Fethi mi olacaksın Fetih hayali mi göreceksin?

Yayın Tarihi 13 Ocak 2017

Kim ağzını açsa ülkenin hali ne olacak diyor. Kim ağzını açsa bu kadar şehit nasıl bu ülkeye gelir diyor. Kim ağzını açsa askerimizin Suriye’de ne işi var diyor.

Kim Ağzını açsa İzmir’in cengaver, anlı şanlı şehidi Fethi'yi konuşuyor. Onurlu, şerefli, haysiyetli, Kürt kökenli, Türkiye Cumhuriyeti sevdalısı garibanın dostu vatansever bir trafik polisi olan Fethi'yi konuşuyor.

Kaleşnikoflu teröristin üstüne üstüne gidip 14 mermili tabancası ile belki yüzlerce insanı ölümden kurtaran onurlu trafik polisi Fethi konuşuluyor. Çocuğum, eşim, ekonomim, param pulum ne olacak demeden, vatandaşı, ülkesini halkını düşünerek canı pahasına cengaverce teröristler çarpışarak canından olan ama yüzlerce canı kurtaran Fethi'yi konuşuyor.

Herkesin içinde 2007 yılına kadar bir Fethi yatıyordu. Ne oldu ise 2007'den sonra her gün sanki bir uyku ilacı almışçasına uyku moduna geçti! Bazı kesim de “Acaba bunun nedeni nedir?” i konuşuyor.

Sonra da soruyor herkes biri birine; Fethi, bu kadar korkusuz delikanlıca ortaya çıkabiliyor da teröristleri önüne katıp kovalaya biliyor da bizler neden korkumuzdan iki kelam bile edemeden  saklanıyoruz. Neden bin 500 şehidimiz olduğu halde çıkıp bunun sorumlularını bulmuyoruz. Veya neden ülkeyi yönetenlerden bu kadar şehidin olmasına engel olunamamasının sorgusunu yapamıyoruz.

Bilindiği üzere, OHAL;  ülke tehdit altında olduğu zamanlarda uygulamaya geçmişti. 3 ay sürecekti. Darbe kalkışması sonrası çok kısa sürede her şey zaptı rapt altına alınacaktı. Ancak güvenlik amaçlı alınan OHAL uygulama kararı  +3 ay +3 ay toplamda 9 ay olarak uygulamaya geçirildi.  OHAL ile yönetilen bir ülkede, elini kolunu sallayarak teröristler vatandaşlarımızı katletmeye nasıl devam edebiliyor. Bir araba dolusu cephanelikle İzmir Adliyesine kadar nasıl gelebiliyor. Bunu sorgulamayıp sormayıp, evlerimizde fetih filmleri  ile evlilik programları izleyerek uyumaya ne kadar devam edebiliriz? 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet'te, 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal de, “Mevzu bahis Vatansa Gerisi Teferruattır” deyip vatanını milletini her şeyden üst görmüş ve cengaverce düşmanlarla ve işbirlikçileri ile mücadele etmişlerdir.

Şimdi bugün Fethi mi olmak istersiniz! Yoksa fetih hayali ile nereyi fethedeceğinizi bilmeden yaşayarak mı bu memleketin bekasını kurtaracaksınız.  Buna da siz karar verin.

Partiniz ne olursa olsun, inancınız ne olursa olsun! Etnik kimliğiniz ne olursa olsun. Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım diyorsanız bu ülkenin bekasından sorumlusunuzdur. Bu sorumlulukla oturduğunuz koltuktan, ekonomik menfaatinizden, hatta çoluğunuzdan çocuğunuzdan, işinizden gücünüzden daha da önemlidir Vatan.!  

Suriyeliler gibi yaşamaktansa, vatanımın bekası için canımı feda etmekten başka hiçbir yol yoktur. Sadece şehit olan vatandaşlarımızın aileleri değil, hepimizin şehit olmadan “Canım feda olsun vatana” samimiyeti ile yaşamak zorundayız. Sorumluluk alıp sorgulayarak hesap sormak zorundayız. Kimseden de korkmamak durumundayız. Bu ülke de özgürlük, demokrasi, eşitlik, insan hakları olmadıkça hak hukuk, adalet hayata geçmez. Sözde demokrasi değil özde demokrasi bu ülkenin yaşam biçimi olmalıdır.

Şimdi kim fethi gibi olmak ister ? Kim fetih dizisi izlemek ister? Her dizi başlamadan önce de alt yazı geçer; “Bu dizideki olaylar ve anlatımlar bir hayal ürünüdür” diye... Eh artık kimin hayal ile yaşayacağı kimin Fethi kardeşimiz gibi cengaver olacağını hep birlikte göreceğiz.

Kalın sağlıcakla!