Girişimciliğin finansmanında alternatif finansman teknikleri

Yayın Tarihi 17 Haziran 2021

Bir girişimin varlığını sürdürmesi, üretimine devam edebilmesi, sabit ve dönen varlıklara yatırım yapma yeteneği ve isteği, girişimcinin izlediği finansman politikası ile finansal kararlarına bağlıdır. Yatırımların hayata geçirilmesinde alınan finansman kararı bir defa ve kesin olmasına rağmen bu karar işletme stratejilerini sürekli olarak etkilemektedir. Başka bir ifade ile bugün alınan finansman kararları gelecekte alınacak kararları doğrudan etkilemektedir. Bu açıdan değerlendirildiğinde finansman kararı sürekli bir karar olarak düşünülmelidir. İşletmeler fonları iki kaynaktan temin edebilmektedir. Birinci fon kaynağı işletme sahip ve sahiplerinin verdikleri özkaynak niteliğindeki fonlar, ikincisi ise 3. şahıslardan borçlanma yoluyla temin edilen fonlardır. Özkaynak niteliğinde sağlanan fonlar karşılığında işletmenin herhangi bir sabit ödeme yükümlülüğü olmayacaktır. Kâr elde ettiği dönemlerde hissedarlarına kârdan temettü ödemesi olacaktır. Yabancı kaynakla finansman tekniğinde ise işletme kâr elde etmese de borçlanmanın getirdiği anapara taksit ve faizine ait sabit ödeme yükümlülüğüne sahiptir.

Alternatif finansman seçenekleri işletmenin sermaye maliyetine, riskine, ihtiyaç duyulan fonun büyüklüğüne, zamanında edinebilme imkânına, hukuki yapısına, yönetim yapısına, sahip olduğu varlıklara vb faktörlere göre farklılık göstermektedir.

Girişimciler kuruluş aşamasında girişimlerini kendi varlıkları ile finanse yolunu tercih etmektedirler. İşin genişletilmesi ve yeni yatırım aşamasında girişimcinin risk alma algısına göre alternatif finansman seçeneklerini kullanabilmektedirler. Riski seven bir girişimci yatırımını kendi varlıkları ile finanse ederken, riskten kaçınan bir girişimci ise ortaklığa bağlı bir finansman yapısını tercih ederek riski paylaşabilmektedir. Ayrıca riski seven yatırımcı varlıklarının finansmanında banka ve ticari kredileri kullanarak yüksek risk ve yüksek kâr elde etme imkânını ortaya çıkarmaktadır. Risk artışına bağlı olarak üstlendikleri risk karşılığında hissedarlar daha fazla temettü, kredi verenler ise daha yüksek oranda faiz ve teminat talep etmektedir. Bu durum işletmenin sermaye maliyetini artırıcı bir rol oynayacaktır. Bu risk karşısında işletmelerin finansman ihtiyaçlarını karşılamada; yatırım ve faaliyet aşamasında ortaya çıkacak risklerin paylaşılmasına da imkân veren “Risk Sermayesi (Venture Capital)” finansman yönteminin önemini ortaya çıkarmaktadır. Girişimcinin finansman kaynağını seçimi aşamasında seçilen finansman kaynağının;

• İşletmenin amaçlarını gerçekleştirilmesine hizmet etmesi (kaynakların etkin ve verimli kullanılması),

• İşletmenin değerini artırıcı bir fonksiyona sahip olması gerekir.

Bu amaçlara hizmet eden finansal planlama ve finansman kararları geleceğin belirsizliğinden kaynaklanan risklerinden korunma ve minimize etme imkânı ortaya çıkarır.

Girişimciler özkaynak niteliğinde fon sağlamak ve riskin paylaşılması yoluyla yeni girişimin oluşturulabilmesi için siyasi ve ekonomik istikrar, yasal düzenlemeler ve bürokrasinin azaltılmasını başka bir deyişle girişimciliğin daha fazla teşvik edilmesini ve güven ortamının oluşturulmasını istemektedirler.