumhuriyetleri ile gelişmekte olan bağlarımızı da buna dayanarak ele almaktayız.

Dünyanın değişen bu koşullarında Türk insanı nasıl değişmektedir? Bu konuda, sosyal demokratların doğru olarak kavradığı şu üç eğilimi iyi değerlendirmek gerekir. Bunlardan birincisi, insanlarımızın daha demokratik bir topluma, ikincisi daha rekabet gücü olan bir ekonomiye ve üçüncüsü daha sosyal bir devlete sahip olmaları arzularıdır. Bu yönlerde elde edeceğimiz başarılar Türkiye’nin hem kendi içinde ve hem de çevre ülkeler ve kardeş Türk Cumhuriyetleriyle ilişkilerinde daha verimli gelişmelere yol açacaktır.

Demokratik bir toplum olmak sadece belirli aralıklarla seçim yapmak değildir. Temelde toplumun tüm karar alma süreçlerinde yaygın ve etkin bir katılımın sağlanması demektir. Bu yönde kurum ve kuralların oluşturulması da yetmez. Bu kuralların kökleşmesi ve toplum geleneklerinin bir parçası haline gelmesi gerekmektedir.

İşte bu gerçekleri kavrayarak demokratikleşme paketini Türkiye’nin gündemine getirdik. Bu paket demokratik düzenin çağdaş bir düzeye erişmesi için çok önemli bir adımdır.

Ekonomimizin dünya ekonomisi içindeki rekabetçi gücünü artırması vazgeçilmez amaçlarımızdan biridir. Kapalı kapılar ardında kalarak kalkınmamız mümkün değildir. Ama sosyal dengeleri de dikkate almadan dışa açılmak doğru bir politika olamaz. Dünyanın hiçbir ülkesinde hiçbir sanayi adil olmayan koşullarda dış rekabete açılmamıştır. Dolayısıyla bugünkü koalisyon hükümeti (DYP-SHP) daha pragmatik bir dış ticaret ve sanayi politikasını benimsemektedir.

İnsanların acımasız piyasa koşullarına terk edilmeleri kabul edilemez bir anlayıştır. Nitekim son aylarda bazı batı ülkelerinde yaşanan olaylar devletin niçin sosyal boyutlu olması gerektiğini çok iyi bir biçimde göstermiştir. Bu nedenle sosyal devlet kavramı önemini yitirmiş bir kavram değildir. Aksine çağdaş toplumların daha da vazgeçilmez bir unsuru olmuştur. Bugün bu kongrede Türk halkının yukarıda değindiğim özlemlerini yerine getirmede benimsediğimiz bazı yaklaşım ve uygulamalarımıza da değinmek istiyorum."

(Devam edecek)