Güzelbahçe’de seçimin nabzı!

Yayın Tarihi 03 Eylül 2013

Güzelbahçe adı gibi gerçekten çok güzel bir ilçe. Eskiler bilir; bir Narlıbahçe vardı.¶ Bugünkü Narlıdere ile Güzelbahçe’nin bir bütün olduğu zamanlar. Sonra Narlıbahçe ikiye ayrıldı, Narlıdere ve Güzelbahçe adıyla iki şirin ilçe doğdu.

Güzelbahçe siyaseti çok ilginçtir. Çünkü Güzelbahçeliler hangi partiye oy verirlerse versinler hayata bakışlarıyla, yaşam tercihleri ile gelenekleri ile geçmişten geleceğe bakışları ile bir çok Avrupa-Akdeniz sahil beldesini kıskandıracak zenginliğe ve çağdaşlığa sahiptir.

Güzelbahçe’de siyaset yapmak hem çok kolay hem de çok zordur. Çok kolaydır, Güzelbahçeli ile hemhal olursanız, geleneksel ile bugünü birleştirirseniz; çok zordur yerel seçim atmosferi ile genel seçim atmosferini birbirine karıştırırsanız.

Güzelbahçe’de tanıdığım ilk belediye başkanı eczacı Hülya Yarpuz’du. Hülya Yarpuz bana göre iz bıraktı. Gerektiğinde kazmayı önce kendi balkonuna vurdu. Halkla iç içeydi. Hala da öyle.

Ertan Avkıran tam bir halk adamı. Odasının kapısı hiç kapanmazdı. Herkesle herkesin ortasında görüşürdü. Beni her gördüğünde balık yemeye davet ederdi. Ama hala onunla oturup bir balık yemek kısmet olmadı.

Ertan Avkıran bir talihsizliğe uğradı ve bir süre Güzelbahçelilerden uzak kaldı. Plastik bir masa başında yazdığı mektupları, bir gömleği giyerken kolunun odanın duvarlarına değişini ve halkı için akıttığı gözyaşlarını anlatırken etkilenmemeniz mümkün değildi.

Mustafa İnce belediyecilikte geçirdiği yılların değerlendirmesini yaptığı toplantıda İleri Teknoloji Enstitüsü ile yaptığı Güzelbahçe projelerini sergilerken gözleri ışıldıyordu. Güzelbahçe güneşi, sahili ve vadileri ile bir tuval üzerine yapılmış tabloyu andırıyordu.

Şüphesiz her görev yapan ve her göreve talip olan iyi niyetlidir. Eksiği yanlışı ile yaptıkları-yapamadıkları ile insanları anlık yargılamak yerine bazı konuları tarihe bırakmakta fayda vardır.

Tarih ve halk en iyi değerlendiricidir.

 

Şimdi Güzelbahçe’de yerel yönetime yeni, genç bir soluk talip: Genç bir kan, genç bir heyecan talip. Ankara Siyasal-Mektebi Mülkiye eğitimi almış, 68 kuşağını 78’lilerin ve devamında 98’lilerin heyecanı ile birleştirmiş bir genç; Mustafa Gürkan talip.

Mustafa Gürkan’ın dosyasını Güzelbahçe CHP İlçe yönetimine teslim törenine gittim, izledim. Hazırladığı neler yapacağına dair broşürü inceledim.

Güzelbahçe Değişim Derneği başkanı olan Mustafa Gürkan zaten adaylığından önce Güzelbahçe’de bir değişim rüzgârı oluşturmuş.

Mustafa Gürkan, önceki başkanlara vefasını gösteriyor. Konuşmasında onları anıyor. Bu genç bir yönetici adayı için olumlu tespittir.

Çünkü kısır siyaset yapanlar mevcudu ve öncekileri yerden yere vurarak puan toplamaya çalışırlar.

Şüphesizdir ki her şey istediği gibi ise zaten aday olmasına gerek yok. Tabii ki kendi yönetim anlayışı ve yapmak istedikleri olduğu için yönetime aday.

Yönetime adaylıkta benim düşüncem halkla beraber, sözün, yetkinin ve kararın halkta olduğu bir yönetim anlayışıdır.

Halk her şeyin doğrusunu bilir, diye bir iddiam yok. Halk da yanılabilir. Ama halk binlerce yıllık deneyimi ile kendi yanılgısını kendi onarır ve gelişerek, kendini aşarak yoluna devam eder. Diğer türlü, halk adına karar verenler yanılgılarını anlamazlar, anladıklarında da dönüşü olmayan yola saparlar ve zararlarını halka ödetirler.

Mustafa Gürkan’ın projelerini burada tek tek anlatmayacağım. Diğer adaylar da okuyup incelemeli, üzerinde tartışılmalı ve katılım sağlanmalı.

Güzelbahçe’ye hastane ve üniversite ihtiyacı herkesin ortak isteğidir. Seçime endeksli değil, hizmete endeksli çalışılırsa ortak kabul gören projeler daha çabuk gerçekleşir.

Ben eskiden gerek televizyonlardaki seçim programlarımda ve gerekse de gazetedeki yazılarımda objektif olurum. Bu kuralımı bir kez Aziz Kocaoğlu’nun Bornova belediye başkan adaylığı sürecinde bozmuş ve onu desteklediğimi ekrandan söylemiştim.

Bu yazımı da lütfen objektif bir şekilde okuyun. Yerel yönetim anlayışı ile projeler bir bütün ele alınmalı. Gezi direnişleri deneyimi yerel yöneticilere ışık tutmalı. Geçenlerde Fatih Altaylı yazdı, merdivenlerin renk ahenk’ e boyanması ve yerel yöneticilerin griden dönüşü Gezi’nin başarısıdır dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da gençlere seslenerek Gezi direnişini CHP’ye katılarak taşıyın çağrısı yaptı.

Güzelbahçe’de de diğer ilçelerde de gençlerin ve halkın önü açıldığında daha güzel bir geleceğe yol alındığını hep birlikte göreceğiz.