Girişimcilik ve KOBİ ilişkisi

Yayın Tarihi 13 Mayıs 2021

KOBİ’ler faaliyette bulundukları alanlara göre farklı özellikler arz etmektedir. Emek-yoğun sektörlerde, sahip olunan iş gücü miktarı önemli bir ölçütken, sermaye-yoğun sektörler de iş gücü miktarı nispi olarak daha az önem arz etmektedir. KOBİ’lerin sahip oldukları ortak özellikler arasında bağımsız olma, girişimci yeteneğine sahip olma ve kişisel özelliklerde farklı rollere bürünme olarak sıralayabiliriz. KOBİ’lerin bağımsız olması demek; KOBİ’de büyük işletme hissesinin olmaması ya da, büyük işletme hissesi yer alıyorsa belirli sınırlar içerisinde olmak kaydıyla, girişimcinin karar almada azami ölçüde özgür olmasını ifade eder. KOBİ sahiplerinin bir işletme kurabilmeleri için gerekli olan sermaye, işgücü, hammadde kaynakları yanında, yöneticinin girişimcilik ruhuna da ihtiyaçları vardır. İşletme içerisinde KOBİ sahipleri, yönetim işlevi yanında tedarikçilerle, müşterilerle, çalışanlarla birebir ilişki içerisine girerek, ticari ilişkilerin ötesinde karşılıklı güven ve dostluğa dayalı bir ilişki geliştirirler.

KOBİ’lerin özellikleri arasında en belirgin olanı, müteşebbis (girişimci) ile yöneticinin aynı kişilikte birleşmesidir. Girişimci olan bireyin aynı zamanda yönetici olması, işletmenin başarısını etkilemektedir.

KOBİ’lere genel olarak bakıldığında, üretim kaynaklarının satın alınmasından elde edilen ürünlerin pazarlanmasına kadar ki tüm aşamalarda etkin bir şekilde katıldığını görmekteyiz.

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler, girişimciliğin gelişimini sağlamak amacıyla kurumsal düzenlemelere gitmektedir. Girişimciliğin geliştirilmesinde katkı sağlayacak en büyük etken KOBİ’lerin geliştirilmesinden geçmektedir. KOBİ’lerin kuruluş aşamasında almış olduğu desteklerin yanında, yenilikçi girişimcilerin ortaya çıkması için de uygun alt yapı olanakları da hazırlanmaktadır. Ülke ekonomilerini incelediğimizde, girişimcilik farklı ölçeklerdeki şirketler tarafından da gerçekleşmektedir. Küçük atölye sahibi bir girişimcinin de, iş gücü piyasasına istihdam olanakları sunarak, ekonomide rol aldığını görebiliriz. Bu yüzden, büyük sanayilere genellikle taşeron hizmeti veren KOBİ’ler, kuruluş aşamasında da büyük sermayeye ihtiyaç duymamaktadır. KOBİ’ler istihdamı geliştirmenin yanında, ana sanayi-yan sanayi entegrasyonunu sağlamada köprü vazifesi konumundadır.

KOBİ’lerin gelişimine yönelik olarak alınan hedefler arasında en temel amaç; KOBİ’lerin rekabet gücünün arttırılarak, büyümeye katkısının yükseltilmesi olarak belirlenmiştir. Bunu gerçekleştirmek için, hızlı büyüme potansiyeline sahip olan ürün, hizmet ve iş modellerinin yer aldığı KOBİ’lerin desteklenmesi amaçlanmıştır.

Bu sayede, KOBİ’lerin markalaşmaları, kurumsallaşmaları ve yenilikçi iş modelleri geliştirmelerine katkıda bulunulabilmesi sağlanır ve bu katkı bakanlık projeleri ile tedarik sahiplerine verilir.

 

KOBİ’LERİN GİRİŞİMİNE YÖNELİK GELİŞTİRİLEN KÜMELENME STRATEJİLERİ
 Kümelenme, “coğrafi yakınlık içinde olan şirketlerin, ilişki halinde oldukları tedarikçilerle birlikte, diğer kuruluşlar ve akademik kurumlar arasında gelişen işbirliği şeklinde tanımlayabiliriz. Kümelenme, bölgesel kalkınma aracı olarak, istihdamın arttırılması ve refah artışının sağlanmasına yardımcı olmaktadır .

Birbirleriyle ilişkili sanayilerde, coğrafik yoğunlaşmadan dolayı işbirliği içinde olan şirketlerin, firmaların, uzmanlaşmış tedarikçilerin, servis sağlayıcıların ve rekabet içerisinde olup aynı zamanda işbirlikçi olan ortak kuruluşların belirli bir coğrafi alanda toplanmasına kümelenme denmektedir.

Kümelenme, birbirlerine katma değer sağlayan üretim zinciri ile karşılıklı alışveriş halinde olan firmalar, bilgi sağlayan kuruluşlar, destekleyici kurumlar ve müşteriler tarafından oluşan bir ağ yapısına sahiptir. Kümelenmeyi, ekonomik sistem içerisinde yer alan kurumlar arası kazanç sağlamayı teşvik eden bir yapı şeklinde düşünebiliriz. Bu kuruluşlara örnek olarak, nihai ürün sanayi üreticileri, mali kurumları, lojistik şirketleri, hammadde sağlayan üreticileri, sivil toplum kuruluşlarını verebiliriz .

Ülkemizde bölgesel kalkınmayı teşvik ederek ihracat artışını sağlayacak ulusal kümelenme projeleri hazırlanmıştır. Projelerin hazırlanmasındaki amaçlar arasında, KOBİ’ler başta olmak şartıyla firmalar arası işbirliği olanaklarının arttırılması, yenilikçi düşüncelerin ortaya çıkarılması, yabancı sermayenin bölgeye teşviki, ölçek ekonomilerinden faydalanılarak maliyetlerin düşürülmesi, bölgesel ve ulusal rekabetin güçlendirilmesine yönelik altyapının oluşturulması yer almaktadır.