Gündem notları

Yayın Tarihi 03 Aralık 2020

Gündem notları

İktidarın (nedense?) ayak dirediğine bakmayın…

14 gün (ya da inşallah 21 gün!) kapanma mutlaka uygulamaya konacak.

Dün, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Bugün virüsü hafife alır ve eski normallerimizden vazgeçmezsek, yarın çok pişman olabiliriz” diye tweet attı.

Sözcüklere farklı anlamlar yüklemeyi sevmem ama bana göre son dönemde bir siyasetçinin yaptığı en etkileyici uyarılardan biri. Çok gerçekçi çünkü!

***

Geçtiğimiz yıllarda üzerine çok yazı yazdım… “Bir zamanlar Saint Valentine’s Day’den yani Sevgililer Günü diye bir şeyden haberimiz bile yoktu; ama, şimdilerde ulusal bayramlarımız ve dini bayramlarımız kadar büyük bir itinayla kutlanıyor ve maalesef aşkımız aldığımız hediyeler nispetinde tartıya konuyor, sevdamız, sevgilimiz için gözden çıkarabildiğimiz paralar kadar ölçülmeye çalışılıyor” diye çok yazdım… “Bu, daha 1-2 yıl öncesine kadar bir zamanlar sadece korku filmlerinde gördüğümüz ve “o ne be!” dediğimiz Hortlaklar Gecesi” falan da çok yayılacak, maksat tüketici kitleleri markete göndermek!” demiştim...

Kapitalizm ilerleyen yıllarda Batı’da yıllardır Black Friday olarak “sahneye koyduğu” taktiği üllemizde “kara cuma”/ “şahane cuma” diye delik çoraptan parmak fırlar gibi ortaya atınca “daha durun; bunun pembe cuma”sı, muhteşem cuma”sı, efsane cuma”sı, hayırlı cuma”sı da gelecek, hatta tek gün olmaktan çıkıp bir süre sonra 1 ay olarak da lanse edilebilir” demiştim; o da oldu: bütün renklerin üzerinde denendiği cuma gününden sonra, efsane Kasım” da çıktı geldi! Ölüyü diriyi geçtiler, elimizdeki 3-5 kuruşa gözlerini diktiler! Aman sıkı durun; önümüzdeki yıl için efsane 2021” demeye hazırlanıyor olabilirler!

***

Bir gazeteci olarak Fenerbahçe aleyhinde görüş bildirmenin handikaplı bir durum olduğunun farkındayım.

Çok taraftarı var ve onların kalbini istemeden de olsa kırmak güzel değil (mantığı bir tarafa bırakıp körü körüne kendi gerçeklerine inananlar olsa da, onların yürekleri de uzun, sağlıklı, mutlu bir ömür yaşamayı hak eden kalpler çünkü...) .

Ama ben Fenerbahçe’ye çok acıyorum.

İnanılmaz paralar harcayarak müthiş bir takım kuruyorsun, dev bir zeplin gibi “havalanıyorsun”, daha sezon başlamadan herkese meydan okuyup, hiç korkmadan herkesi kendine jilet gibi bileyip “düşman” hale getiriyorsun, sonra fııııssssss…

Kendi sahanda mütevazı Konyaspor’a teslim oluyorsun, “olur böyle şeyler, yol kazası” diyorsun, sonra mahalle maçı gibi oynadığın derbide Beşiktaş önünde diz çekiyorsun, bu defa da hakemi suçluyorsun! Gökten sarı-lacivertli bir zembil içinde inmiş mukaddes bir varlık olarak” sende hiç kabahat yok, hiç hata yok!

Suçladığın hakem, karşı tarafın oyuncusunu atmış, seni perişan eden rakibin bütün 2. Yarı boyunca 1 kişi eksik oynamış, o hakem senin kendisi bile atıldığını zannedip başını elleri arasına alıp bekleyen bir oyuncunu atmayıp sana yardım etmiş, kalecin kaleden 50 metre uzakta topu elle uzaklaştırdığı halde kırmızı kart görmemiş; sen hala hakemi suçluyorsun!

Bak Fenerbahçe; bir an önce düzelmen, ülkemiz yararına…

Ama kendinden başka herkesi suçlu görürsen, nereni düzeltebilirsin ki!