Girişimci neslin oluşturulması

Yayın Tarihi 03 Mart 2021

Rekabetçi ekonomik sistemin egemen olduğu günümüzde eskiden olduğu gibi cesarete dayalı risk üstlenerek kar elde etmek isteyen girişimci anlayışı, yerini bilgiye dayalı fikir üreten yenilikçi bir anlayışa bırakmıştır.

Zamana ve şartlara bağlı olarak sürekli değişim içinde olan girişimcilik kavramı, günümüzde sanayi

toplumundan bilgi toplumuna geçiş ilebir mal olarak değerlendirilen bilginin rekabette önem kazanması sonucu yenilikçiliğe dayalı girişimcilik anlayışı olarak karşımıza çıkmaktadır. Artık birey ve bireyin bilgisi ile katma değer üreten yetenekleri,toplumların kalkınma sürecinde beşeri sermayenin nitelikleri, toplumsal amaçları gerçekleştirmede önemli bir yer tutmaktadır. Rekabetçi pazarlarda var olabilmek için bireyin üretimde etkin bilgi donanımına kavuşmasında engin bir bilgi ufku içinde zihnini, bilgisini geliştirirken ülkenin kalkınmasına, toplumun refahının artmasına katkı sağlamak gibi iktisadi amaçları da olan iyi inşa edilmiş bir eğitim sistemi gerekmektedir. İnsanın iktisadi davranışlarının toplumun iktisadi değerlerini azaltan veya artıran nitelikte olduğu bilinmektedir. Bilgi ve teknolojiye uyum sağlayabilen yenilikçi dinamik bir toplumun iktisadi davranışları analiz edildiğinde uygun eğitim süreçlerini tamamlamış bilgili bireylerin toplumsal katma değerin artırılmasından, kaynakların etkin kullanılmasına, tüketimde fayda artırmaktan tasarrufta fazilete kadar iyileştirici yönlerinin güçlü olduğu görülmektedir.

Bireye özgüven ve yeterli donanım sağlayan bir eğitim ve öğretim sistemi ile yetiştirilecekbilgili, yetenekli, özgüven sahibi ve faziletli girişimci ruha sahip bireyler: fırsatları değerlendirebilen, piyasada henüz belirginleşmemiş bir bedelle satmak üzere üretimin girdilerini ve hizmetlerini satın alarak ve üreterek risk üstlenen ve topluma fayda üreten bireyler olmaktadır. Aynı zamanda girişimci bireyler, üretim girdilerini örgütleme ve yönetme niteliği ve yenilikçi ve dinamik yapılarıyla ekonomik büyüme ve kalkınmada itici bir güç olmaktadırlar. Bu nedenle günümüzde girişimciler, toplumda değişimi yaratacak yenilenmeye açık olan kişi olarak tanımlanmaktadır. Girişimci bireyler bu yönüyle, ülkede yenilik yaratma ve teknolojik buluşlar ile yeni ürünler, yeni hizmetler, yeni süreçler, yeni arz kaynakları ve yeni pazarlar oluşturulmasında aktif rol üstlenmektedirler.

Çağımızda, uluslararası rekabetçi piyasa şartlarında sürdürülebilir ekonomik büyüme ve üretken bir toplumun oluşturulması için çağa uygun bilgili, teknoloji üretebilen ve kullanabilen yetenekli ve esnek düşünebilen hoşgörülü nesillerle ihtiyaç vardır. Bu nesillerin yetiştirilmesinde o ülkenin eğitim sisteminin sorumluluğu bulunmaktadır. Bu kapsamda beşeri sermayeyi güçlendirmede eğitim stratejisinin önemi bilgili özgüveni tam olan girişimci bireylerin topluma kazandırılması ve ülkenin kalkınma süreçlerindeki etkileri önemlidir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda özel girişime dayanan liberal ekonomi politikası tercih edilmiş. 1923 Şubat ayında İzmir'de toplanan iktisat kongresinde alınan ilke kararlarına göre ivedilikle Türk ve Müslüman ahaliden tüccar ve iş adamı bireyler oluşturma politikası 1930 'lu yıllara kadar sürdürülmüştür.

Özel girişimcilik teşvik edilmiş ve sanayileşmede özel girişimciliğe öncelik verilmiştir. Devlet, piyasa ekonomisinin çalışması için gerekli olan kurumsal ve yasal düzenlemeleri yapmıştır.

24 Ocak 1980 dışa açık rekabete dayalı ekonomik yapının rekabetçi özel girişimciliğin gelişmesi sürecine geçilerek girişimcilikte de uluslararası ölçekte değişimler gözlenmektedir. Günümüzde teknolojideki hızlı gelişme nedeniyle ürün ve hizmetlerin nitelikleri artmakta, hızla değişmekte bilgiye duyulan gereksinim giderek büyümekte ve bütün bu gelişmeler küçük girişimciler için faaliyetlerine uluslararası bir boyut kazandırma yönünde itici bir güç olmaktadır. Artan uluslararası rekabet ve gelişen pazarlama yöntemleri ile günümüz tüketicileri mal ve hizmetleri artık birçok ülke ve kültürden seçebilme imkânına sahiptirler.

Tüketici tercihlerindeki farklılıklar, tüketici kalıplarının hızla değişmesi gibi farklılıklar girişimcileri yabancı piyasalara yönelmeye teşvik etmiştir. Yabancı piyasalara yapılan yeni girişimlerle Türk girişimciler de uluslararası girişimcilikte etkin olmaya başlamıştır. Türk girişimcilerin sürdürülebilir rekabet ve gelişme için uluslararası alanda fırsatlar taşıyan yeni pazarları değerlendirerek yeni iş fırsatları yaratmaları gerekir. Artık girişimciler farklı ülkelerin politik ve çevresel farklılıklarını ekonomik anlamda çıkar sağlayacak hangi tüketici grubuna hizmet verileceği ve küresel çerçevede bu grubun özellikleri dikkate alınacağı konularında rekabetçi yapılarını geliştirmek zorundadırlar.

Tüm ülkeler açısından gelecekte bilgi seviyesi yüksek bir toplum oluşturmak stratejik amaç olmalıdır.

Küresel ölçekte ülkelerin gelişmişlik düzeyleri insanlarının bilgiyi üretme ve teknolojiye dönüştürebilme hizmet ve sanayi sektörlerinde üretim kabiliyetleri ve bunların iç ve dış pazarlardaki rekabet üstünlüğünü sağlayabilme derecesine bağlı olduğu bilinmektedir.

Gelişmişlik ve refah toplumu derecelendirilmelerinde birçok farklı endeks ölçüt olarak kullanılmakla birlikte ekonomik başarının temelinde rekabete açık girişimci nesillerin katma değer üretme yeteneği öne çıkmaktadır. Bu yetenek ülkede sanayi toplumu sürecinin ardından bilgi toplumu aşamasının yaşanabilmesi için insanlarının rekabet koşullarında üretim yapabilme üstünlüğünün eğitim ile sağlanabilmesinden geçmektedir.