Herkes görev başına!

Yayın Tarihi 08 Temmuz 2019

Basındaki 40 yılım boyunca "ben" demekten hep kaçındım, hatta "utandım"...

Basındaki 40 yılım boyunca "ben" demekten hep kaçındım, hatta "utandım"...
"Ben" diye başladığım 2-3 yazımda, kendimden söz etmek zorunda kaldığımda okuyucularımdan hep özür diledim ve TV canlı yayınlarımda hiçbir zaman "ben" demeyerek her zaman "biz" dedim...
Bu, dünya görüşümü ve mesleğimi çok yakından ilgilendiren yazıya da kişisel bir başlangıç yapıyor ve "ben" diyorum...
Ben şahsen, yerel basın için üzerime düşen "kişisel" sorumluluğumu yerine getirdim ve İstanbul'dan gelen bütün teklifleri redddederek İzmir'de kaldım çünkü...
İzmir'e aşık olduğum ve İzmirlilik ruhunu madalya gibi göğsümde taşımanın onurunu yaşayan bir insan olarak, İzmirlilerin sesini daha da yükselterek ve hatta haykırarak duyurmaya çabalamak açısından en önemli yer, yerel basındı çünkü.
Ama ülkemdeki çok şeyin eskiye göre değerini gittikçe yitirmeye başladığı, değerlerimizin çökmeden önceki son çatırtılarını duyduğumuz bu dönemde, yerel basınımız da çok yara aldı...
Adeta ışık hızıyla artan maliyetler, yaşam savaşıyla uğraşmakta olan geniş kitlelerin daha öncelikli olan hayata tutunma çırpınışları yüzünden okuyucu sayısının azalması,  medya tercihlerinin ne kadar içi boş olsa da internete doğru kayması, vesaire vesaire, yerel basını gövdesine sayısız kurşun yemesine rağmen şanlı bayrağımızı elinden asla bırakmayan bir bayraktar haline getirdi...
Böylesi bir cephede, yerel basını ayakta tutan, hatta ölmeden önce içeceği son su gibi elinde kalan son şeyler de, elinden koparılıp alınıyor!
Yeni Yargı Paketi'nde yer alan icra ve iflas ilanlarının gazetelerde yayımlanma zorunluluğunun kaldırılması, yerel basının sırtına saplanmak üzere olan kara saplı hain bir hançer gibi...
Kurtuluş Savaşımızın başladığı ve bittiği yer olan İzmir, bugünlerde yeni bir mücadele başlatıyor; demokrasimizi omuzlarında taşıyan insanlarımız için "çok şey" demek olan yerel basının sesinin kısılmaması için omuz omuza veriyor. 
Birkaç gün önce İzmir Gazetecier Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen başkanlığında bir araya gelen Yenigün, Ege Telgraf, Haber Ekspres, İlkses, Ticaret ve Yeni Bakış gazetelerinin temsilcileri ortak bir açıklamaya imza atarak, yerel basının "ölüm fermanı" niteliğindeki bu girişime dikkat çekti ve ortak mücadele kararı aldı...  
Bu girişimin hemen ardından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'den "tarihi önemde" bir hamle geldi ve bütün gazeteleri tek tek ziyaret eden Başkan, bu onurlu yayın organlarına el uzatarak, Büyükşehir olarak, Belediye Meclisi kararlarının bundan böyle ayda iki kez yedi yerel gazetede ilan olarak yayımlanmasını sağlama sözü verdi.   
Tarih boyunca Türkiye'ye çoğu konuda örnek olan ve birçok alanda önderlik yapan İzmir'de başlayacak bu "yerel yönetim-yerel basın işbirliği" elbette yine örnek alınacak ve inşallah bir "çoban ateşi daha" gibi ülkeyi bir kez daha aydınlatacak.
Ama, iyi ve güzel şeyler ara sıra değil; hep olmalı...
Birkaç girişimle sınırlı değil; kitlesel büyüklükte olmalı.
Bu aydınlık kentin bütün aktörleri, haydi görev başına!
En sağından en soluna bütün siyasi partiler, bütün sivil toplum kuruluşları, odalar, meslek kuruluşları, haydi halkın sesini daha da yükseltmek ve demokrasinin daha da güçlenmesini sağlamak için bir kez daha omuz omuza!
Yerel basına sahip çıkın ki, İzmirli olduğunuz belli olsun!