Eyy Kılıçdaroğlu! Bırak artık

Yayın Tarihi 25 Temmuz 2018

 

24 Haziran Seçimleri sonrası Muharrem İnce üzerine oluşturulan havaya kendimi bırakmak istedim.
Kılıçdaroğlu’nun seçim öncesi muhalefeti birleştirme adına gösterdiği gayreti göz ardı edemezdim.
İyi Parti’nin seçime girebilmesi için 15 milletvekilini göndermesi, Millet İttifakı’nın oluşması için yaptığı özveri demokrasi açısından muazzamdı.
Bunlar yetmediği gibi parti içindeki en büyük rakibini Cumhurbaşkanı adayı olarak  göstermesi bir başka siyasi olgunluktu.
Bunların hepsi için teşekkürü haketti Kılıçdaroğlu.
Ama bir de realite var.
Ne yazık ki 24 Haziran Seçimleri,  Kılıçdaroğlu’nun 9. Seçim hezimeti.
Demek ki olmayan, yürümeyen birşeyler var.
O zaman bu zorlama, bu inat niye?
Bir seçime girersin olamayabilir. Baktın ikinci seçimde de olmuyor. Bırakacaksın!
Bu tüm siyasi liderler için geçerli.
Hafta sonu yaptığı açıklamalara bakınca  Kemal Kılıçdaroğlu durumdan rahatsız değil.
Diyor ki: "Türkiye'nin gündemine bir bakmamız lazım. İnsanlar hapishanelerde tutuluyor. Yargı eliyle yargısız infazlar yapılıyor. Ekonomi perişan vaziyette. İnsanlar geçim derdinde. Birileri koltuk derdinde, olacak şey değil" 
Bırak Allahaşkına Sayın Kılıçdaroğlu!
Kimin koltuk derdiğinde olduğu açık.
Kişiliğinize lafımız yok sadece liderlik vasfınızı konuşuyorum. 9. kez yenilen bir CHP’den bahsediyoruz. Yüzde 22’lik bir oy oranına sahip. 
Malesef umut veremiyorsunuz. 
CHP’ye oy veren kaç kişi diyebilir ki “ Bir daha seçime Kılıçdaoğlu ile girersek kazanırız”
Bence bir kişi bile çıkmaz.
Umut bir yana heyecan da veremiyorsunuz Sayın Kılıçdaroğlu…
Türkiye’yi bilmem fakat muhalif seçmenin gündemi; yeni bir umut, yeni bir heyecanda.
Bu heyecan Muharrem İnce midir orasını bilmem.
İnsanlar hapishanelerde tutuluyor. 
Yargı eliyle yargısız infazlar yapılıyor. 
Ekonomi perişan vaziyette. İnsanlar geçim derdinde. 
Buna rağmen % 22 oy aldınız Sayın Kılıçdaroğlu!
Olmuyor!
Zorlamayın artık!
Toplumsal algı ve yönetimi konusunda sınıfta kalan ana muhalefet partisinin kendisini bir an önce yenilemesi kesinlikle zaruri bir ihtiyaç olmuştur. 
Dünya ve Türkiye gerçekleri, CHP’ye köklü bir şekilde değişim zorunluluğu yüklemiştir. Bu sebeple CHP inandırıcı ve samimi bir şekilde demokratikleşmenin öncülüğünü yapmak, AKP’nin tüm adımlarının çok daha ilerisinde yer almak zorundadır.
Türk halkı, iktidardan bayrağı devralacak partilerin ülkelerini daha ileri bir noktaya taşıyacağına, hesap verebilir, şeffaf, tutarlı ve kurumsallaşmış bir şekilde icraat edeceklerine, iktidarın antidemokratik adımlarına alternatif çözümler getireceklerine inandıkları zaman yeni yüzlere kapısını açacaktır.
Muharrem İnce’nin aldığı yüzde 32’lik oy buna en iyi örnektir.