Günahsız, Günahkârlar 2;

Yayın Tarihi 04 Kasım 2016

Son yıllarda birilerini mühürlemek, damgalamak, işaret etmek, öteki gibi göstermek, bir sınıfa bir guruba bir örgüte bir tipe, bir kimliğe, bir boyuta sokmak çok ama çok kolaylaştı.

İşinize gelmiyorsa elinizde de güç varsa; ekonomik, sosyal, siyasi ve toplumsal yaşama alanında birilerini karalamanız, yok etmeniz ve ötekileştirmeniz çok ama çok kolaydır. Görsel medyaya olan bağlılığın arttığı ülkeden ne beklenebilirdi ki!

Okumayan araştırmayan sorgulamayan bir ülke olduk çıktık.

Balyoz, Ergenekon kumpas davalarının savcılığına soyunanların karşısında avukatı olanların gerçek avukat olduğunu göremeyen bir topluma sahibiz. Sessiz kalınan haksızlıklar karşısında dilsiz şeytanlaşmış bir sürü haline hangi topluluk gelmek ister ki! Bilemiyoruz!

O kadar çabuk insanları yargılayıp mahkûm ediyoruz ki! İnanılmaz günahsız günahkâr yaratıyoruz. Vicdan sahibi olan milletlerin, insanlarını çok çabuk harcayan boyuta ulaşmaları şeytani yaklaşımdan başka ne olabilir ki! Hukuka bağlı olan ülkeler de, bir kişi bir konuda suçlanıyorsa, suçu sabit olmadıkça, kişinin suçsuzluk karinesi altında korunması gerekir! Bizim ülkemizde hırsız suçüstü yapılıp yapmadım diyorsa medya da buna destek verebiliyorsa suçsuz diyoruz.

Medyatik bir toplum olarak liderlerimizi medyatiklerden, reklamı şovu iyi yapanlardan seçmedik mi? Hatta milletvekillerini belediye başkanlarını; Meşhur ve medyatik, isim ve soy isime sahip olanlardan seçmedik mi? Seçme sebebimiz medya üzerinden değerlendirmek değil midir? Birilerinin bize hizmet edebileceğine inancımız sadece görselliklerle belirlenirken destek veren de bizler değil miyiz? Araştırmadan sorgulamadan incelemeden, liyakatine bakmadan değerlendiriyor karar veriyoruz. Liyakat arasak hizmetten başka bir şeyle karşılaşmayız. Pişman da olmayız.Ve akabinde elbette günahsız günahkârlar yaratılıyor. İşadamı Kuddusi Okkır, Cumhuriyet Gazetesi Başyazarı İlhan Selçuk, gazeteci Engin Aydın, emekli MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu, Orman Ekonomisi Uzmanı Prof. Dr. Uçkun Geray, ÇYDD Kurucusu Türkan Saylan ve 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın Başdanışmanı stratejist Erhan Göksel, Ergenekon ve Balyoz süreçleri devam ederken hayatlarını kaybettiler. Suçlarının ne olduğunu bilmeden yüzlerce, binlerce insan yıllarca tutuklu hapislerde yattılar. Bugün bunlardan Mustafa Balbay, Tuncay Özkan, Doğu Perinçek bilinenler… Bunlara “pardon” denilerek serbest bırakıldı. Yılları ceza evinde geçirdiler. Genelkurmay eski başkanı bile ceza evine girdi emekli olur olmaz. Sonra ona da ve diğer kuvvet komutanlarına da “pardon” denildi! Kimler kim için günahkâr oldular. Daha sonra günahsızlar diye serbest bırakıldılar. Neden niçin! diyen oldu mu?

Evet, yine geldik sorgulama kültürümüzün eksikliğine ey vatandaş sen bu ülkenin temel taşısın sorgulama hakkın var neden sorgulamıyorsun. Hak verilmez alınır ilkesini neden bilmiyorsun. Günahsız günahkârlar yaratılmasına neden engel olmuyorsun. Diye sorguya girdiğinde ne cevap vereceksin.

Son söz; Ülkemizin bekasına yan bakanların gözleri elbette çıkarılmalıdır. Ancak günahsız günahkârlar değil gerçekten günahkârlardan hesap sorulmalıdır. Aksi halde at izi it izi ile herkes uğraşır. Ülkenin bekası sorunlar yaşar!