Göstermelik kutlanan Hayvanları Koruma Günü

Yayın Tarihi 08 Ekim 2016

Kimi zaman unuttuğumuz, çoğu zaman hunharca katlettiğimiz, şehrin ortasında kuyruğuna teneke bağladığımız, zevk uğruna avladığımız gerçek dostlarımızın günü 4 Ekim..

Hayatın renklerindendir hayvanlar. Ve hayvanları sevmek yaradılış gayesinin gereğidir.

Bizler gibi onların da yaşama hakkı vardır. Yaşadığımız yeryüzü bizlerin olduğu kadar onların da dünyasıdır.

Bizden hiç farkları yoktur. Duygularını paylaşmayı bildikten sonra sevgileriyle çok şey öğrenir ve çok şey katarlar bizlere…

Merhaba ve hoşça kal arasında seviye kurar hayvanlar.

Sadece koklaşa koklaşa girmezler tanımlamaya.

Ölçüp biçerler yalnız da olsalar.

Hayvanların insanlardan tek farklı yanı konuşamamalarıdır diye bilinir, oysa büyük bir yanılgıdır. İletişim kurdukça konuşamamalarına rağmen sevmelerinin, küsmelerinin ve acılarının bizlerden farklı olmadığına şahit oluruz.

Çok da güzeldirler…

Canlıları güzel ve çirkin olarak sınıflandırma alışkanlığımızın vazgeçilmez nedeni, gönül gözümüzün bir kısmının kapalı olmasından kaynaklanmasın yoksa?

Onları çirkin ve güzel olarak sınıflandıran insanoğlu bilimsel olarak birçok hayvanın insan sağlığına faydalı olduğu kanıtlanmasına rağmen bunları görmezden gelir. Ne garip değil mi?

Hayvanların doğal dengenin içinde rol alan en büyük canlı topluluğu olduğunu hiçbir zaman gözardı edemeyiz.

Tüm bunların ışığında 21. yüzyıl hayvanları sevmenin, onları esaret altına almakta değil, doğal yaşamlarına yardımcı olmanın, onlara merhamet etmenin, onları korumanın insanlığın en büyük görevlerinden bir tanesi olduğu gerçeğiyle yüzleşme zamanıdır.

Hayvan haklarının en büyük savunucularından HAYTAP’ın (Hayvan Hakları Federasyonu) bu yılki 4 Ekim Bildirisi’de tüm bunlara paralel olarak merhamet çağrısı üzerine..

HAYTAP bildiride hayvanlarının av mazlemesi yapıldığı, kaçakçı diye katırların acımasızca vurulduğu, kültürümüz diye develerin, boğaların şehir ortasında güreştirildiği, zevk için alınan sonrada terkedilen canlılar için hiçbir yaptırımın yapılmadığı, fayton keyfi için atların işkenceye ve ölüme maruz bırakıldığı, gösteri için yunusların hapsedildiği düzene isyan ediyor.

HAYTAP’ın bu ortamda “ 364 gün boyunca hayvanların işkencelerine el birliğiyle son vermeye çalışan bizler göstermelik ‘1 (Bir)’ güne HAYIR diyerek herkesi göreve ve merhamete davet ediyoruz” demesi de deyim yerindeyse müthiş bir slogan olmuş.

Unutmayalim ki bu dünya hepimizin!

Hayvanların yaşam hakkına saygılı olmak, sadece kanuni değil hem vicdani hem de ahlaki bir sorumluluktur. Ve hayvanları sevmek, insanlık onurunun bir parçasıdır…