Eşin ölümünde mal paylaşımı

Yayın Tarihi 19 Mart 2020

Değerli Okuyucularımız, 1926 yılında yürürlüğe giren 743 sayılı Türk Kanuni Medenisi yürürlükte iken yasal mal rejimi “mal ayrılığı”, seçimlik mal rejimleri ise “mal ortaklığı”  ile “mal birliği”  idi. 

Değerli Okuyucularımız,
1926 yılında yürürlüğe giren 743 sayılı Türk Kanuni Medenisi yürürlükte iken yasal mal rejimi “mal ayrılığı”, seçimlik mal rejimleri ise “mal ortaklığı”  ile “mal birliği”  idi. 
01.01.2002 tarihinden beri yürürlükte olan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu gereğince ise yasal mal rejimi “edinilmiş mallara katılma rejimi”, seçimlik mal rejimleri ise “mal ayrılığı”, “paylaşmalı mal ayrılığı” ve “mal ortaklığı” dır.  
Eşler evlenirken veya evlilik devam ederken herhangi bir mal rejimi seçmemişler ise yasal mal rejimi geçerli olur. Şuan yürürlükte olan Kanunumuza göre yasal mal rejimi “edinilmiş mallara katılma rejimidir.”
Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde malların paylaşımı değil, malların değerleri dikkate alınarak eşlerin katılım alacağı tespit edilir. 
Eşlerin “kişisel malları” ile mal rejimi boyunca “edinilmiş malları” vardır.   
Kişisel mallar; eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya, mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan mal, miras yoluyla gelen mal, herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde edilen malvarlığı, manevî tazminat, kişisel mallar yerine geçen değerlerdir. 
Edinilmiş mallar ise çalışmanın karşılığı olan edinimler, sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler (maaş, ikramiye, vs.), çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, kişisel mallarının gelirleri, edinilmiş malların yerine geçen değerlerdir. 
Eşler herhangi bir seçimlik mal rejimi seçmemişlerse, eşler arasında 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı rejimi, bu tarihten itibaren ise edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli olacaktır. 
Mal rejimi;  eşlerden birinin ölümü ile ölüm tarihinde, evliliğin iptal edilmesi veya boşanma kararı verilmesi durumunda davanın açıldığı tarihte, kayıp nedeniyle kütüğe ölü kaydının düşüldüğü tarihte, başka mal rejimine geçiş için noterde sözleşmenin yapıldığı tarihte, hakim kararıyla mal ayrılığına dönüşmede ise dava tarihinde sona ermiş olur.  
01.01.2002 tarihine kadar yasal mal rejimi olan “mal ayrılığı rejiminde” malın mülkiyeti hangi eşte ise diğer eşin bu mala parasal veya parayla ölçülebilir bir katkısı olmuş ise ölüm veya boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle, bunu talep edebilir. Buna “katkı alacağı” denir. Katkı alacağı; tarafların gelirleri, kişisel harcamaları ve evi geçindirmek için yaptığı para veya parayla ölçülebilir katkı dikkate alınarak dava tarihi itibariyle belirlenir. Yargıtay uygulamasında çalışmayan, herhangi bir geliri olmayan eşin, ev işi, çocuk bakımı katkı hesabında dikkate alınmamıştır. 
01.01.2002 tarihinden itibaren uygulanan “edinilmiş mallara katılma rejimi” yukarıda sayılan nedenlerden birisiyle sona erdiğimde, diğer eşin malı edinmesine, malının iyileştirilmesine veya korunmasına yaptığı katkısı nedeniyle tasfiye tarihi itibariyle “değer artış payı” alacağı oluşur. Yine edinilmiş mallardan eşlerden birinin kişisel mallarının veya kişisel mallardan edinilmiş malların borçlarının ödenmesi veya korunması ya da borçlarının ödenmesi neticesinde “denkleştirme” yapıldıktan sonra her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan ARTIK DEĞER belirlenir.   
Her eş veya ölenin mirasçıları, diğer eşe ait ARTIK DEĞERİN yarısı üzerinde parasal olarak hak sahibi olur. Alacaklar takas edilir. Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma halinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir.  
Sonuç olarak edinilmiş mallara katılma rejimi sonlandırılıp gerekli denkleştirme ve takas işlemleri yapıldıktan sonra eşlerin ortaya çıkan “katılma alacağı” ve “değer artış payı” ayın veya para olarak ödenebilir. Aynî ödemede malların sürüm değeri esas alınır.
Sağ kalan eş, eski yaşantısını devam ettirebilmesi için, ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde kendisine katılma alacağına mahsup edilmek, yetmez ise bedel eklenmek suretiyle intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir; mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilen başka düzenlemeler saklıdır. Sağ kalan eş, aynı koşullar altında ev eşyası üzerinde kendisine mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya ölen eşin yasal mirasçılarının istemiyle intifa veya oturma hakkı yerine, konut üzerinde mülkiyet hakkı tanınabilir. Sağ kalan eş, mirasbırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek veya sanatı icra etmesi için gerekli olan bölümlerde bu hakları kullanamaz.
Eşlerden birisi öldüğünde, hem mal rejimi sona ermekte, hem de sağ kalan eş ölen eşin mirasçısı olmakta.
Mal rejiminin sona ermesinde ölenin son ikametgâhındaki “aile mahkemesi”,  mirasçılık durumunda ise “sulh hukuk mahkemesi” görevlidir. 
Bu durumda önce ölen eş ile sağ eş arasındaki mal rejimi tasfiyesi yapılıp tamamlanması gerekir. Sağ eşin, ölen eşin terekesinden katkı payı, değer artış payı ve katılım alacağı hakları ile ölenin terekesinin de sağ kalan eşten katkı payı, değer artış payı ve katılım alacağı hakları karşılıklı olarak tespit edilir;  gerekli denkleştirme ve takas işleminden sonra artık değerin yarısı parasal olarak diğer tarafın olur. Bu işlemin tamamlanmasını takiben ölenin malvarlığı netleşir ve bu mal varlığı üzerinden ise sağ kalan eş kendisine düşen miras payını ayrıca alacaktır. 
Sağ kalan eşin veya diğer mirasçıların, edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi için herhangi bir işlem yapmayıp sadece veraset ilamı alarak miras intikali yaptırmış olmaları, edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan haklarını ortadan kaldırmaz ve yok etmez. Mahkemece bu husus resen dikkate alınmaz. On yıllık zamanaşımı süresi içinde sağ kalan eş veya ölenin diğer mirasçıları mal rejiminden kaynaklanan haklarını talep edebilir, aile mahkemesi huzurunda dava edebilirler. 
Sağlıklı ve uzlaşı dolu günler dileğimle...