İçimizi ısıtan görüntüler…

Yayın Tarihi 21 Şubat 2021

Dışarda kar yok ama kar soğuğu var. Nefesim, maskenin içindeki havayı nemlendiriyor. Gözlüğümün camlarını sık sık silmek zorundayım. Buğulu camla dışarıyı görmem imkânsız. Camları sildikten hemen sonra veya gözlüğümü çıkardığımda çevremde gördüklerim içimi ısıtıyor. Her köşede bir kedi veya köpek evi. Evlerin, dükkanların önlerinde köpekler için serilmiş battaniyeler.Aç kalmasınlar diye ağaç diplerine bırakılmış yemler. Temiz su içsinler diye bırakılmış su kapları. Ne güzel yaratmışsın Tanrım bu insanları. İçinde kötüler yok mu? Var. Var ama gerisi iyi insanlar.

Sokağıma girdiğimde mavi gözlü beyaz köpek karşılıyor.Biraz ilerde Karam, yanında küçük kahverenkli yavru köpek kuyruk sallıyor. Sokağına, evine HOŞGELDİN dercesine.

Hoşbuldum dostlarım. Sizi de, sizleri düşünenleri de seviyorum. Haydi yuvalarınıza gidin. Sen de yerine yat MAVİŞ. Yerine yat ki üstünü örteyim.

Kedicikler apartman kapısının önünde bekliyor.Kapıyı açayım ki, içeriye girsinler diye. Apartmanda laf söz edenler çıkar da huzurum kaçar diye düşünmüyorum, desem yalan olur. Ama, gençler seviyor biliyorum. Yarabbi, diğerlerinin kalbine de merhamet ver diyor, kapıyı açıyorum. Üçü de kuyruklarını paçalarıma sürüp geçiyorlar. Bu, bir tür teşekkür şekli galiba. Aman sessiz olun. Sessiz olun da sizleri farketmesinler.

Gözlerim sağ kenardaki kaplara ilişiyor. Bakıyorum birinin içinde kedi yemi, diğerinde su var. ‘’Helal olsun sana delikanlı!’’ diyorum. 4’ncü kattaki arslan parçası bu. Senin marifetin biliyorum. Aramızda sözsüz bir iletişim var. Geçen günkü soğuklarda da onları evine almış. Kedicikler, yeme suya bakmadan merdivenlere koşuyor. Galiba 4’ncü kata gidiyorlar

BADİ SEVGİSİZLİKTEN ÖLDÜ

Size anlatmışmıydım bilmiyorum. Anlatmışsam da, olayı bilmeyenler için katlanın artık. Hayvanlar da canlı. Onların da yemeye içmeye ihtiyaçları var ama, en çok da sevgiye muhtaçlar.

Benim daha önce durduğum evin bahçesinde baktığım bir köpek vardı. Adı BADİ. Her sabah üniversiteye giderken peşime takılır, gazetelerimi aldığım bakkala kadar benimle gelirdi. Ben gazetelerimi aldıktan sonra, ‘’Hadi Badi, sen artık eve dön’’dediğimde, doğru eve giderdi. Bahçede kabına yemek koyduğumda, bekler önce kedi yavruları karnını doyurup kenara çekilir, ondan sonra badi, kabın başına geçerdi.Soğuk havalarda kedi yavrularını patilerinin arasına alıp göğsüne bastırır ısıtmaya çalışırdı. İkinci kattakiler köpeği şikayet ettiler. Köpeği alıp köpek barınağına götürdüler. Alıp sahiplenmeye gittiğimde, kafası önünde bana hiç tepki vermiyordu. Veteriner kontrolünden sonra vereceklerini söyledeiler. Araya Cumartesi – Pazar girdi. Pazartesi tekrar gittiğimde bir gram bir şey yememiş içmemiş ölmüştü. Badi, kendisini terkettiğimiz düşüncesiyle intiharı seçmişti.

Şimdi bu güzel görüntüler beni çok mutlu ediyor. İçim ısınıyor. Ne olur bu güzel tablolar hiç bozulmasın güzel insanlar…