Hz.Ömer’in Kudüs Emannamesi’nden bugüne…

Yayın Tarihi 12 Mayıs 2021

Tarihten kısa alıntılar…

Eman, emin demek, güven demek, güvence demek, güvenlik taahhüdü demek.

Yıl Hicri 15, Miladi 637. Komutanlar Kudüs’ü kuşatmıştır. Patrik teslim olmaz, Hz.Ömer’i davet eder.

Hazreti Ömer elçi gönderir, barışçı görüşmeler için. Kuşatılan Kudüs’e kan dökülmeden girilir. Besmele ile başlayan Emanname’de şöyle hükümler vardı:

“İş bu Emanname onların(Hristiyanların ve Yahudilerin) mallarına, canlarına, kiliselerine, haçlarına, yerleşik ve göçebe olan bütün fertlerine verilen bir teminattır.

Kiliseleri ev yapılmayacak, yıkılmayacak, kısmen dahi işgal edilmeyecek. Kiliselerdeki kutsal eşyalara dokunulmayacak, kimsenin malına-mülküne el sürülmeyecektir.

Kimse dini inançlarından dolayı zorlanmayacak, horlanmayacak, kendilerine asla zarar gelmeyecektir.”

                            *   *   *

Yıl Miladi 1099. Avrupa’dan gelen Haçlı orduları Kudüs’ü kanlı çarpışmalarla işgal etti ve o gün bu gündür o topraklarda çatışmalar durmadı…

Yıl 1187, Selahaddin Eyyübi Kudüs’ü tekrar aldı.

Emeviler, Abbasiler, Fatimiler, Selçuklular, Osmanlılar, İngilizler, Fransızlar, İsrailliler,…tarih araştırmacılarının uzun yolculuğu…

Ve günümüz…Yıl 2021 Nisan ve Mayıs ayı…

İsrail’in Doğu Kudüs’ü işgal ettiği 1967 yılındaki 6 Gün Savaşlarının yıldönümü İbrani takvimine göre “Kudüs Günü” olarak kutlanıyor. Nisan sonu da Hazreti Ömer’in Kudüs’ü aldığı gün.

Filistinliler İsraillilerin bilerek provokasyon yürüyüşü yaptıklarını söylüyorlar. Filistinli Müslümanlar Mescid-i Aksa çevresinde nöbet tutmaya başlıyor.  

Bunlar dünya televizyonlarından da canlı izlenen olayların görünen yüzü.

Aslı ise Filistinlilere ait 4 evin boşaltılarak İsraillilere verilmesi. Mahkeme 1948 yılında Filistinlilerin işgal ettiğini söylemesine karşılık Filistinliler o dönemdeki Ürdün Krallığından alınan tapularını belge olarak sunuyorlar. İsrail mahkemesinin bu Filistinlilere ait evlerin boşaltılması kararı yüzlerce Filistinli için emsal olma tehlikesini içeriyor. Ve dünyanın sağduyulu insanlarının esas tepkisi de topraklarından, evlerinden edilen Filistinlilerle dayanışması da bu nedenle oluyor.

Dünyaca meşhur rock müzik grubu Pink Floyd'un solisti Roger Waters, İsrail’in Mescid-i Aksa baskınına tepki gösterdi ve  Twitter hesabından, şöyle dedi: "İsrail bir apartheid devlettir. Şeyh Cerrah'ta yaşanan soykırımsal evden çıkarmalara bakın"

Roger Waters, "İsrail'i her koşulda destekliyorum" diyen ABD Başkanı Joe Biden'a tepki göstererek "İnsanların, evlerinden soykırım gibi çıkarılmasına destek oluyorsunuz. Sen nasıl hissederdin Joe Biden? Evinde oturuyorsun, orası senin evin, ailenle yüzyıllardır yaşadığınız yer ve bazı pislikler onu alıp gidiyor" diye açıklama yaptı.

                                    *   *   *

Veee çok önemli bir tepki de Türkiye’den geldi. Uzun süredir görmediğimiz bir gelişme, yani Meclis’te gurubu bulunan bütün siyasi partilerin bir araya gelip ortak açıklama yapmaları tarihe not düşürdü. AK Parti, MHP, CHP, İYİ Parti ve HDP ortak açıklama ile İsrail’in Müslüman Filistinlilere saldırısını şiddetle kınadı. TBMM başkanının çağrısı ile bir araya gelen partiler kınama metninde tarihe şöyle not düştüler:

“Mukaddes mekân Mescid-i Aksa ve çevresinde, İsrail güvenlik güçleri tarafından gaz, plastik mermi ve ses bombalarıyla gerçekleştirilen menfur saldırılar, bebek ve çocuklar dâhil çok sayıda masum Filistinlinin yaralanmasına sebep olmuştur. Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak bu zulmü ve hukuk tanımazlığı şiddetle kınıyoruz.”

“ İsrail'in, yasadışı yerleşimciler lehine Kudüs'ün Şeyh Cerrah ve Silvan mahallelerindeki Filistinlilerin nesillerdir yaşadıkları evlerine el koyularak, zorla tahliye edilmelerine yönelik operasyonlarının hukuk dışı ve gayri insani olduğunun bir kere daha altını çiziyoruz.”

Ortak metinde Birleşmiş Milletlerin ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin görevini yerine getirmesi çağrısı yapıldı.

                                  *   *   *

Satın almalar ve işgallerle gıdım gıdım bir vatan topraklarının nasıl elden gittiğinin örneği Filistin gözümüzün önünde dururken vatan savunmasının çevre, doğa, ırmak, toprak, tarih, anı, insan savunması ile bir ve bütün olduğu gerçeğini tarihin bize öğretisi olarak ders hanemize nasıl yazmayız? Yazmadan olur mu hiç?!