İki yanlıştan bir doğru çıkmaz!

Yayın Tarihi 02 Mayıs 2018

İki yanlıştan bir doğru çıkmaz!
Ülkemiz siyasetinin son 15 yılına damga vuran en önemli aktörlerinden biridir Devlet Bahçeli...
Uzun yıllardır milliyetçi camianın önderliğini yapan Sayın Bahçeli’nin almış olduğu siyasi kararları anlamak, bunları anlamlandırmak inanın hiç kolay değil...
Sayın Bahçeli’ye sorulacak o kadar çok soru var ki aslında. Ama inanıyorum ki 24 Haziran Seçimleri’nde halkımız kendisine bu soruların cevabını çok net verecektir.
Meydanlarda martaval okumanın, Yüce Divan’ a gönderme, yolsuzluk ve hukuksuzluk üzerine atılan boş vaatlerin ne kadar samimiyetsiz sözler olduğunu hatırlatacaktır kendisine.
Devlet Bahçeli'nin " Onunla konuşmam, bununla yan yana durmam " siyaseti artık çökmüştür.
Türk Milleti’nin birlik ve beraberliğini benimseme konusunda güvenilecek, ilkeli, berrak bir düşünce yapısına sahip, demokrasi ilkelerine duyarlı ve kararlı bir şahsiyet olmalı milliyetçi cenahın lideri…
Milliyetçi liderin çizgisi belli, yönü açık, duruşu net olmalıdır.
Siyaseti milletin çıkarları için yapmalı, kimseden korkmamalı, milletin rotasından sapmamalıdır.
Siyasi hayatındaki çizgisini, saygınlığını gündelik heveslere heba etmemelidir.
Siyasi görüşü, fikri, aidiyeti, meshebi ve yöresi ne olursa olsun her vatan evladına eşit mesafede durmalıdır.
Rahmetli Ecevit’in dediği “Düzenle özlemin, kurallarla değerlerin, yasalarla yaşamın çeliştiği; insanların birbirleriyle yahut devletle davalı olduğu, suçsuz kimselerin yıllarca tutuklu kaldığı, bazı gerçek suçluların el üstünde tutulduğu, yaşam ve özgürlük kavgası verenlerin birçoğunun hapishanelerde olduğu” Türkiye profiline hep yabancı kaldı Devlet Bahçeli…
Üslubu hep sert oldu. Sürekli bağırdı, çağırdı mitinglerde, meclis kürsülerinde.
Aslında insanların yalan söyledikleri, karşısındakini ikna edecek doğru girişimleri olmadığı zamanlarda kullandıkları uygulamadan başka bir şey değil üslubu sertleştirmek.
Kişisel hesaplaşmalarını merkeze almasıyla, her bir demeç ve söyleminin intikam aracına dönüştürülmesinin tek sonucu toplumun kamplara bölünmesi ve kutuplaştırılması oldu. 
Övmeyi değil dövmeyi siyaset edindi kendisine…
Siyasetin herşeyden önce bir ölçü ve kıyas sorunu olduğunu unutuverdi.
Sayın Bahçeli’nin sözleriyle bitirelim madem bizde…
İki yanlıştan bir doğru çıkmaz, 
Tekeden süt sağılmaz...
Balda tuz bulunmaz...
Suda ateş yanmaz...
Milletin terazisi bu sikleti çekmez.
Devlet Bahçeli de milliyetçi cenahın lideri olmaz, olamaz, olmayacaktır!!!