Enflasyon'a bakış açısı

Yayın Tarihi 16 Nisan 2021

Bir süre önce Mart ayı enflasyon rakamları Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklandı.

Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) aylık %1.08 artış gösterirken yıllık enflasyon %15.61'den %16.19'a yükseldi. Verilere göre tüketici fiyatlarında yıllık enflasyon 2019 Temmuz ayından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.

Ana harcama gruplarına bakıldığında Mart ayında sağlık %3.7 ile, eğitim %2.77 ile lokanta ve okullar da %2.6'lık artışla sıralandı. Diğer gruplardan ev eşyası %0.54 konut %0.7 oldu. Mart'ta ulaştırma grubunda değişim gerçekleşmedi.

Ekonomistlerin büyük bir bölümü enflasyonun Nisan'da zirveyi göreceğini öngörüyordu. Ancak bu beklentiler, TCMB'de başkan değişimiyle birlikte ortaya çıkabilecek farklı nedenlerden ötürü önümüzdeki günlerde revize edilebilir gibi görünüyor.

Piyasalarda şu an endişeli bir bekleyiş yok. TCMB söylemlerinden bu ay bir faiz indirimi yapılmayacağı tahmin ediliyordu, tahminler tuttu. Merkez Bankası, beklendiği gibi, yüzde 19 olan politika faizinde değişikliğe gitmedi. Ancak yine de ay sonundaki enflasyon raporu da dikkatlice izlenecek diğer gelişmeler arasında yer alıyor. Şimdiden yıl sonu tahminleri yapılıyor. Mesela; TCMB'nin yılsonu enflasyon tahmini %9.4 seviyesinde bulunurken, bazı ekonomistler gelecek aylarda yılsonu tahminlerinin daha yukarı çekilebileceğini ifade ediyorlar.

Enflasyona bakış açısı bu nedenle önemli.

Y:ıl sonu rakamlarını şimdiden bilebilmek oldukça zor.

Ayrıca enflasyonun tüketici boyutu çok önemli. Yani, tüketicinin temel ihtiyaç ürünlerinin enflasyonu ile TÜİK'in açıkladığı enflasyon rakamları arasındaki farklılıklar hala devam ediyor.

Zaman zaman yazıyorum.

Temel ihtiyaç ürünleri ayrı bir kategoride değerlendirilmelidir. Çünkü gıda, mutfak, banyo ve temizlik ürünlerinde ortaya çıkan dalgalanmalara bağlı oluşan fiyatlar tüketicilerin gerçek enflasyonunu yansıtmaktadır.

Sebze ve meyvede üretim bölgeleri ile tüketim bölgelerinde yaşanan büyük fiyat farklıklarının önlenebilmesi için nasıl ki denetim şart ise (önceki 4 haftada yazdım) temel kullanım ürünlerinin de benzer denetimlerden geçirilmesi şarttır.

Bazı örnekler vermek gerekirse; peynir çeşitleri, kırmızı et, bakliyat çeşitleri, yoğurt, şeker, çamaşır toz deterjanları, temizlik malzemeleri ve sıvı deterjanlar vb gibi.

Bu ve bunlara benzer diğer ürünlerde de yaşanan yüksek etiketlerin kontrol edilmesi gerekiyor.

Yani, zam oranları neye bağlı, neden yapılmış? Veya yapılan zamların oranları normal mi gibi.

Denetimlerin sonunda bu soruların cevapları gerçekçi ise kimsenin bir söz hakkı olamaz.

Mesela, matiklerin pandemiden önce kilo fiyatı 2-4 TL arası iken bugün neden 4-7 arasında pazarlanıyorlar? Biz bu sorulara cevap arıyoruz. Yine aynı şekilde bir süre önce 30-40 TL arası satılan peynirler şimdilerde neden 60-75 TL arasında pazarlanıyor?

Muhakkak ki değişen hayat koşulları, yükselen dolar, istikrarı bozulmuş ekonomik düzen yukarıdaki değişkenliklerin cevabı olabilir ancak o nedenler mevcut artışlarla ne kadar dengelidir? Yani yapılması gereken artış 1 TL olması gerekirken neden 3 TL olarak yansımıştır. İşte konunun en önemli temel ayağı burası ve biz bu soruların cevabını arıyoruz. Yoksa hiç kimsenin kazandığı paranın sorgulamasında değiliz.

Marketleri sürekli takip ettiğinizde bu farklılıkları çok net görüyorsunuz.

Mesela, bir süredir toz şekerde bir hareketlilik var. 5 kg'lık ambalajda satılan toz şekerin kısa bir süre önceki etiketi 22,50 TL idi. Şimdilerde aynı ambalajdaki ürünün 25-26-27 TL gibi fiyatlarla satışa sunularak tüketicilerin yavaş yavaş alıştırılmasına tanık oluyoruz.

Mesela sızma zeytinyağı. Bir süre önce litresi 25 TL idi. Şimdilerde 30-35 TL'ye varan fiyatlarla 5'nci viteste gidiyor. Peki, bu farklılıklar zeytin üreticisinin cebine yansıyor mu?

Gördüğünüz gibi sorulardan daha farklı sorulara yönelmeniz de mümkün.

Tüm bu nedenlerden ötürü enflasyona bakış açısı çok farklı. Enflasyon hesaplanırkan kullanılan enstrümanlar hayati önemi taşıyor.

Son söz: Temel ihtiyaç ürünleri ile Sebze ve meyvede yeterli denetimi yapmaz, istikrarlı bir piyasa oluşturamazsak enflasyon tahminlerini yaklaşık oranlarda bile tutturamayız.....