Havacı olmak!

Yayın Tarihi 10 Şubat 2013

Çocukken uçaklar şehrin üstünden geçtiğinde aşağıdan bağırırdık; “Pilot amca, pilot amca uçağına bizi de al” diyerekten.¶ Yıllarca havacı olmak pilot olmak isterdim. Çağın süpersonikleri yeni icatları ve sürekli gelişen yeryüzünden ayaklarınızı kesen süratte üstüne olmayan bir makine olduğu için, bu makineyi kullanmak gökyüzünde dans edercesine sürat yapmak bir heyecandı. Son on yıla kadar bu heyecan yerini kâbusa bırakıverdi. Taa ki bir uçağın Ankara semalarında alçak uçuş yapmasına kadardı. Uçtu uçtu da alçak uçtu minarenin ucundan sıyırdı geçti. Sen misin alçak uçuş yapan minarenin ucunu sıyırıveren? Hele hele de bir hükümet büyüğünün evinin üstü denilen bir bölgeden geçen… Bugün yüzlerce pilot ya cezaevinde veya son bir hafta itibari ile görevlerinden istifa etmiş durumdalar. Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ndan ses çıkmıyor. Bu gidişle istifa edecek daha yüzlerce pilot sıradaymış. Kısacası eğitilen yetiştirilen yüzlerce subay maalesef ordudan artık ayrılıp sivil hayata adım atıyorlar. Ne yapsınlar bir zavallı teğmenin tutuklanması sonrası cep telefonuna binlerce yasa dışı konuşma kayıt mesaj aktarımı yapılıyorsa sorgusuz sualsiz içeri tıkılıyorlarsa yapacakları bir şey yok.

Havacı olmak asker üniforması giymek eskiden çok sükseliydi. Ancak bu sükse yerini askeri okullara katılma çağındaki birçok kişiyi etkilemişe benziyor. Çünkü bu okullara 2002 yılından bu yana başvurular yüzde elli oranında düşmüş durumdadır.

Geçen gün bir vatandaş soruyor; “Pilotlarımız birer birerdi şimdi onar onar istifa ediyor. Savaş uçaklarımızı bundan sonra kim uçuracak?” Cevap hazır, takdiri ilahi biri gelir uçurur. Havaya mı yoksa havaya mı? Generaller ceza evinden, ya hastalanarak ya ölümle dışarı çıkabiliyorlar… Anlaşılan insani değerleri ve insan haklarına ihlallerin olduğunu bir tek ABD Türkiye Büyük Elçisi Ricardone ancak dile getirebiliyor. O da AKP’nin hışmına uğruyor. Yandaşlar hemen manşetten “ABD elçisine ‘haddini bil’ dedi” diyorlar. Sonra Ricardone’nin AKP’den özür dilediği ifadelerine son haber olarak yer veriyorlar. Daha önce çekilmiş siyasi partiler ziyaretindeki görüntüleri sanki özür için AKP’nin kapısına koşup ‘aman duman ben ettim, siz etmeyin’miş gibi görüntülerle yandaşlar sere serpe son haber geçiyorlar. Ne enteresandır ki ABD Dış İşleri Sözcüsü çıkıp Ricardone’nin söylediklerine tamamen katıldıklarını dile getiriyorlar. Ve ‘elçimizin söylediklerinin arkasındayız’ diye bir açıklama yapıyor. Kaldı ki özür diye bir durumun olmadığını da dile getiriyorlar. Ne acıdır ki ülkede kimse konuşamaz duruma gelmişken ana muhalefetin dışında, bir tek Ricardone konuşmuş oldu. Bu arada İstanbul Barosu yönetimine de salça olundu ve yönetimi düşürmeye kalkılınca olağanüstü seçim kararı alındı. Söylemleri ile öne çıkan baroların arasına inşallah ilerde İzmir Barosu da katılır. Suskun duran İzmir Barosu’nun bayan başkanının ses tonunu da duymuş oluruz. Kısacası havacı olmak işte böyle bir durum. Son zamanların kodeste olta atılan mesleği haline getirildi. Havacı mı olmak asla dedirtircesine bahriyeli, karacı, jandarma vs tümden gelim tüme varım… vs…

Not1: Karabağlar Belediye Başkanı Sıtkı Kürüm’e “yerinde kentsel dönüşüm” için verilen temel atma süresi dolmak üzere, 3 ay içinde temeli ya atarsın başkan ya da…

Not2: Bayraklı Belediye Hizmet Binası’nın yer seçiminin yanlışlığı düzeltilmelidir. Smyrna Meydanı Bayraklı Belediye Binası için bulunmaz bir yerdir…

Not3: Dürüst siyaset ve samimiyetle vatandaşa hizmetin önü kesilemeyecektir. Kim ne derse desin bir gün siyasette dürüstlük kazanacak ve halkı için çalışanlar hizmet edenler. Yer bulacaktır.