Gökkondu cinayetleri!

Yayın Tarihi 09 Eylül 2014

Türkiye 1970’li yıllardan itibaren, kırdan kente göç akımı yaşadı ve kent çeperlerinde gecekondu dediğimiz yapılar mantar gibi bitti.

Yine Türkiye 2000’li yıllardan itibaren, kırdan kente göç edenlerin rant ve sonradan görme fırsatçılıkla şişirilmiş balon zenginliğinin sonucu olarak kent arazileri üzerine tıpkı gecekondu gibi gök kondu dediğimiz yapılar mantar gibi bitti.

* * *

Gecekonduların altyapısı yoktu, kentçiliğe uymuyordu, başlangıçta insanların başını sokacak bir göz ev çözümken sonradan soruna dönüşmüştü. 2014’le birlikte kentsel dönüşüm adı altında çarpık yapılaşmalar çağa uygun hale getirilme sürecine girdi.

Şimdi gökkondular aynı süreci yaşıyor. Gökkonduların, gökdelenlerin altyapısı yok. Şişli-Mecidiyeköy’de yeşil alan olması gereken eski Ali Sami Yen Stadyumu'nun bulunduğu araziye gökdelen yapmak, gecekondu yapmaktan daha vahim, daha tehlikeli, daha kentleşmeye aykırı ve daha çirkindir. Bazı idari kararlarda imara aykırı yapılara çevre kirliliği, imar kirliliği cezası veriliyor. Gökkonduların bana estetiğini söyleyebilecek bir Allah'ın kulu çıkar mı acaba?!

Tamam, Amerika’da da, Avrupa’da da, Japonya ve Çin’de de gökdelenler var. Türkiye onların yaşadığı süreci çok daha kısa sürede almak istiyor. Açgözlülükle, hırsla, ihtirasla, gözüdoymazlıkla saldırıyor.

* * *

Türkiye’de iş kazaları iş cinayetlerine dönüştü. Kaza; adı üstünde öngörülemeyen bir yetersizlik, kifayetsizlikle olur. Ama iş kazaları o hale geldi ki ihmal, ağır ihmale, ağır ihmal de bilinçli taksire ve daha ötesi olası kasta dönüştü.

Bakalım hukuki merciler gökdelendeki asansör faciasını hangi hukuki zemine oturtacak? Soma da kamuoyu baskısı ile taksir’den olası kasta soktu ve sorumlular tutuklandı. Bir taraftan ceza davası devam ederken bir yandan da hukuk davaları devam ediyor.

Davalar devam eder ama giden canlar geri gelmez. Bundan sonra benzer kaza-cinayetleri yaşanmaması için eğer yetkililer Uluslararası Çalışma Örgütü-ILO sözleşmesi gereği tedbirler almazsa onlar da olası kastın tarafı olurlar. En azından kamuoyu böyle düşünür.

* * *

İzmir’de gökkonduların durumu ne? Bayraklı-Salhane-Alaybey hattındaki Manhattan gökdelen bölgesinde durum ne?

Alsancak Stadı da gökkondu mu olacak?

Fuar taşınınca Kültürpark'ta gözü olanlar, halen çukur olan Dünya Ticaret Merkezi'ni emsal gösterecekler mi?

Mavişehir’in durumu ne?

Gökkondular depreme dayanıklı mı? Sorun sadece asansör mü? Bir yangında gökkondu nasıl söndürülecek? Kent itfaiyesinin önlemi var mı?

Gecekonduları dozerle yerle bir eden zihniyet konu gökkonduya gelince neden susuyor?

Gerek belediyeler, gerekse de devlet dayardı dozeri içinde okula giden çocuk var mı, hasta var mı, yaşlı var mı demeden yıkar geçerdi. Gecekondu yasal değildi, peki gökkondu yasal mı?

Konut hakkı temel haklardandı ve vatandaş başını sokacak bir kondu yapıyordu, feodalizmin çözülmesi, kapitalizmin çarpık gelişmesi vatandaştan soruluyordu, sanki müsebbibi oymuş gibi!

İstanbul’da yaşanan gökkondudaki asansörde işlenen ve 10 işçinin ölümü ile sonuçlanan katliam ders olur mu?

Yoksa alt düzeyde sorumlu -kurban- seçilir, yargı önüne onlar atılır, gerçek sorumlular binbir bahane ile kapatılır ve yeni iş cinayetleri mi beklenir?

Yaşayıp göreceğiz. Yaşayıp göreceğiz derken, kamuoyunun ilgisi, duyarlılığı,yetkililerin sorunları çözme becerisi, protestoları ve uyarıları dikkate alma yetisi gelişmelerin seyrini gösterecek. Bunları da yaşayıp göreceğiz.