Hey göklere duman durmuş dağlar hey!

Yayın Tarihi 11 Kasım 2014

“Benim demem hiçtir, diyen demiştir, okuduğunuz deli kuşun öttüğüdür.”

* * *

Yazar ey! Kızılırmak kıyılarında dolaşırsın da yolun Gediz’e, Menderes’e düşmez mi? Senin Kızılırmağın ötesine gitmeyen, ötesini anlamayan aydının Gediz kıyılarını anladı mı, Sakarya kıyılarını, Çoruh kıyılarını, Fırat ve Dicle kıyılarını? Ey Yazar!

* * *

Soma’da madendeyim 301 ölümsüz işçi-köylü ile. Soma-Yırca’da kesilen zeytin ağaçlarının altındayım. Böyle anlarda içimden bir türkü tutturmak gelir. İmdadıma yine Fazıl Hüsnü Dağlarca yetişir.
“Hey göklere duman durmuş dağlar hey
Değirmenin üstü her gün yel olmaz
Dinle ağa, dinle paşa, dinle bey
Sen söylersin O susar mı bel’ olmaz”
* * *

Soma’dan Karaman-Ermenek’e gidiyorum, yerin 286 metre altına, belki bir yan galeride yaşama tutunmaya çalışan 16 işçinin yanına.

Böyle anlarda onlarla birlikte bir türkü söylemek istiyorum. Yine imdadıma en güzel Kurtuluş Savaşı, en güzel Cumhuriyet ve en güzel Atatürk şiirleri yazmış, ölmeden önce yaşayan en büyük Türk şairi ilan edilmiş Fazıl Hüsnü Dağlarca yetişiyor.

“Kızılırmak akar suyun içerler
Aç karnına yurttan yurda göçerler
Tarifeylen köprüsünü geçerler
Öldüler mi kaldılar mı bel olmaz”

* * *

Deli kuş nerde ne zaman öter belli olmaz. Bir bakarsın maden ocağında, bir bakarsın meydanlarda .Bir bakarsın mutfakta, bir bakarsın statlarda, sıralarda, fabrikada, tarlada.

Bir bakarsın ne çok deli kuş var dersin, aman tanrım, ne çok deli kuş varmış, sadece ben değilmişim, ne çokmuş. 29 Ekim’de, 10 Kasım’da kırmızı beyaz olup pencerelerden akarmış, kordon imbat estiğinde kırmızı beyaz olurmuş. Yine şairi çağırırsın, gel ey şair son noktayı koy dersin. Dersin ve şair gelir son noktayı koyar, bu der ‘deli kuşun öttüğüdür’:
“Ummam artık olanlar böyle olsun
Yeni çağda mızrak çuvala girsin
Vergi dersin, ümük dersin, can dersin
Verdiler mi aldılar mı bel olmaz.” (F.H.Dağlarca)