Futbol hikayeleri

Yayın Tarihi 29 Mayıs 2020

Rahmetli Göztepeli Sedat Çağlayan gerçekten çok kaliteli bir insandı. Onunla futbol sohbetleri yapardık. Ve bu konuda her sözünün arkasında Göztepe'yi bir yerlere sıkıştırırdı.

Rahmetli Göztepeli Sedat Çağlayan gerçekten çok kaliteli bir insandı. Onunla futbol sohbetleri yapardık. Ve bu konuda her sözünün arkasında Göztepe'yi bir yerlere sıkıştırırdı. Ama hiç bir rakip takımı y ada oyuncusunu kötülemezdi. Dedik ya Sedat Çağlayan kaliteli bir insandı. Önemli rahatsızlığını da birçok kişiye aktarmadı hatta sakladı.Göztepe'nin bana göre en centilmen bireyleri arasındaydı... En çok da ezbere bildiği spor hikayesini anlatırdı. Şöyle ki, iki hırsız birlik olup evi soyacaklar ama önce bir araştırma yapmışlar.İçlerinden biri duvara tırmanıp içeriyi izlemiş ve hemen aşağıya inmiş. Arkadaşına hadi gidelim deyince diğeri evi soyacaktık ne oldu diye sormuş. Pencereden inen hırsız "Oğlum bunlar futbol konuşuyor sohbetleri bitmez" deyip evi soymadan oradan ayrılmışlar. Sedat Çağlayan'dan başka hikayelerde dinledim.Onun bu konuda dağarcığı epey zengindi.

Spor dünyamızda çok güzel insanlar tanıdık. Bir bölümü ile yakındık bir bölümü ile mesafeliydik. Ama her şeye rağmen sporda kötü adam pek çıkmaz. Bizim Yeşilova'da iki ayrı ama sevilen tiplerden Osman Dündar ile Hüseyin Tuğlanı unutmak mümkün mü? Bu ikilinin bir maç öncesi Şaban Acarbay'a izin almak için okula gidip, müdürün omzuna kolunu atıp "Biz bu adamı doktor yapacağız" diyerek yıllar öncesinden Acarbay'ın kaderini görmesi ne kadar ilginçtir. Oysa müdür Acarbay'ın maça giderse günleri dolduğundan sınıfta kalacağını söyler ama kim dinler müdürü..

Demek ki hayatta bazen müdürlerin sözü de dinlenmezmiş.. tabii zamanını bilmek lazım