Her yer Cumhuriyet!

Yayın Tarihi 29 Ekim 2013

İzmir 1 milyonu aştı!¶

Oradaydım!

Cumhuriyet Mitingi'nde de, 1 milyon andımızı okumada da oradaydım: Gündoğdu Meydanı'ndaydım. Bu tarihi anlara tanıklık ettim. İçinde yaşadım ve okurlara en sıcak, en samimi şekilde aktardım.

Son demokratikleşme(!?) paketi ile okullardan andımızın kaldırılması sonrası 29 Ekim’de 1 milyon İzmirli andımızı okumaya davet edildi.

Başlangıçta 1 milyon kişinin gelip gelmeyeceği merak konusu olsa da meydanda dolaşırken bir vatandaşın söylediği kulağıma takıldı: “Burası İzmir, 1 milyon da olur, 2 milyon da” sözü bir gerçeği ifade ediyordu.

İşçi Partisi Genel Başkanı ve gazeteci Doğu Perinçek bir mesaj göndermişti andımız toplantısına. Okundu ve alkışlandı. Bu toplantı her ne kadar İşçi Partisi ve gençlik örgütü tarafından çağrıyla yapılsa da CHP, HKP vs. diğer partilerin de pankartları vardı. Benim gördüğüm halk bu etkinliğe parti ayrımı yapmadan katılmıştır.

Önceki gece Karşıyaka’da katılmıştım Cumhuriyet coşkusuna. Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak binlerce Karşıyakalı ile kırmızılar içince çarşıdan gelip meydanı doldurdu. Bin efe zeybek oynadı. İzmir Efelendi!

Uzun zamandır Atatürk için şiir de yazılmıyordu, türkü de yakılmıyordu. TRT sanatçısı Havva Karakaş güzel bir beste yapmıştı Atatürk için ve o türküyü okudu onbinlerce Karşıyakalı ile birlikte.

Ankara Tandoğan Meydanı da görenler anlatıyor çok görkemli geçmiş. Cumhuriyet her yerde coşkuyla kutlandı. Şüphesiz eleştiri ve tartışmalarla da olsa İstanbul Boğazı'nı deniz altından birbirine bağlayan tüp geçiş projesi Marmaray da 29 Ekim’de ulaşıma açıldı.

Uzaydan baksak bu coğrafyaya bu ülkenin topyekün Cumhuriyet'e sahip çıktığını görebiliriz. Özellikle hemen bitişiğindeki savaşlara bakacak olursak bunu daha iyi kavrarız.

Cumhuriyet Bayramı'nda andımızı okumaya gelen bir milyonu aşkın İzmirli arasında kimler yoktu ki. Her partiden siyasiler bir yana sıradan vatandaşlar benim daha çok ilgimi çekti. Özellikle bir arkadaşla konuşurken gençler mi, orta yaşlılar mı doluydu dedi. Ben hayır, aileler doluydu dedim.

Bebek arabalarıyla, anne baba, babaanne, anneanne, dayı, teyze, mahalleli, komşu bir bütün gelmişlerdi. Benim sokağımdan da bir düğüne, bir şenliğe, bir bayrama gidercesine el ele tutuşup meydana yürüyerek gelenler vardı.

Elinde baly tutkal ilaç dolu naylonla koklaya koklaya gelen bir genç vardı. Hani sen bırakmıştın, dedim. Poşeti hemen cebine koydu. Bıraktım abi, ama şişko yeniden başlattı dedi. Meydanda Cumhuriyet coşkusunu yaşamak istemişti.

Türbanlı bir kız gördüm. Türbanının üzerinde bandajda “Atam izindeyiz” yazıyordu.

Ben bunları gördüm. Kimsesizlerin kimsesi Cumhuriyet'i gördüm.

90’ıncı yılında Cumhuriyet'e sahip çıkmak noktasındayız hala.

Bugün İzmir’de İktisat Kongresi var. 5’inci kez düzenleniyor İktisat Kongresi. İlk İktisat Kongresi Cumhuriyet'in ilanından önce gerçekleştiriliyor. Bağımsızlıktan sonra nasıl bir ekonomik sistemle yürünecek, bu tartışılıyor. İlk İktisat Kongresi'ne sosyalist ekonomiyi savunan temsilciler de katılıyor. Farklı iktisadi sistemler ve teoriler üzerine tartışmalar yaşanıyor. Bu iktisat kongresinde sosyalist ekonomik modeli görüşü yer alıyor mu bilemiyorum. Keşke bu kongre de 29 Ekim'den önceki bir günde düzenlenseydi.

Dünkü Gündoğdu Meydanı'ndaki tabloda, İzmirli şunu gösteriyordu herkese: Bağımsızlık, cumhuriyet, demokrasi, çağdaşlık, kalkınma kavram olmaktan çıkıp hayat oluyordu, hayatın kendisi oluyordu bu meydanda.

Bu yazımda Cumhuriyet'e vatandaşın sahip çıkmasının görkemli gözlemini aktardım. Ama bu sahip çıkmanın, hem de siyasi parti ayırımı gözetmeden sahip çıkmanın nedeni ve gerekçelerini de ayrıca irdelememiz gerek. Bir şeye karşıtlık veya taraftarlıkla açıklanamayacak nedenlerle, şimdilik söyleyebileceğim şu; Cumhuriyet'in temellerinin çok sağlam atıldığı!