Hayatınızdan memnun musunuz?

Yayın Tarihi 26 Şubat 2016

Alışkanlıklardan vazgeçebilmek için öz disiplin ve kararlılık gereklidir.

Yüzde 75'ten fazla vatandaşımızın memnuniyetsizlik seslerinin yükseldiğini duyar gibiyim. Hayattan bir beklentisi ve toplumsal gelecek kaygısı yüzünden memnuniyetsizlik seviyesinin oldukça yükseldiğini de görüyorum. Birkaç yıl öncesine kadar iktidar partisi yandaşları ve destekleyicilerinin memnuniyetlerinin yüzde 90'lara yakın olduğunu ancak günümüzde bu oranların bile yüzde 40'lara kadar gerilediğini görüyoruz. Sebep sizce nedir?

Her gün şehit haberleri, bombaların patlaması ile sivil vatandaşların ölümleri, iç ve dış siyasette üslubunun kavgacı yapıda olması gibi, ticarette ciddi durma noktasına gelen sektör sayısının hızla artması etkenleri memnuniyetsizliğin sebebi olabilir mi? Elbette ki! diye cevapladığınızı duyar gibiyim. Dünya ülkeleri arasında insan hakları, adalet ve hukuktaki karnemizin başarısız olması, sıralamalarda çok çok gerilerde kalmamız. Devlete karşı inancın ve güven endeksinin zayıfladığını görmemiz, sizi de çok ciddi endişelere sevk etmiyor mu?

Peki, bu durumda herkes üstüne düşeni yapıyor mu? Ülke ve vatandaş olma sorumluluğu ile hayat komşu akraba eş çocuk soruluğu aynı oranda tutulabiliniyor mu? Yoksa birileri çıksın bişey yapsın diye bekleniliyor mu? Daha da kötüsü beni sokmayan yılan bin yıl yaşasın veya benim evime ateş düşmeyene kadar bana neci tavırla mı hareket ediliyor?

Başka bir açıdan baktığımızda yaşadığımız bütün memnuniyetsizliklerin sorumluları birilerine yıkılıp gereği yapılmadan kaderci mi olunuyor?

Ana muhalefet partisi CHP ve diğer muhalefet partilere destek verenlerin, “yine AKP iktidar oldu ne yapacağız, ne yaparsak yapalım AKP hep iktidar oluyor” çaresizliği ve akabinde her şeyi sürüncemede bırakma psikozuna saplanmaları biraz öğretilmiş çaresizlik değil midir? Çaresizlik ve umutsuzluğa kapılan bir döngü içerisinde, ne olursa olsun artık alışkanlıkmış gibi tepkisiz davranmanın sonucunda daha büyük tehlikeler kapınıza dayanmayacağını mı düşünüyorsunuz? Tek çare çaresizlik olduğu sürece ve bu çaresizlik sarmalına bir toplum sürüklendiği sürece memnuniyetsizlik ve koyun millet olma döngüsü giderek kar topu gibi büyüyecektir.

Elbette bende hayatımdan memnun değilim. Ancak hayatı sürüncemede bırakmayı da düşünmüyorum. Bu vatan bizim, bu ülke, bu topraklar bizim. Yöneticilerimizdeki kusurlarla hayatımızın zindana dönmesine elbette izin vermeyeceğiz.

Kardeşliğin, barışın, sevginin, birlikte yaşama kültürünün, Kurtuluş Savaşı ruhuyla canlanması için; aklı selim hareket etmek, halkın gerçekleri ve doğruları görmesini sağlamak ülkenin yangın yerine dönmesine engel olabilmek için, yeni başlangıçlar yapılmasının zorunluluk olduğunu halka anlatmak ve göstermek zorunluluktur. Sadece kim bana daha fazla maaş, para, erzak, sosyal hak verirse ile değil! Yaşadığımız vatana kim daha iyi korur kollarsa kim insan haklarını adaleti, hukuku daha iyi inşaa ederse özgürlük ve bağımsızlık ruhumuza kim daha çok saygı gösterirse kim ki vatandaşlarını birinci sınıf insan olarak görürse işte onu yönetici kılalım diye yola çıkılması arık gerek ve şarttır. Bunu söyleyecek milletler geleceğinden endişe etmez. Bayrağını düşürmez. Vatanını da böldürmezler. Aksi halde kimin patlattığı bir türlü doğru açıklanamayan bombalar, birileri tarafından patlatılmaya devam eder. Memnuniyet mi memnuniyetsizlik mi? Seçim sizin! Kalın sağlıcakla!