Eylül 9’du ama Covid 19!

Yayın Tarihi 10 Eylül 2020

Sosyal medyada kimliklerini gizleyip saldıran alçaklara hiç bakmayın; bu ülkede aklı başında olan hiç kimse İzmir kentinin Kurtuluş Savaşımıza vurduğu silinmez mührü görmezden gelemez, İzmirlilerin cumhuriyet tarihimizdeki büyük rolünü inkar edemez.

Sosyal medyada kimliklerini gizleyip saldıran alçaklara hiç bakmayın; bu ülkede aklı başında olan hiç kimse İzmir kentinin Kurtuluş Savaşımıza vurduğu silinmez mührü görmezden gelemez, İzmirlilerin cumhuriyet tarihimizdeki büyük rolünü inkar edemez.

İlk kurşunu atarak mücadeleyi başlatan, son kurşunu atarak bayrağını göndere çeken başka kaç kent var ki bu dünyada?

Bu bağlamda, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in İzmirlilere “9 Eylül’ü coşku ile kutlama” çağrısı “abesle iştigal” idi!

(Sen o çağrıyı yapmasan, hatta kutlamaları diyelim ki yasaklayacak güçte biri olsan bile, İzmirliler en güzel biçimde gereğini yapar çünkü.) 

Bütün İzmirlilere “hayatta kalabilmek için bir defalık “sadece yüreklerde kutlama” çağrısı yapması daha mantıklı olan Tunç Soyer, sürekli olarak “coşkulu kutlama” mesajları ile yurtseverlikleri, cumhuriyet ve Atatürk sevdaları tartışılmaz olan İzmirlilerin bu duygularını suistimal edip, onları “sokağa dökülme”ye zorlamış oldu çünkü! (şartlar ne olursa olsun, “İmam ne yaparsa, cemaat de onu yapar” durumu da gerçekleşebilir).

Böyle şey olur mu Allah aşkına; Erdoğan’ın Giresun’da sel felaketi mağdurlarıyla buluştuğu günkü görüntülerle alay ediyorsun, birkaç gün sonra kendin bunları yapıyorsun!   

Kalabalığın o kadar tehlikeli olduğu günlerde yaşıyoruz ki; İngiltere, 6 kişiden fazla toplanmaları yasaklamaya hazırlanıyor! Uluslararası derecelendirme kuruluşlarının İzmir ile ilgili raporlarını ballandıra ballandıra yayan İzmir Büyükşehir Belediyesi böyle haberler söz konusu olunca İngilizce bilmiyor (!).

Aradaki şu dağlar kadar farka bakar mısınız; Konak Belediyesi HES koduyla giriş uygulamasını ilk başlatan kurumlardan biri olurken, Buca Belediyesi’nde esnek çalışma modeline geçilirken İzmir Büyükşehir Belediyesi pandemi diye bir şey yokmuş gibi davranıyor!

Hadi Soyer şimdiye kadar sadece Seferihisar’daki birkaç yüz kişilik sokak kutlamalarını görebilmiş, sadece onlara alışık; İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni yöneten “trio”nun diğer aktörleri, yani Büyükşehir’in “üçlü yapı”sının diğer patronları Rıfat Nalbantoğlu ile Mustafa Özuslu da mı İzmir’de her yıl gururla izlediğimiz muhteşem coşkunun tehlikeli sonuçlar verebileceğinden bihaber?

Bilimi “gerçek kılavuz” olarak niteleyen Atatürk’ün kurduğu CHP’nin, bugün bilime verdiği önemi saygıyla izlediğimiz Kemal Kılıçdaroğlu’nun liderliğini yaptığı Partinin bir Bilim Platformu var; oradakilerden bir kişi çıkıp da, “yapmayın Başkan, virüsü yaymayın!” demez mi! 

Böyle hiçbir şeye aldırmadan yola devam etmek de “insanı hiç olmadığı kadar  kuvvetli gösteren” güzel bir şey tabii.

Ama işte sizin varacağınız yer meçhul.

“Şov”un akıbeti belli değil.

Şu “insanların yapayalnız toprağa verildiği dönem”de olsun, en azından, bari kokteyl resepsiyonlarını iptal etseydiniz!

Salgına “falan”(!) aldırmadan Fuar’ı açtınız... Açılış kokteyli... Onun ardından Balkan Masası... Kokteyl resepsiyonu... 8 Eylül akşamı 9 Eylül’ün yıl dönümü için kokteyl resepsiyonu...

Hastanelerde, mezarlıklarda “yangın” var (bakın Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin değerli Başkanı Muhittin Böcek başkanımız uyutuldu!), siz kokteylsiz duramıyor musunuz kardeşim!