Farklı değil

Yayın Tarihi 09 Aralık 2020

Farklı değil

1955 yılından bu yana 65 yıl geride kalmış. O yıldan bu yana son 5 yıl dışında hemen hemen her hafta futbolun peşindeydik.Yaz sıcaklarında insanlar denizlere koşarken bizler o topun peşindeydik. Bu ne heyecandır, bu ne sevgidir.. Hiç hesap yapmadan koştuk durduk. Yetmedi mesleğimizi de yine o sevginin devamı için kulvarına kendimizi attık. Bunları neden yazıyorum ki, kime ne benim ne yaptığımdan ama konu bence çok bağlantılı da ondan. 1957 yılıydı, İstanbul Adalet takımı özel bir maç için İzmir'e gelince çevremizden bilgi alıp kendimizi Alsancak Stadı'na attık. Evimizin stada yakın oluşu bizim futbol zevkimizi adeta körüklerdi. Nitekim koşa koşa maça gitmiş ve ünlü oyuncuları görmüştük. Beşiktaş'tan Adalet'e geçen İhsan Karayiğit herkesin gözü, sözü ile stadın toprak zemininde devamlı alkışlanıyordu. O gün çok mutluyduk çünkü ertesi gün mahallede İhsan'ı anlatacaktık. Hem de ballandıra, ballandıra.. Mahalle maçlarında ben hep İhsan oluyordum artık. Herkesin idolü vardı ama benimki hepsinden daha iyiydi. Çocukluk işte. Futbol aşkı insana küçük yaşlarda girerse hiç kopmadan seninle birlikte yol alıyor. 1957 yılında İzmir'in nüfusu 700 yada 800 bin kadardı. Stat sayısı 5 idi. Şimdi yani kent 5 milyona dayanmış ama stat sayısında değişiklik olmamış. Alsancak, Karşıyaka, Atatürk, Altınordu, Bornova ve Göztepe stadı. Kulüpler kendine tesis yapmamış olsa antrenman yapacak alan bulamazlardı. Zaman hızla geçiyor ve her şey değişiyor ama İzmir'de stat sayısı hiç değişmiyor. Bu kadar sevgi ve ilgi gören futbol bu kentte gerçek yerine ulaşamıyor. Bu konu birçok platformda gündeme gelse bile sürekli gözardı ediliyor. Örneğin, Alsancak Stad'ı 2020'de bitecekti ne oldu, bitmedi ve birçok eksiklerin çıktığı söylendi. Kısacası sevgi çok da olsa ilgi dağları aşsa, bazı eller var ki bu futbol heyecanını İzmir'e uygun görmüyor bu belli. Beklemek bu kentin kaderi oldu ne dersiniz...