Hayatınızdan memnun musunuz?

Yayın Tarihi 06 Mayıs 2016

Kusura bakmayın ama artık midem bulanmaya başladı. Ülkenin doğusu ile batısı, kuzeyi ile güneyi her gün gelen şehitlerle ağlamaya devam ediyor. Sanki sıradanlaşan alışılmışlığın paradigması kabul ettirildi. Bu kadar tepkisiz bir millet ne zaman olduk, diye düşünmekten beynimiz kılcal damarlarının yüzde onundan fazlasına bile geçtik. Ve maalesef anlamakta zorlanmaya devam ediyoruz.

Peki nereye gidecek bu işlerin sonu? Kilis'e her gün roket mermisi ile katyuşa mermileri düşmeye devam ediyor. 19-20  vatandaşımız hayatını kaybediyor. Halkımızın psikolojisi bozulmuştur, diye devletimiz derhal 50 psikoloğu görevlendiriyor. Kilis’te görev yapmaları için. Güzel bir gelişme olsa gerek. Psikologlar uyuşturma ve sakinleştirme görevlerini üstlenmiş vaziyetteler. Terör faaliyetleri her gün devam ediyor. Ölen teröristlerin sayıları her gün açıklanıyor. Şehitlerimizin cenazelerinin haberleri haber sitelerinde sondan birinci haber olarak artık ekranlara getiriliyor. Gazetelerin manşetlerinde çok spesifik yaşam hikayeleri yoksa, yer bile alamıyorlar.

Bu kadar can acısı ve olayların gölgesinde TBMM anayasa değişikliklerinin ana gövdesi HDP'li milletvekillerinin dokunulmazlıklarına bağlanmış. Bu kadar karışık kan gölü ortamında dokunulmazlık kaldırılmasının devlet meselesi haline getirilmesi, ne sonuçlar doğuracak onları da yaşayarak göreceğiz. Bu arada liakliğin Anayasa'da olmasının gereksizliği ile ilgili açıklama yapan TBMM Başkanı'nın çıkışı ciddi bir infiale yol açtı. Sonra yanlış anlaşılmalardan bahsedildi.

Ülke psikolojisinin bozulduğu bu süreçte suni gündemlerle genel sorunların çözümlenmeyişi, sürekli olarak tedirgin yaşayan bir ülke haline gelmemiz sıkıntılı günlerin habercisi olarak bizlere göz kırpıyor.

Çok acil olarak çözüm bekleyen terör ve barış süreci ile sınır boyunda oluşan Suriye ve mülteci sorununun çözümlenmesi elzem olduğu kadar çok acildir. Silahlar susmadan siz 10-15 vekilin dokunulmazlıklarını kaldırsanız da ülkede psikolojik travmayı tamir edemezsiniz. Edemeyeceğiniz gibi daha derin yaraları da açabilirsiniz.

İranlı birkaç tanıdığım kişinin “Bodoslama bizim dönemimize doğru yol alıyorsunuz” ifadelerini duyunca tansiyonum bir anda fırladı. Özellikle MTTB dönemindeki çalışmaları ile kedinden bahsettiren TBMM Başkanı'nın son zamanlardaki açıklamaları ve bazı toplantılarda Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’e ve laikliğe olumsuz bakış açısının dillendirmesinin samimiyetle yapılmış olabileceği ve sinyaller verilmek içindir bu tarz konuşmalar ve çıkışlar diye konuşulmaktadır.

Ülkede en son yapılacak şey Cumhuriyet değerleriyle oynamak olacaktır. AKP'nin iç dinamiklerinde ciddi lejyonerlerden destek alıyor olmasının sıkıntıları gün geçtikçe baş ağrıtmaya devam ederken pelikan dosyaları bile açılmış oldu. 

Türkiye'de tarihi mirasların teröre kurban verildiği süreçte vatandaşların endişelerinin derhal giderilmesi için acil önlemler alınması gerekiyor. Ülke ciddi bir çıkmazda, bu çıkmaz yeni gündemlerle farklı kulvarlara sürüklense de gerçek gündemi terördür. Ve akan kanlardır. Kan durmaz ise demokrasi bu ülkeye gelmez. Kan durmaz ise bu ülkede özgürlükler olmaz. Kan durmaz ise bu ülkede hak, hukuk  olmaz. Kan durmaz ise sevgi, bağlılık oluşmaz. Bu kanın durması lazım. Bu ülkede artık barış, huzur ve sevgi oluşması lazım! Ne olursa olsun. Eğer hayatınızdan memnun değilseniz!