Geçmiş döneme ilişkin kredi risk kayıtları

Yayın Tarihi 16 Nisan 2020

Sayın Okurlarımız, Bankalar gerçek veya tüzel kişilerin kredi taleplerini değerlendirirken, gerçek ve tüzel kişilerin geçmişteki ödeme performanslarına ve alışkanlıklarına, protestolu senetleri olup olmadığına, karşılıksız çek kayıtları olup olmadığına, gelirlerine ve teminat durumuna bakmakta, kredi verip veremeyeceklerini, verecekler ise ne kadar verebileceklerini belirlemektedirler.

Sayın Okurlarımız,

Bankalar gerçek veya tüzel kişilerin kredi taleplerini değerlendirirken, gerçek ve tüzel kişilerin geçmişteki ödeme performanslarına ve alışkanlıklarına, protestolu senetleri olup olmadığına, karşılıksız çek kayıtları olup olmadığına, gelirlerine ve teminat durumuna bakmakta, kredi verip veremeyeceklerini, verecekler ise ne kadar verebileceklerini belirlemektedirler.  Bu kayıtlara risk kayıtları denilmektedir. Aksatılan kredilere ilişkin risk kaydı kurumsal, ticari, işletme kobi, bireysel ve kredi kartı şeklinde tüm krediler için geçerlidir.

Daha önceki dönemlerde risk kayıtları TCMB Risk Merkezi tarafında tutulurken daha sonra bu görev TBB Risk Merkezine verilmiştir.

Dünyada yaşanan çeşitli ekonomik daralmalar, buhran, döviz dalgalanmaları ve benzeri  ekonomik konjonktürün ülkemize yansımaları ya da deprem, sel, yangın, salgın hastalık gibi olağanüstü durumların yaşandığı bölgelerde veya dönemlerde, kredi kullananların ödeme dengeleri bozulmakta ve bunun neticesi olarak da risk kayıtları da artmaktadır. Risk kayıtlarında yasal takibe aktarıldığı gösterilirken, ödeme yapılmışsa ödeme yapıldığı da yer almaktadır.

Bankalar yönünden bakıldığında verilen kredilerin geri dönüşleri de hesaba katılarak doğru yere ve dikkatli kullandırılması gerekir. Bunun için haklı olarak çok sayıda düzenleme yapılmıştır. Bankalar başta BDDK olmak üzere çok sayıda otoritenin denetimi altındadır. Çeşitli mevzuatlarla iç denetim, iç kontrol, murakıp denetimleri, her üç ayda bir finansal tabloların yayınlanması, kredi kullandırım ilkeleri, kurumsal yönetim ilkeleri vs. çok sayıda kontrol, denetim ve yaptırım altındadırlar. 

Çok ciddi denetim ve kontroller altında bulunan bankaların, krediyi doğru kullandırmalarında  ellerindeki en önemli enstrümanlardan birisi risk kayıtlarıdır. Ancak bankalar risk kayıtlarını değerlendirirken somut durumları göz önünde bulundurması gerekir. Her şirket veya her kişinin zaman zaman ödemelerinde aksamaları olabilir. Ancak önemli olan bu aksamayı dileyerek veya isteyerek ya da kasıtlı olarak yapıp yapmadığıdır. Risk kaydındaki kişi örneğin sıkıntıya düşmüş ancak bunu aşarak borcunu ödemiş ise bunun olumlu yönden, ödeyenin lehine değerlendirilip, kredi taleplerinin de olumlu karşılanması gerekir.

Hükümetler, dünyadaki ekonomik konjonktürün etkilerini ya da yerel bazda yaşanan olağanüstü sorunların yarattığı ekonomik daralmaların önüne geçmek, istihdamın ve üretimin sürmesi ve devamlılığını sağlanabilmesi için zaman zaman kredi musluğunun kapanmamasına yönelik, kredi verme kurullarını yumuşatan düzenlemeler yapmaktadır. Bunlar genelde basına …. yılı aşan risk kayıtları silinecek, geçmişteki karşılıksız çek kayıtları silinecek, kredi kartı affı geldi gibi yansımaktadır.

Aslında buradaki bir af veya silme işlemi değil, sadece bu risk kaydı varken bu risk kaydına rağmen kredi veren bankanın veya bu krediye imza atan yöneticilerin sorumlu tutulmayacağına dair düzenlemelerdir.  Başka bir ifadeyle, bankaların kredi vermede daha esnek davranmasını sağlamaya yönelik düzenlemelerdir.

Bu düzenlemelerden en sonuncusu, tüm dünyada yaşanan koronovirüs salgını nedeniyle belli iş yerlerinin geçici bir süreliğine kapanması veya kısa çalışmaya ya da evden çalışmaya geçmesi, belli bir yaşın altında veya üstünde olanların evden çıkmaması gibi önlemlerin ekonomiye veya istihdama zarar vermemesi için 26.03.2020 tarih ve 31080 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 7226 sayılı Kanunla getirilen önlemler paketi içinde yer almıştır.

Nitekim, 7226 sayılı Kanunu, 

GEÇİCİ MADDE 2 – (1) Anapara ve/veya taksit ödeme tarihi 24/3/2020 tarihinden önce olup da; kullandığı nakdî ve gayrî nakdî kredilerinin anapara, faiz ve/veya ferilerine ilişkin ödemelerini aksatan gerçek ve tüzel kişilerin, ticari faaliyette bulunan ve bulunmayan gerçek kişilerin ve kredi müşterilerinin karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet, kredi kartı ve diğer kredi borçlarına ilişkin 5411 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi hükmü uyarınca kurulan Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi nezdinde tutulan kayıtları, söz konusu borçların ödenmesi geciken kısmının 31/12/2020 tarihine kadar tamamının ödenmesi veya yeniden yapılandırılması halinde, bu kişilerle yapılan finansal işlemlerde kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar tarafından dikkate alınmaz.

(2) Kredi kuruluşları ve finansal kuruluşların birinci fıkra hükmü uyarınca mevcut kredileri yeniden yapılandırması veya yeni kredi kullandırması, bu kuruluşlara hukuki ve cezai sorumluluk doğurmaz.”

Şeklinde düzenlenmiştir.

Devlet bu düzenlemeyle, Bankaların problemli kredilerini rahatça yeniden yapılandırmasının, yeni kredi taleplerinde TBB Risk Merkezi kayıtlarına takılıp kalmamasını, bu hususta Bankaların hukuki veya cezai sorumluluğa uğramayacağını bir nevi taahhüt etmiştir. 

Nitekim buna rağmen özellikle özel bankaların çekimser davrandığını gören Sayın Cumhurbaşkanımız iki gün önceki bir konuşmasında, özel bankaların iyi bir sınav vermediğini vurgusu yapmıştır.

Dileriz böyle bir dönemde özel bankalarda dahil herkes ve tüm çevreler elini taşın altına koyar ve tüm dünyanın yaşadığı bu krizi kolayca atlatırız.

Kaldı ki, icra dairelerinin çalışmadığı bu dönemde Bankalar, özellikle eski kredi alacaklarının yapılandırılmasında video konferans ve elektronik imza yoluyla, ihtiyari arabuluculuk görüşmeleriyle, eski kredi alacaklarını yapılandırabilirler. Tabi ki bu yöntemden yasal takibe düşmüş kredi firmaları da yararlanabilirler. Anlaşma sağlanamaması halinde ise arabuluculuk görüşmeleri gizli olduğundan, beyan ve görüşmeleri ile arabuluculuk müzakerelerinde tutulan tutanaklar daha sonra mahkemelerde delil olarak sunulamayacağından bu yönüyle de herhangi bir hukuki hak kayıpları olmayacaktır. 

Saygılarımızla...